“Bakanlık isterse biz hazırız”

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Uğur Sunlu ve Dekan Dr. Mehmet Tolga Dinçer “Balıkçının bilgi, beceri ve yeterliliğinin zenginleştirilmesi” isimli ve “SeaofSkills” akronimli projeyi anlattı


  • Oluşturulma Tarihi : 09.03.2019 10:50
  • Güncelleme Tarihi : 09.03.2019 10:50
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
“Bakanlık isterse biz hazırız”

BURCU YANAR/ÖZEL HABER
Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Uğur Sunlu ve Doç.Dr. Mehmet Tolga Dinçer, küçük ölçekli balıkçılara yönelik geliştirilen, balıkçının bilgi, beceri ve yeterliliğinin zenginleştirilmesi projesinin aynı zamanda Avrupa Birliği tarafından ‘İyi uygulama ve Başarı hikayesi’ ödüllerinin sahibi olan SeaofSkills Projesi’ni anlatarak bakanlık istediği takdirde gerekli eğitimlerin uygulanabileceğini açıkladı.
AVRUPA BİRLİĞİ ÖDÜLLÜ
Doç.Dr. Tolga Dinçer ve Prof.Dr. Vahdet Ünal’ın yürütücülüğünü yaptığı ve 5 ülke tarafından koordine edilen projeyi Dinçer şu sözlerle anlattı: “Bu projede 12 metre altındaki pasif av aracı içeren balıkçı teknelerini kullanan, küçük ölçekli balıkçılar kapsama alındı. Türkiye, Yunanistan, İrlanda, İspanya ve Malta olmak üzere 5 ülkeden 9 organizasyon tarafından uygulanmış bir proje.” Projenin ana hatlarının uzmanlık, tecrübe, coğrafya ve gönüllülük üzerine kurulduğunu belirten Dinçer, “Malta’da, Yunanistan’da ve Türkiye’de anket çalışmaları uyguladık. Bu anket çalışmaları balıkçılar üzerinde, Türkiye’de yaklaşık olarak 25 ayrı noktada Karadeniz’den Güneyi’ne kadar kooperatif birlikleri ile birlikte görüşleri toparladık. Diğer yandan Yunanistan Tarım Bakanlığı ve Türkiye Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün görüşleri de alındı. Mevcut durumda ülke perspektifinde bir rapor hazırladık. Bunu Yunanistan’da hazırladı, Malta’da hazırladı ve Avrupa Birliği’ne sunuldu. Pilot bölge yaklaşımıyla başlayıp Çeşme bölgesindeki kooperatifler buna destek verdi” dedi.



Projenin amacını, “Balıkçılıkta meslek eğitimi konuları sektördeki var olan ihtiyaçlara ve gereksinimlere hitap ederken, balıkçıların eğitim niteliğini ve çekiciliğini güçlendirmektir” şeklinde aktaran Dinçer, “Balıkçılık uluslararası ve Avrupa seviyesinde gelişim sütunlarından birisi olarak tanımlanmaktadır. Balıkçılığın sürdürülebilirliği, ekonomik büyüme ve gıda güvenliğine katılım seviyesi ancak iyi seviyede bilgi beceri ve balıkçıların yeteneklerine bağlıdır. Bu alanda ortak uzmanlıklar kullanılarak dokuz ortaklı kurum birlikteliği oluşturulmuştur. Tespit edilen ihtiyaçlara dayanılarak Erasmus+ programından finanse edilen “Balıkçının Bilgi, Beceri ve Yeterliliğinin Zenginleştirilmesi” (SeaofSkills) projesi küçük ölçekli balıkçıların eğitimlerini geliştirmeye çalışmaktadır” ifadelerini kullandı.
ONLİNE PLATFORMDA
Bu müfredat 4 temel yaklaşımla karşımıza çıkıyor diyen Dinçer, “Denizde güvenlik, ekosistem yaklaşımı ve balıkçılık, soğuk zincirde kalitenin korunumu ve balıkçı gemilerinde kullanılan teknolojiler olmak üzere 4 ana başlıklardan oluşuyor. Bizim amacımız burada balıkçıyı eğitmek değil, balıkçıyı eğitecek kişiyi eğitmek” vurgusunu yaptı. Eğitim kapsamının içeriğinden bahseden Dinçer, bunun için online bir platform kurduklarını söyleyerek, “Kurduğumuz bu online platforma girdiğiniz zaman ücretsiz olarak eğitim vermek isteyen herkes sisteme girer ve sistemdeki eğitim materyallerine ulaşır. Sınavlarını bu sistem üzerinden gerçekleştirir ve eğer başarılıysa sistem ona otomatik olarak bir sertifika verir. Bu program için aynı zamanda Avrupa Birliği tarafından akreditasyon için uğraşıldı. Avrupa Birliği tarafından ‘İyi uygulama ve Başarı hikayesi’ olarak ödüllendirildi” diye konuştu.
“ÖNCE KANUN DEĞİŞMELİ”
Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Uğur Sunlu ise Türkiye’de denizcilik ve balıkçılık faaliyetlerine gereken önemin verilmediğini söyleyerek sektöre olan bakış açısı ile ilgili şu ifadelere yer verdi: “Bu projenin devamı için yani balıkçıların eğitilebilmesi için belirli noktalara, kooperatiflere gidilmesi gerekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu şekilde bir talebi olduğu zaman projemiz sayesinde elimizde balıkçıların eğitimini gerçekleştirecek eğitimli bir istihdam var. Biz uluslararası olarak değil de ülke genelinde baktığımızda bu işin başlangıcını yaptık, eğitimcileri eğittik, materyalleri oluşturduk. Fakat balıkçıların eğitimi için hedeflenen uygulama aşamasına ne zaman gelinir derseniz bunu bilemeyiz çünkü bu ülkenin öncelikleri var ve ülkenin sosyoekonomik yapısıyla ilgili bir konu ama ben inanıyorum ki küçük ölçekli balıkçılar bakanlık nezdinde de önemli bir konu. Küçük ölçekli balıkçılık aslında geleneksel bir balıkçılık, bölgelerin yerel kalkınma planlarıyla da ilgili bir konu. Dolayısıyla böyle değerlendirdiğimizde aslında her zaman ele alınması gereken ticari bir konu” diye belirtti.



