- Gündem
- 29.03.2025 14:38
dalet Bakanı Yılmaz Tunç, DEM Parti heyetinin İmralı ziyareti başvurusuna ilişkin, "Dördüncü görüşme değil; ama aile görüşmesi var. Aile görüşmesi ile ilgili talebi değerlendireceğiz" dedi.ADALET Bakanı Yılmaz Tunç, DEM Parti heyetinin İmralı ziyareti başvurusuna ilişkin, "Dördüncü görüşme değil; ama aile görüşmesi var. Aile görüşmesi ile ilgili talebi değerlendireceğiz" dedi.
Bakan Tunç, AK Parti TBMM grup toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, DEM Parti heyeti başvuru sürecine ilişkin, "Dördüncü görüşme değil ama aile görüşmesi var. Ömer Öcalan aileyle ilgili daha evvelden görüşme yapmıştı. Kardeşinin görüşmeleri olmuştu. Burada tabii kanun çerçevesi içerisinde hükümlerin, hakların çerçevesi içerisinde değerlendirilecek bir konu. Aile görüşmesi ile ilgili talebi değerlendireceğiz" dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından yaşanan sokak olaylarında tutuklanan gazeteciler olduğunun sorulması üzerine Bakan Tunç, "İstanbul'daki adli soruşturmalar sonrası Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının öncülük ettiği sokak çağrısından sonra birtakım eylemler gerçekleşti. Bu eylemler sırasında tabii taşkınlık yapanlar oldu. Taşkınlık yapanlara ilişkin güvenlik güçlerimizin huzuru, sükuneti sağlayabilmek için birtakım tedbirler alması gerekiyordu. Özellikle toplantı ve gösteri yürüyüşü kanununa muhalefetten başlayan gözaltılar oldu. Bu gözaltılar içerisinde adliyeye sevk edilip tutuklananlar da söz konusu oldu. Tabii bunların içerisinde olaylara karışan, şiddete varan eylemlerde bulunanlarla ilgili her bir kişi bakımından dosyalarının durumunu bilmek lazım. Tabii ki gazetecilerin tutuklanmasını hiç kimse istemez. Gazetecilerimiz toplumu bilgilendirmek için görev yapan kişiler; ama orada gazeteci olarak bulunup şiddet eylemine katılmışsa o zaman da tabii ki yargı dosyasındaki durum nedir, onu bizim bilmemiz mümkün değil. Bahsettiğiniz gazetecilerle ilgili olarak arkadaşlar girerken de söylediler bana. Onların durumlarını bir soralım, araştıralım. Yani gazetecilerin bir mağduriyeti söz konusu olmasın. Çünkü orada eğer 'gazeteciyim' diyerek şiddet eylemlerine karışmış ve orada provokasyona yönelik birtakım girişimleri olmuşsa ki o da doğru değil, o gazetecilik faaliyeti o zaman olmaz. Ama durumlarına bir baktıralım" ifadelerini kullandı.
Bakan Tunç, Kartalkaya'daki otel yangınına ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu ile ilgili CHP'nin eleştirilerinin sorulması üzerine, "Kartalkaya'yla ilgili olarak İstanbul Teknik Üniversitesi akademisyenlerinden oluşan uzman bilirkişi heyetinin raporu savcılığa sunuldu. Tabii sunulduktan sonra Sayın Özel, hiçbir beyanda bulunmadı. Öncesinde imzasız bir metin üzerinden birtakım dezenformasyonlar yaptı. 78 canımızı kaybettik biz orada. 36’sı çocuk. Bu acılar üzerinden polemik yapılmaz. Hep bunu söyledik. Ama o, günlerce çıktı, birilerini kurtarmak pahasına orada belediye ve itfaiyeyle ilgili sorumluluğun olmaması yönünde bir görüşü vardı. Burada özellikle bir dezenformasyona girişti. Acılar üzerinden istismar yaptı. Biz de şunu dedik. 'Ucu nereye dokunursa dokunsun sonuna kadar gidilecek.' Bu 78 canın hesabının sorumlular tarafından verilmesi lazım. Ayrıntılı 200 sayfayı aşan bir rapor geldi. Rapor geldikten sonra bakıyoruz CHP Genel Başkanı Özgür Özel suspus. Çünkü orada biz şunu dedik; 'Ucu nereye dokunursa dokunsun. Sonuna kadar bu 78 canın hesabı yargı önünde mutlaka sorulacaktır.' Ama onların bizden farkı şuydu; 'Ucu bir yerlere dokunmasın.' İşte onun için canhıraş bir mücadele ettiler. Ama neticede iş olacağına varır. Gördünüz raporda kamuoyu zaten öğrendi. Ama hiç bu raporla ilgili bir tek cümle söyledi mi? Burada 78 can gitmiş. Bu acının üzerinden siyaset yapılır mı? Polemik yapılır mı? Ama yaptı günlerce. Şimdi ortaya çıkan rapor karşısında ne yapması lazım? ‘Ya ben günlerce bunun üzerinden polemik yaptım. Bu acılar üzerinden istismar ettim. Dolayısıyla yanlış yaptım, özür diliyorum.' Diyebilir mi? Diyemez" dedi.