Sayfa Yükleniyor...
43 yıl önce bugün anavatan Türkiye tarafından gerçekleştirilen barış harekatı ile Kıbrıs Türk halkının toplu mezarlara gömülmekten kurtulduğunu belirten Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başkonsolusu İpal Emin, bu harekatın Kıbrısta destan yazdığını söyledi
NİLGÜN TAZE
Kıbrıs harekatının 43. Yıldönümü Cumhuriyet Meydanında düzenlenen bir törenle kutlandı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlanan törene Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başkonsolosluğu, Muharip Gaziler Derneği, siyasi parti temsilcileri, Kıbrıs Türk Kültür Derneği, Kıbrıstaki üniversitelerin temsilcileri ve bazı dernek kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
İstiklal Marşının ruhunu yaşatarak kurtuluş savaşını örnek alan Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden gitmeyi şiar edinen Mehmetçiği unutmayacaklarını belirten Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başkonsolusu İpal Emin,Barış, insan hakları ve demokrasi için el ele vererek, Kıbrıs'ta bir destan yazmıştır. Bugün bir kez daha, biz Kıbrıslı Türklerin canı, özgürlüğü için
canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimizi şükran ve minnetle selamlıyorum. Barış harekatı, bugün hala Rumların 20 Temmuzu ve 1974 öncesini yokmuş farz ederek, tüm dünyayı inandırmaya çalıştığı yalan çerçevesinde, durduk yerde gerçekleştirilmemiştir dedi.
YUNAN İŞGALİ
15 Temmuz 1974'te Nikos Smpson liderliğindeki darbecilerin Yunan cuntasından aldıkları emirle Kıbrıs'ta Helen devletini ilan ettiklerini hatırlatan Emin şunları söyledi: 20 Temmuz barış harekatı Rum-Yunan ikilisinin adayı Yunanistana bağlama adımlarının ardından, 960 Zürih-Londra antlaşmalarının ana vatan Türkiye'ye verdiği garantörlük yetkisiyle adada bulunan soydaşlarını zulümden kurtarmak için cesurca alınmış bir kararla gerçekleştirilmiştir. Darbe sonrasında, canını zor kurtaran Kakariosda, Birleşmiş Milletler nezdinde darbenin Rum milli muhafız ordusunda bulunan yunan subayları ve personeli tarafından yapıldığını açıkça itiraf etmiş ve adanın Yunan egemenliği altına alınmak istendiğini bunun resmen bir Yunan işgali olduğunu ifade etmiştir.
ECEVİTE MİNNETTARIZ
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevitin harekatla ilgili konuşmasını hatırlatan Emin, İnsanlığa ve barışa büyük bir hizmette bulunacağımıza inanıyoruz. Öyle umarım ki kuvvetlerimize ateş açılarak kanlı bir çatışma ya yol açılmaz. Biz, aslında, savaş için değil, barış için ve yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için adaya gidiyoruz. Bu nedenle kim ne derse desin gerçek değişmeyecektir. 20 Temmuz bizim için barış ve özgürlük bayramıdır, öyle olma ya, öyle kutlanmaya da devam edecektir sözlerini hala hatırlıyor ve takdir ediyoruz ifadelerini kullandı.
AZINLIK DEĞİLİZ
20 Temmuz olmasaydı, EOKA-B ve Yunan cuntası tarafından ilan edilen Kıbrıslı Elen Devletinin Yunanistan'la birlikte adayı bütünüyle Yunanlaştıracağını belirten Emin, Tabii ki biz Kıbrıslı Türkler direnecektik. Ancak, sonumuz büyük olasılıkla Taşkent'te, Muratağa, Atlılar ve Sandallar'daki şehit kardeşlerimiz gibi olacaktı. 43 yıl önce gerçekleştirilen mutlu barış harekatı anavatanla yüzyıllardır süregelen beraberlik ve birlik bağlarımızı tüm dünyaya bir kez daha kanıtlamıştır. Bundan sonra kimse, adada yaşayan Türkleri yok edecek planlar yapmaya bir kez daha cüret edemeyecektir. Çünkü bizler Rum tarafının iade ettiği gibi adada yaşayan azınlık değiliz. Bizler anavatan Türkiye ile beraber, dimdik ayakta duran bir milletin kopmaz bir parçasıyız şeklinde konuştu.
ASRIN SU PROJESİ
Türkiyenin barış harekatından sonra desteğini artırarak sürdürdüğünü ve Kıbrıs Türk halkının yıllarca maruz bırakıldığı insanlık dışı uygulamalar karşısında her zaman yanlarında olduğunu belirten Emin, Eğitim, sağlık, turizm ve ekonomik alanlarda, ikili işbirliğine dayalı anlaşmalar ve protokollerle adada yaşayan Kıbrıslı Türklerin yaşam kalitesini yükseltecek hedefler geliştirilmiş, projeler hayata geçirilmiştir. Asrın Su Projesi olarak adlandırdığımız, ana vatan Türkiyenin gerçekleştirdiği projeyle, Kuzey Kıbrıs suya kavuşmuş, tarım, turizm ve daha birçok alanda sağladığı ekonomik katkılarla bizlere can vermiştir ifadelerini kullandı.
MİLLİ BİR DAVA
2016 yılında Türkiye - KKTC arasında imzalanan kapsamlı enerji işbirliği protokolünde Kuzey Kıbrısa deniz altından kabloyla elektrik temin edilmesinin öngörüldüğünü açıklayan Emin, Suyun ardından, elektriğin de ülkemize ulaştırılması bölgesel açıdan büyük bir gelişme olacaktır. Kıbrıs adasının Orta Doğu bölgesindeki enerji kaynakları güvenliği yanında, ekonomik ve askeri açılardan da önemi göz önünde bulundurulduğu zaman Kıbrıs konusunun Milli Bir Dava olduğu açıktır dedi.
Haber Merkezi