Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da piknikte yaptığı konuşmada, buradan, yılın kelimelerini seçen Türk Dil Kurumu'na çağrı yapmak istediğini belirterek, şunları söyledi:
"Türk Dil Kurumu hepimizin malumu, her sene bir 'yılın kelimesi' seçer. Biz de Türk Dil Kurumu'na İstanbul pikniğinden bu yılın kelimesi olmak için iki tane kelime önereceğiz. Bunlardan bir tanesi 'operasyon' kelimesi. Malumunuz, 2026 yılı içerisinde en çok duyduğumuz kelimelerden birisi operasyon oldu. Neredeyse her gün, neredeyse her sabah ekranları açtığımızda bir operasyon haberiyle karşı karşıya kalıyoruz. Biz şuna karşı değiliz: Bir suç varsa, bir hata varsa elbette operasyon yapılmalı. Elbette suçluların üzerine gidilmeli, sonuna kadar da takipçisi olunmalı; her türlü bu tarz yapı, hukuk önünde hesap verebilmeli. Hukukun üstünlüğüne, adalete inanan hiç kimse böyle bir gerçeklik karşısında duyarsız kalamaz. Ancak değerli kardeşlerim; halkın vicdanını kanatan, adalete olan inancı sarsan çok yakıcı bir soru hepimizin hafızasında. Nedir bu soru? Neden bu operasyonlar sadece iktidara muhalif olanların kapılarını çalıyor? Neden şafak baskınları, sabah operasyonları sadece iktidarı eleştirenlere karşı gerçekleştiriliyor?
Bu ülkede dolar bir günde 8 liradan 18 liraya çıktı, binlerce insan milyoner oldu. Bununla alakalı bir soruşturmanın başlamadığını yıllardır hep beraber görüyoruz. Yine kamu bankalarından aldığı kredilerle medya patronu olan insanlar oldu. Bununla alakalı da bir soruşturma başlamadığını yıllardır görüyoruz. Türkiye ekonomisine maliyeti 60 milyar doları bulan Kur Korumalı Mevduat'la alakalı hâlâ bir soruşturma başlatılmadığını üzülerek görüyoruz. Yine bu devletin bakanı devletin kurumuna dezenfektan sattı; hâlâ bir soruşturmanın başlamadığını üzülerek görmekteyiz. Operasyon dediğiniz şey iktidarın rakiplerine çevirdiği bir projektör değil; suç neredeyse orayı aydınlatan bir adalet ışığı olmak zorundadır. İktidar operasyon yaptıkça karşılarına ne çıkıyor? Geçmişte yaptığı icraatların aynısını net bir şekilde görebiliyorlar. Uyuşturucu baronları çıkıyor karşılarına, kokainciler çıkıyor, sanal kumarbazlar çıkıyor, sokak çeteleri çıkıyor, kara para trafiğiyle karşı karşıya kalmak zorunda kalıyorlar.
Peki, sorumuz şu; İstanbul'dan soruyoruz: Bu kadar çöp hangi ara birikti? 24 yıldır ülkeyi siz yönetiyorsunuz, sizin zamanınızda ülkede bu kadar çöp birikti. Sizin zamanınızda ülkemiz bu kadar yıprandı. Sizin zamanınızda ülkemizde değerlerin içerisi bu kadar boşaltıldı maalesef. 24 yılın sonunda doğru olan soru 'Bu problemleri kim temizliyor?' değil, 'Bu bataklık kimin zamanında oluştu?' sorusunu sorabilmektir değerli kardeşlerim. Operasyon yapmak elbette kıymetli ama biz muhalefet olarak operasyonlara zemin oluşturan bu icraatların müsebbiplerini de sorgulamaya bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edeceğiz. Düşünebiliyor musunuz; bugün bu sabah bir operasyon yapılıyor, 100 kişiyi gözaltına alıyorlar, birkaç saat sonra 100 kişiden boşalan yer 200 kişi tarafından tekrar dolduruluyor. Demek ki sistem baştan sona çürümüş. Bu sistem köhnemiş. Bizim beraber yol yürüdüğümüz arkadaşlarla iddiamız bu sisteme alternatif olmak değil, bozuk olan düzeni kökten değiştirmek olacak inşallah."
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın