- Gündem
- 26.01.2026 10:27
Binlerce mühendis temelden sarsılacak
TBMM’de görüşülecek zemin ve temel etüt sürecinde değişiklik öngören yasa tasarısının 7 bin mühendisi işsiz bırakabileceğini belirten Koray Önalan, tasarı Meclis’ten geçerse söz konusu etütleri sermaye şirketlerinin yapacağını söyledi
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ
BERKAY ERDEN / ÖZEL HABER - Deprem gerçeği ile sürekli yüzleşmek zorunda kalan Türkiye’de binaların depreme dayanıklı şekilde yapılması için binanın yapım süreci teknik ve mevzuat olarak büyük önem arz ediyor. Bir binanın projelendirme aşamalarından biri olan zemin ve temel etütleri o binanın afetlere karşı dirençli olması konusunda son derece önemliyken, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan bir yasa tasarısı ile bu etütlerin yapılmasının tüzel kişiliklere devredilmek istenmesine Jeoloji Mühendisleri şiddetle karşı çıkıyor. İmar komisyonundan İktidar partisi milletvekillerinin oyları ile geçerek Genel Kurul’a iletilen Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Öngören Kanun Tasarısı’nın altına imza atan milletvekillerinin neyin altına imza attıklarını bilmediklerini söyleyen Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Koray Önalan, tasarının binlerce jeoloji mühendisini işsiz bırakabileceğini söyledi. Tasarı ile birlikte zemin ve temel etütlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na teminat yatıran kuruluşlarca yapılmasının öngörüldüğünü ifade eden Önalan, bu kuruluşların İzmir gibi metropollerde inşaat hızına yetişemeyeceğini ve sadece imza atan kuruluşlar haline geleceklerine dikkat çekti.

LİSANSLARI SERMAYE ŞİRKETLERİ ALACAK
Hazırlanan yasa tasarısıyla binaların projelendirmesi sürecinde zemin ve temel etütleri aşamasında değişikliğe gidilmeye çalışıldığını söyleyen Önalan, “Zemin ve Temel Etüt Kuruluşları” adlı yeni bir yapı oluşturulmak istendiğini belirtti. Bu kuruluşların teminat yatırarak bakanlıktan lisans alacağını ifade eden Önalan, “Tapu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Meclis İmar Komisyonu’na sevk edilen bir yasa tasarısı var. Bu tasarısının 21, 22, 23 ve 24’üncü maddeleri son derece tehlikeli. Bina ve bina türü yapılar yapılmadan önce zemin ve temel etütleri yapılır ve bu yapıların projelendirilmesinde 7 farklı meslek grubu görev alır. İnşaat, makine, elektrik mühendisleri ve mimarlar şu anda yapı denetim sisteminde görev alıyor. Aynı zamanda bu meslek grupları projelerde de görev alabiliyor. Bu zemin ve temel etütlerinin nasıl yapılacağı 2018 Deprem Yönetmeliği’nde tanımlanıyor ve kimler tarafından yapılacağı ise Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 57’nci maddesinde açıkça belirtiliyor. Veri raporlarını jeoloji ve jeofizik mühendisleri hazırlamakta, teknik raporları ise inşaat ve jeoloji mühendisleri birlikte vermektedir. Sistem şu anda bu şekilde işlemekte. Ancak yeni yasanın çıkmasıyla birlikte bakanlık yeni bir tanımlama gelecek. ‘Zemin ve temel etüt kuruluşları’ adı altında yeni bir yapı oluşturulacak ve bunlar sermaye şirketleri olacak. Yasada özetle şu ifade ediliyor: Bakanlıktan lisans alan ve bakanlığa teminat yatıran zemin ve temel etüt kuruluşları bu etütleri yapacak. Oysa Türkiye’de zemin ve temel etüt raporlarının yapılmasına ilişkin bir sorun yok. Nasıl yapılacağı, kimler tarafından yapılacağı tanımlanmış. Bizim yıllardır savunduğumuz temel nokta şu: Zemin ve temel etüt raporlarının, yapı denetim şirketlerinin projeleri denetlediği gibi denetlenmesi gerekmektedir” dedi.
MERKEZ VE TAŞRADA STANDARTLAR SAPABİLİR
Tasarının mevcut şekilde yürürlüğe girmesiyle İzmir gibi şehirlerin merkezinde yüksek bedelli etütler yapılacağını belirten Önalan, köy gibi yerlerde yapılacak küçük etütlere zemin ve temel etüt şirketlerinin gitmeyeceğini belirtti. Bu işlerin başka kişilere yaptırılmaya çalışılacağını dile getiren Önalan, “Eğer siz zemin ve temel etütlerini yapacak büyük sermaye şirketleri kurarsanız bu iş çıkmaza girer. Bunun nedeni şudur: İzmir’in metropol alanı içerisinde her yıl binlerce ruhsat kesiliyor. Ayrıca metropol alanı dışındaki mahallelerde, eski köylerde çok sayıda zemin ve temel etüt raporu hazırlanıyor. Zemin ve temel etüt kuruluşlarına bu iş verildiğinde metropol alanlarındaki yüksek bedelli etütler yapılacaktır ama köylerde ve mahallelerde yapılan küçük ölçekli etütlere bu kuruluşlar gitmeyecektir. Bu işleri başka kişilere yaptıracaklar, raporlar hazırlanacak, kendileri sadece imza atacaklar. Bu durumu son derece tehlikeli buluyoruz. Bu nedenle bu kanunun mutlaka geri çekilmesi ya da tadil edilmesi gerekmekte. Talebimiz şu: Zemin ve temel etüt kuruluşları tanımlanacaksa, bu kuruluşlar icracı olmamalı, denetleyici olmalı. Ayrıca bu maddeler geri çekilmeli, yapı denetim sisteminin içerisinde jeoloji mühendislerine alan açılmalı ve zemin ve temel etütleri yapı denetim sistemi kapsamında değerlendirilmeli” ifadelerini aktardı.
