Olay, dün saat 10.30 sıralarında Nispetiye Mahallesi Aytar Caddesi üzerindeki bir banka şubesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Muhammed S. şubeye girerek banka müdürü Özlem G.E.’nin boğazına bıçak dayadı ve güvenlik görevlisi Ferhat D.’’ye silahını teslim etmesini söyledi. Silahı alan şüpheli, dışarı çıkarak havaya bir el ateş etti.
SOYGUN İHBARINDAN TAKINTILI AŞK ÇIKTI
Çevredekilerin soygun ihbarı üzerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi olay yerine sevk edildi. Kısa sürede Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüpheliyi ikna etmeye çalıştı. Uyarılara yanıt vermeyen saldırgan, bankanın yanındaki bahçeye çıkarak elindeki silahla direnmeye başladı.
ÖZEL HAREKAT KÖPEĞİ İLE MÜDAHALE
Bunun üzerine olay yerine Özel Harekat polisleri çağrıldı. Şüpheli teslim olmayınca bahçeye operasyon düzenlendi ve yaklaşık 1 saat süren müdahale sırasında eğitimli özel harekat köpeği kullanıldı. Dizinden hafif yaralanan şüpheli, polis ekipleri tarafından yakalanıp ambulansa teslim edildi. Olayda kullanılan silah ve bıçak da polis tarafından ele geçirildi. Operasyona ait yeni görüntüler ortaya çıktı.

‘TAKINTILI AŞK’ NEDENİYLE İŞTEN ÇIKARILMIŞ
Şüphelinin, daha önce şubede 2 gün çalışmış olan Cansu D. (25)’ye takıntılı şekilde aşık olduğu ve bu nedenle işten çıkarıldığı öğrenildi. Şüpheli hakkında “Gasp”, “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma”, “Tehdit” ve “Ateşli silahlar kanununa muhalefet” suçlarından adli işlem başlatıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
'ARA BENİ" DİYE NOT YAZDIM’
Saldırgan Muhammed S.’nin vermiş olduğu ifadesinde, "2025 yılı Ağustos ayı başlarında geçici görevli olarak bankanın Nispetiye şubesine geldim. Burada 2 gün görev yaptım. Bu şubede çalışan Cansu isimli gişe memurunu gördüm ve kendisine karşı ilgi duymaya başladım. Bu arada kullanmakta olduğum telefon numaramı kağıda yazarak bankadayken kendisine verdim. Kağıdın üzerine sadece 'Ara beni' diye not yazdım. Ben bu kağıdı Cansu'nun masasına bıraktım. Ertesi gün başka bir birime gittim. Cansu beni kendisinin kullandığı numaradan aradı, kendisine cevap veremedim meşguldüm. Sonra öğlene doğru kendisini birkaç kere daha aradım. Bana cevap vermeyince benim numaramı engellediğini anladım. Bir ay sonra ankesörlü telefondan kendisini aradım. Bana cevap verdi, ben kendisine sadece engelimi kaldırmasını söyledim ama kendimi tanıtmadığım için o da engeli kaldırmadı. Beni şikayet edeceğini ve reddedeceğini düşünerek kendimi tanıtmadım. Kendisini 1 hafta sonra başka bir telefondan tekrar aradım ve kendimi tanıttım. O da benim aradığımı anlamıştı. Bana 'Sen sapık mısın; senden şikayetçi olduğum için mi beni arıyorsun sürekli beni arama' karşılığını verdi. Ben de 'Sapık değilim' dedim. O da telefonu kapattı" açıklamaları yer aldı.
‘CANSU’YU KORKUTMAK İSTEDİM'
Muhammed S. ifadesinin devamında, "25 Mart günü daha önceden çalıştığım firmadan diğer güvenlikçi arkadaşların telefon numaralarını aldığımızdan, bankanın Nispetiye şubesinde görev yapan Ferhat A. isimli güvenlik görevlisi arkadaşı arayarak "O şube kapanacak mı. Bankada çalışan bayanlar hala orada çalışıyor mu" diye sordum. O da bana bankanın kapanmayacağını ve kadın çalışanların devam ettiğini söyledi. Bayanların ismini sordum. Cansu’nun orada olduğunu teyitledim. 26 Mart günü sabah saatlerinde bankadaki güvenlik görevlisi arkadaşı beni 2 kere aradı ancak çalışırken telefonlara bakmak yasak olduğu için telefona cevap veremedim. Daha sonra aradığımda da beni engellediğini anladım. Aynı gün akşam bağlı olduğum firmada operasyon müdürü olarak çalışan Haydar S. bana mesaj attı ve 'Yarın iş iptal, telefonu açık tut sana bilgi vereceğim' dedi. 28 Mart günü kendisiyle konuştuğumda bankanın beni istemediğini, işten çıkarıldığımı söyledi. Ben de bu işten çıkarılmanın Cansu yüzünden olduğunu anladım. Bankaya giderek Cansu’yu korkutmak istedim. Bankanın binasında çalışma ortamını seviyordum. İşten çıkarılınca psikolojim bozuldu" diye konuştu.

