Sayfa Yükleniyor...
Sosyal medya hesabı üzerinden açıklamada bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, koronavirüs salgınının İzmir’de en yüksek verilere ulaştığını açıkladı
BESTE KOÇ
Türkiye’de ve kentte hızla artan hasta sayılarının gölgesinde koronavirüsle mücadele tam gaz devam ederken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’den önemli bir mesaj geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklamada bulunan Başkan Soyer, koronavirüs salgının İzmir’de en yüksek verilere ulaştığını açıklayarak, “Hem şehrimizde hem ülkemizde Kovid-19 salgını en yüksek verilere ulaştı. Lütfen kişisel önlemlerimizi alalım, gönüllü karantina uygulayalım” dedi. Soyer mesajında ayrıca Toplum Sağlığı Dairesi Başkanı Dr. Sertaç Dölek’in kritik uyarılarının yer aldığı bir videoyu da paylaştı.
KRİTİK UYARILAR PAYLAŞTI
Dölek’in açıklamalarında ise şu ifadeler yer aldı: “30 Ekim’de İzmir’de yaşanan depremin ardından kişisel korunma önlemlerine uyulamayacağını ve yayılımın artacağını bekliyorduk. İzmir Tabip Odası testlerde 3 bin-3 bin 500 pozitif sonuç olduğunu açıkladı. Veriler mart ve nisan ayından daha kötü durumda olduğumuzu gösteriyor. Bu nedenle, sağlık çalışanlarında yürütülen pozitif vakaların erken tanınması, etkin bir biçimde izole edilmesi, temaslıların karantinaya alınması çalışmalarına destek olmalıyız. Bu süreçte yüksek risk taşıyan, hastalanan ve kayıplar veren sağlık çalışanları için Kovid-19’un meslek hastalığı sayılmasını desteklemeliyiz. Hem fiziksel hem de ruhsal açıdan çok yıpranan bu grubun işini kolaylaştırmalıyız. Bunun içinde kişisel korunma önlemlerine titizlikle uymalı, işe gitmek ve ihtiyaçları karşılamak dışında kalabalık ortamlara girmemeli ve sokaklarda dolaşmamalıyız. Toplumsal hareketliliğin kısıtlanmasını savunmalı, gönüllü karantina uygulamalıyız. Kovid-19 hastaların nefes alış verişi sırasında ortama salınan parçacıkların solunması ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu nedenle hastalığın sağlam kişilere bulaşma riski iç mekanlarda artar. Bu hastalığın bulaşma riski azaltmak için kapalı ve kalabalık ortamlara girmemeliyiz. Ama ben de bir çalışanım işyerine arkadaşlarım ile birlikte kişisel korunma önlemlerimizi alarak çalışıyoruz. Ellerimizi sık sık yıkıyor, maskeyi iplerinden tutarak ağzımızı ve burnumuzu tam kapatacak biçimde takıyoruz. Çenemize indirmiyor, üstüne elimizi değdirmiyoruz. Odalarımızı sık sık penceremizi camlarımızı açarak doğal olarak havalandırıyoruz. Klimaları virüs parçacıklarını uzak yerlere yaydığı için kullanmıyoruz. Bu zor günleri birlikte dayanışma içerisinde atlatacağız.”
Haber Merkezi