Fakülte olarak ilgi alanlarımızdan birisi de 1970’li yıllardan beri günümüze kadar gelen su ürünleri kanununun değiştirilmesi diyen Sunlu, “Biz sürdürülebilir bir balıkçılık yönetiminden bahsediyorsak bunun hem eğitim hem pazarlama hem de ekonomik boyutu olacaktır. Biz üniversite olarak bu konunun neresindeyiz peki diye soracak olursanız, ben istiyorum öncelikle 49 yıldır yürürlükte olan bu kanun değişsin, sonra balıkçıların eğitim, öğretim müfredatı gündeme gelsin ve bu konuda yerelden genele doğru bir genişleme sağlayalım ama tekrar vurgulamak isterim ki, bu ülkenin öncelikleri ile ilgili bir konu. Yani Türkiye’de balıkçılığın bakanlık, ya da hükümet nezdindeki önemiyle ilgili bir durum. Dolayısıyla bizim görevimiz üniversite olarak burada her zaman her konuda devlete doğru bilgilendirmeleri iletebilmek ve yol gösterebilmektir. Bu kanun meselesini sürekli gündemde tutarak bir yere getirmeye çalışıyoruz. Sonuçta mutlaka bu kanun değişecek bunun sonucunda güncel bilgilerle donatılmış olan uygulamalar devreye girecek” şeklinde konuştu.
HEDEF 2 MİLYON DOLAR
Sunlu, “Üzülerek söylemeliyim ki ülkemizde denizcilik ve balıkçılık sektörü çok önemli bir sıralamada değil. Bu biraz da toplumun bakış açısıyla da ilgili bir konu. Ülkemizde hala su ürünleri fakültelerinde okuyan öğrencilere ve su ürünleri mühendislerine balıkçı mısın deniyor. Bu fakülteler Çin’de, Japonya’da Norveç’te olduğu zaman statüleri oldukça yüksek. Bizler eğitim kurumları olarak ne kadar güçlü olursak ve ne kadar doğru kararlar verirsek o düzeyde bunları değiştirebilme şansına sahip oluruz. Yoksa bunları sadece biz bize konuşuruz, bir Avrupa projesi yaparız Avrupalılar bizi konuşur ama yerelde bir şey değişmez. Yani önemli olan bunları topyekûn mücadelelerle aşabilmek” dedi. 
Şuanda Türkiye’de balık ihracatından yaklaşık 1 milyar dolarlık bir gelir elde edildiğinin de altını çizen Sunlu, “2023 hedefi bu rakamı 2 milyar dolara çıkartmak. Yani hem üretimi 2 katına çıkartmak hem de ihracat rakamlarını 2 katına çıkartmak. Bu tür hedefler oldukça güzel, potansiyelimiz harika ama sonuçta hem meslek grubu olarak hem de denizcilik sektörüne bakış açısı olarak farklı boyutlardan bakmak zorundayız. Bakış açılarımızı değiştirmediğimiz sürece tüm bu kalıpları değiştirebilme şansına sahip değiliz. İnsanlar Türkiye’de nasıl daha fazla balık tüketir bunları tartışmalıyız ki daha fazla üretim yapabilelim. Rakamları iki katına çıkartabilelim” sözlerine yer verdi.

Haber Merkezi