7 BİN MÜHENDİS İŞSİZ KALABİLİR
Yasaya göre kurulacak zemin ve temel etüt kuruluşlarının bakanlığa teminat yatırması gerektiğini ancak birçok meslektaşının bu teminatı yatıracak gücü bulunmadığını belirten Önalan, “Bakanlığa yatırılacak teminat miktarının ne kadar olduğu henüz bilinmiyor ancak bunun ciddi bir rakam olacağı açık. Çünkü zemin ve temel etütlerinin hatalı yapılması durumunda bu teminatların irat kaydedileceği de yasada yer almakta. Bu zemin ve temel etüt kuruluşlarının kimler tarafından kurulacağı da henüz net değil. Bu durumda, jeoloji mühendisleri açısından ciddi bir sorun ortaya çıkmaktadır. Türkiye genelinde oda kayıtlı yaklaşık 2 bin adet serbest jeoloji mühendisliği bürosu bulunmaktadır. Bu büroların yüzde 90’ı kapanma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Yaklaşık 7 bin jeoloji mühendisi çalışan işsiz kalma riskiyle karşı karşıya kalacaktır. İzmir’de bu işi yapan yaklaşık 200’e yakın meslektaşımız bulunuyor. Aydın’da yaklaşık 40 büro, Muğla’da da buna yakın sayıda büro var. Bu teminatları yatırabilecek meslektaş sayısı son derece az. Mesleğe yeni başlamış, borcu olan, yeni iş kurmuş, evlenmek üzere olan pek çok genç meslektaşımız var. Bu arkadaşlarımız, büyük sermayeli zemin ve temel etüt kuruluşlarının adeta işçisi konumuna düşecektir. Bunu son derece tehlikeli buluyoruz ve bu nedenle mücadele ediyoruz” diye konuştu.

YETERLİ PERSONEL YOK
Yasanın çıkması durumunda İzmir gibi büyükşehirlerde olacak zemin ve temel etüt kuruluşlarının mevcut inşaat hızına yetişemeyeceğini söyleyen Önalan, bu kuruluşların imza atan yapılar haline geleceğini vurguladı. Bakanlıkta ise bu kuruluşları denetlemeye yetecek personel bulunmadığına dikkat çeken Önalan, “Tasarı yasalaşırsa İzmir’in afetlere dayanıklı bir kent olması süreci de olumsuz etkilenecek. Bakanlık, İzmir’de kaç tane zemin ve temel etüt kuruluşu kurulacağına nüfus ve ruhsat sayısına göre karar verecek. Ancak bu kuruluşların mevcut inşaat yoğunluğunun altından kalkması mümkün değil. Bu durumda piyasadaki meslektaşlarımız bu işleri yapacak, zemin ve temel etüt kuruluşları ise sadece imza atan yapılar hâline gelecek. En büyük sorunlardan biri de şudur: İcracı kuruluşlar kurulduğunda bunları kim denetleyecek? Yasaya göre bakanlık denetleyecek ama Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüklerinde bu işleri denetleyecek yeterli sayıda personel yok. İnşaat sektörü çok hızlı ilerleyen bir sektör. Tasarı sonucu İnşaata başlanacağı zaman bakanlıktan denetim elemanı beklenecek, laboratuvarların organize olması beklenecek ama Türkiye genelinde bu kadar laboratuvarın bu şekilde organize olması mümkün değil. ‘Yönetmelikle düzelteceğiz’ deniliyor ancak nasıl düzeltileceğine dair bir bilgi yok. Bu yasa bu haliyle çıkarsa Türkiye’de bu alan tamamen kilitlenir” dedi.
NEYE İMZA ATILDIĞI BİLİNMİYOR
Söz konusu yasa tasarısının mevcut hali ile yürürlüğe girmemesi için TBMM’de temaslarda bulunduklarını açıklayan Önalan, komisyondaki muhalefet milletvekillerinin ret oyuna rağmen tasarının oy çokluğuyla komisyondan geçerek genel kurula iletildiğini dile getirdi. Tasarının altına imza atan milletvekillerinin tasarıyı tam olarak anlayamadıklarını dile getiren Önalan, açıklamalarını şu şekilde bitirdi: “Bu yasanın bu haliyle çıkmaması için Ankara’da da temaslarımız devam ediyor. Geçtiğimiz hafta genel başkanımızla birlikte komisyondaki milletvekilleriyle tek tek görüştük. Ne yazık ki tasarının altına imza atılmış ancak pek çok milletvekili neyin altına imza attığını bilmiyor. Biz bu süreci milletvekillerine anlatmaya ve aydınlatmaya çalıştık. Komisyonda yaklaşık 2 saat süren tartışmalar oldu. Muhalefet milletvekilleri bu maddelere ret oyu verdi ama iktidar milletvekillerinin oylarıyla yasa Genel Kurul’a sevk edildi. Bu konu bir iktidar-muhalefet meselesi değil, bu ülkenin gerçeği. Zaten ciddi bir işsizlik sorunu varken 6-7 bin meslektaşımızın daha işsiz kalmasına göz yummamız mümkün değil.”
Kaynak : HABER MERKEZİ