'BIÇAĞI KADININ GÖĞÜS HİZASINA TUTTUM'
"30 Mart günü Cansu ile buluşup konuşmak istedim. Kendisine 'Ben senin yüzünden işten çıkarıldım, neden bana bunu yaptın' diyecektim. Bu amaçla saat 10.15 sıralarında bankanın Nispetiye şubesine geldim. Üzerimde mutfaktan aldığım kurban bıçağı vardı; başka silah yoktu. Dışarıdan bankanın içerisine baktım. İçerinin kalabalık olduğunu gördüm. Güvenlik görevlisinin silahını nasıl alırım ve onu etkisiz hale getiririm diye düşündüm. Bankada çalıştığını bildiğim ancak görevimin ne olduğunu tam olarak bilmediğim kadın şahıs bir başka banka çalışanıyla dışarda sigara içiyordu. Onları biraz izledim, içeri giriyorlardı. Hemen giderek uzun boylu siyah saçlı banka çalışanı kadının arkasından yaklaştım sol kolumla kadını tuttum ve sağ elimde bulunan bıçağı göğüs hizasına doğru tuttum. Bu sırada karşımda güvenlik görevlisi Ferhat'ı gördüm. Ona 'Silahını yere bırak' diye bağırdım. Ferhat belinde kılıfında bulunan tabancayı çıkararak yan tarafına yere koydu. Şimdi 'Silahtan uzaklaş' dedim. Ferhat benim yaptıklarıma çok şaşırdı önce dışarı çıkacak gibi oldu sonra bankanın içine girdi. Ben tabancayı almak için yere eğildiğim esnada kendisini rehin aldığım kadın benden kurtuldu ve bankanın içerisine doğru kaçtı. Ferhat'a 'Bunu yapma, sakin ol' gibi sözler söyledi. Bu sırada hemen bankanın dış kapısını kilitlediler. Ben elimde silahla ve bıçakla dışarıda kaldım. Ne yapacağımı bilemez bir durumdaydım"
'"BENİ KURTARIN" DİYE BAĞIRDIM'
Muhammed S. ifadesinde 'Ben de bu olaydan çok korktum. Elimde bulunan tabanca birden ateş aldı. Tabancayı doldur boşalt yapıp yapmadığımı, emniyet kilidini açıp açmadığımı hatırlamıyorum. Tabancanın tekrar ateş almaması için emniyete aldım. Bankanın içindekilere kapıyı açmalarını söyledim, açmadıklarında kapıyı ve cam duvarları tekmeledim, yumrukladım ancak yine kapıyı açan olmadı. Ben bilinçsiz bir şekilde dolanırken bu sırada polisler geldi. Benden tabancayı ve bıçağı bırakıp teslim olmamı istediler. Ben kabul etmedim, onlara kapıyı açmalarını ve Cansu ile konuşmak istediğimi söyledim. Polisler birden etrafımda çoğalınca ne yapacağımı bilemedim, elimde bulunan bıçağı yere doğru attım; tabancayı atmadım. Tabancayı polislere ve vatandaşlara doğru doğrultmadım. Polisler beni ikna etmek için bayağı uğraştılar ancak ben yine de teslim olmadım. Sonra köpekli Özel Harekat polisleri geldi. Bana yine aynı şekilde teslim olmam konusunda sürekli ikazda bulundular. Ben yine tereddütte kaldım. Bankanın bulunduğu binanın etrafında dolandım. Bankanın yanında bulunan bahçede polis köpeği sol kaval kemiğimin arka kısmından ısırdı. Ben de acıya dayanamadım elimdeki silahı yere atarak 'Beni kurtarın' diye bağırdım. Polisler beni alarak tedavi için Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Hastanesine götürdüler. Orada tedavi ettirdiler"

SEVGİSİNE KARŞILIK ALAMADIĞI İÇİN YAPMIŞ
Muhammed S.'nin ifadesinin devamında, "Benim bankaya gitme amacım Cansu’ya olan sevgime karşılık alamamaktan dolayı ve Cansu’nun şikayet etmesiyle işten çıkartılmamın sebebini sormak, onunla konuşmak istemektir. Benim başka kötü bir niyetim yoktur. Yaşananlardan dolayı pişmanım" dedi.
YENİ GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI
Diğer yandan şüphelinin polis ekipleri tarafından ikna edilmeye çalışıldığı anlara ait yeni görüntüler ortaya çıktı. Cep telefonu görüntülerinde bir apartmanın bahçesinde sıkıştırılan şüpheliye polisin 'Sakin ol', 'At silahını bana doğru gel', 'Silahını bana doğru at' dediği anlar görülüyor. Bu sırada şüphelinin bir süre düşündüğü ardından da silahı kalbine dayadığı anlar da görüntülerde yer alıyor. Bunu gören polislerden birinin şüpheliye seslenerek 'Hayır' Silahını bana at' diyerek şüpheliyi ikna etmeye çalıştığı anlar da cep telefonu görüntülerine yansıyor.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın