Sayfa Yükleniyor...
Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Cem Terzi, Türkiye'nin 3.5 milyon Suriyeli ve 500 bin Iraklı ile dünyada en çok mülteci barındıran ülke konumunda olduğunu söyledi
EMİNE YALÇIN ÖZEL HABER
İzmirde aralarında birçok çocuğun ve yaşlıların olduğu mülteciler, imkanları yetersiz çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor. İzmirde Foça ve Torbalının belli bölgelerinde kurdukları çadırlara yerleşen mülteciler zor şartlarda yaşamaya çalışıyor.
Konu hakkında görüşünü aldığımız Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Cem Terzi, Suriyede 5 yıl önce başlayan savaşın devam ettiğine bu sebeple insanların geri dönme şanslarının çok düşük olduğuna dikkat çekerek, devletin bu insanlara bir an önce vatandaşlık hakkını vermesini talep etti.
HALA MİSAFİR KONUMUNDALAR
Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Cem Terzi, Türkiyenin 3.5 milyon Suriyeli ve 500 bine yakın Iraklı ile Afganları ve Afrikalılar da dahil edildiğinde 4 milyonu bulan mülteci ile karşı karşıya olduğunu ifade ederek, yine Türkiyenin dünyada en çok mülteci barından ülkelerin başında geldiğini söyledi. Mülteci statüsü olmayan bu insanların geçici koruma statüsünde olduklarına da dikkat çeken Terzi, Suriyede 5 yıl önce başlayan savaş hala devam ediyor ve bu insanlar hala misafir konumundalar. Savaş halen devam ettiği için bu insanların geri dönme şansları çok düşük. Öte yandan da Avrupa Birliğinin tüm politikasında mülteci almamak üzere olduğunu görüyoruz. Vadettikleri sözlerinin hiçbirini tutmadılar. Hiçbir ülke mülteci almıyor ve almamak içinde ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar dedi.
KORUNMAYA İHTİYAÇLARI VAR
2015 yılının yazıda dahil olmak üzere 1 milyona yakın insanın Avrupaya gittiğini ancak akrabalarının, eşlerinin ve çocuklarının halen Türkiyede olduğunu dile getiren Terzi, aile birleştirme üzerinden bile Avrupa Birliğinin mülteci kabul etmediğine böyle bir acı gerçekle maalesef karşı karşıya kaldıklarına dikkat çekti. Terzi, Biz bir yandan o insanların mültecilik hakkını savunuyoruz bir yandan da insanların aileleri ile birleşmesi için çalışıyoruz. Devletimizden Türkiyede 5 yıldır yaşayan milyonlarca Suriyeli için vatandaşlık hakkı talep ediyoruz. Türkiyede toplumsal entegrasyon olabileceğini düşünüyoruz. Sadece doktor, avukat ve iş adamı gibi meslek sahibi olan kişilerin değil asıl korunmaya ihtiyacı olan kocasını savaşta kaybetmiş korunmasız kadınlar, annesiz babasız kalmış yetimler, çocuklar ve yaşlıların vatandaşlık şemsiyesi ile korunmaya ihtiyaçları var. Vatandaş olurlarsa eşit hak mücadelesinin parçası olacaklar. Sigortalı olacaklar. Normal bir hayat yaşayarak çocuklar okullara gidecek diye konuştu.
YERLEŞİK HAYATA GEÇMELERİ GEREKİYOR
Terzi, sokakta, tarlada ve mahallede her yerde Suriyelilerin yaşam mücadelesi verdiklerini belirterek, Türkiyenin 5 yıldır bu gerçekle yaşadığının altını çizdi. Bu insanların yaşanılan zor şartlarda hayatlarına devam etmelerinin çok zor olduğuna da değinen Terzi, Biz elimizden gelenin fazlasını yaparak yardımlarda bulunuyoruz. Ancak bu mesele bizim yaptığımız yardımlarla çözülecek gibi değil. Bu insanların yerleşik hayata geçmesi gerekiyor şeklinde konuştu.
DÜZENLİ İŞE İHTİYAÇLARI VAR
Önceki günlerde Foça İlçesinin Bağarası ve Gerenköyde çadırlarda yaşayan mültecileri ziyaret ettiklerini belirten Terzi, yaklaşık 30 aile ve 300 insan ile görüştüklerini ifade etti. Terzi, Gittiğimiz gün yerleşim yerlerindeki erişkinler mevsim gereği çapaya gitmişlerdi. Konuştuğumuz kişiler iş olduğu takdirde işe gittiklerini ancak iş olmadığında para kazanamadıkları için aç kaldıklarını anlattılar. Bu insanların ailelerine sağlıklı bir şekilde bakabilmeleri için düzenli işe ihtiyaçları var ifadelerini kullandı.
BİR ÇADIRDA BİRDEN FAZLA AİLE YAŞIYOR
Terzi, özellikle soğuk günlerde çadırlarda hayatın çok zor olduğuna vurgu yaparak, çadırların derme-çatma olduğunu alt kısmında koruma olmadığını bu insanların çamurun içinde hayatlarını devam ettirmeye çalıştıklarını söyledi. Terzi, Bazı çadırlarda birden fazla aile yaşıyor. Çadırın ortasında bir odun sobası var. O odun sobalarının bir can güvenliği yok. Ters bir rüzgarda zehirlenme vakaları ile karşı karşıya kalıyoruz. Çocuklar yanana sobaya dokunarak çocuklarda yanıklar olabiliyor. Koca bir kışı derme çatma çadırlarda geçirmek çok zor. Ayrıca çocukların bu soğuk günlerde giyecek ne çorapları ne de kalın kıyafetleri var. Yine çocuklar okula gidemiyorlar. Daha çözülmesi gereken birçok sorun var dedi.
HEMŞEHRİLİLERİ OLARAK BAĞRINA BASMASI
5 yıl boyunca yüz binlerce insanın İzmirin çevre ilçelerinde hayatlarını sürdürmeye çalıştıklarını hatırlatan Terzi, yerel yönetimlerin bu insanları kendi hemşehrileri olarak bağrına basması gerektiğini söyledi. Terzi, Belediyeler yoksullara yönelik birçok proje yürüterek yardım eli uzatıyor. Kömür ve odun yardımı yapılıyor. Çocuklara belirli zamanlarda süt dağıtılıyor. Bu yaklaşımların kamusal hizmet olarak mültecilere de sağlanması gerekiyor. Çünkü hemşerilik hukuku üzerinden yasalar buna izin veriyor. Deneyim olarak da var. Nasıl zamanında Bulgaristandan gelenleri bağrımıza bastık? Devletimizin o zaman o insanların bazılarına arazi bazılarına da ev verdi. Tıpkı Bulgaristan gelen vatandaşlarımız gibi şimdi de Suriyelilere de bu yardımların ilgili kişiler tarafından yapılması gerekiyor. Çünkü hayat her yerde herkesin hakkıdır diye konuştu.
Haber Merkezi