GÜNDEM

Avcılık tamamen yasaklansın kampanyasına 166 bini aşkın imza

235 sivil toplum kuruluşunun desteklediği ‘Avcılık Tamamen Yasaklansın’ kampanyası 166 bini aşkın imzaya ulaştı; kampanyada avcılığın yasaklanması ve doğayı koruyacak yasal düzenlemelerin yapılması çağrısı yapıldı

Avcılığın tamamen yasaklanması talebiyle sivil toplum kuruluşlarının başlattığı kampanya büyüyor. Change.org üzerinden yürütülen ‘Avcılık Tamamen Yasaklansın’ başlıklı imza kampanyası, 166 bini aşkın destekçiye ulaştı.
Toplam 235 sivil toplum kuruluşunun ortak çağrısıyla yürütülen kampanyada, avcılığın bir ‘spor, turizm ya da hobi’ olarak görülemeyeceği vurgulandı. Açıklamada, “Başka bir canlıyı öldürmenin sporu, turizmi, hobisi, ihalesi olamaz” denilerek, doğadaki diğer canlıların ‘komşular’ olduğu ve sayılarla, kotalarla ifade edilmesine karşı çıkıldığı belirtildi.

KABUL EDİLEMEZ

Kampanya metninde, Merkez Av Komisyonu’nun kararları eleştirilirken, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne çağrı yapıldı. Kurumların, hangi hayvanın nerede ve ne koşullarda avlanacağını belirlemek yerine koruyucu politikalar geliştirmesi gerektiği ifade edildi. Son 16 yılda yaklaşık 17 bin avcılık kursu açıldığı ve 500 bine yakın kişiye avcılık sertifikası verildiği belirtilen açıklamada, doğayı korumakla yükümlü kurumların bu süreçte yetersiz kaldığı ve avcılığı teşvik eden bir tablo ortaya çıktığı savunuldu. Türkiye’nin taraf olduğu Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi kapsamında nesli tehlike altındaki türleri koruma yükümlülüğü bulunduğu hatırlatılan metinde, buna rağmen bazı türlerin avlanmaya açılmasının ‘kabul edilemez’ olduğu kaydedildi.

PAZARLIK EDİLEMEZ

Ayrıca, 1 Temmuz 2020’de TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’ndan geçen bir düzenlemeyle yabancı diplomatlar ve ‘üst düzey misafirlerin’ ücretsiz avlanabilmesine olanak tanınmasının da eleştirildiği kampanyada, bu tür uygulamaların doğa üzerindeki tahribatı artıracağı uyarısı yapıldı. Kampanyayı yürüten kuruluşlar, Kara Avcılığı Kanunu’nun değiştirilerek ‘Doğa Koruma Kanunu’ olarak yeniden düzenlenmesini ve doğa ihtisas mahkemelerinin kurulmasını talep ediyor.
Çağrıda, “Yaşam hakkı bütün canlılar için pazarlık edilemez en doğal haktır. İnsan diliyle kendini savunamayan tüm canlıların sesi olma zamanı” ifadelerine yer verildi.