Meme kanseri teşhisi konulduğunda 38 yaşındaydı. Kemoterapi görüyordu ve kestirmeye kıyamadığı saçları dökülmüştü. Psikolojik yönden desteğe ihtiyacı vardı. Kendi gibi saçlarını kaybetmiş birçok kadının arasından, saçlarını savurarak geçen o psikologu gördü. “Bizi nasıl anlayabilir ki” diye düşündü ve yapmak istediği mesleğe daha sıkı sarıldı. Kanseri yendikten sonra yarım kalan hayalini tamamlamak için üniversite hayatına geri döndü. Psikoloji bölümünü bitirdi ve diplomasını eline aldı. Ailesiyle birlikte İzmir’de yaşayan 42 yaşındaki Özlem Yılmaz, şimdi hastalara gönüllü olarak psikolojik destek vermeye hazırlanıyor. Hastaların sevgi, şefkat ve anlaşılma sürecine, kemoterapiden daha çok ihtiyacı olduğunu söyleyen Yılmaz, “Kanserle birlikte geleceğime yön verdim diyebilirim; ne olmak, ne yapmak istediğime karar verdim. Benim bu konuda bir tecrübem var. ‘Ben başardım, sen de başarabilirsin’ sözünü duymaya ihtiyacı olan çok kadın var” diyor.

BENİ ANLAMASI MÜMKÜN DEĞİLDİ
Kanser tedavisi süresince zaman zaman umutsuzluğa düştüğü anlar olduğunu söyleyen Yılmaz, hafızasından bir türlü silemediği anısı şöyle anlattı: “36 yaşında üniversite sınavına girerek Eskişehir Anadolu Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nü kazandım. Bir yıl okudum, daha sonra kanser teşhisi konuldu ve kaydımı dondurmak zorunda kaldım. Hastanede yaşadığım ve unutamadığım bir psikolog tecrübemden sonra, ‘İyileşeceğim ve bu okul bitecek’ dedim. Tedavi gördüğümüz kemoterapi ünitesinde psikolojik destek de veriliyordu. Elinde defterle gezen bir psikolog vardı. Kemoterapi ünitesinde çalışan bir psikolog saçlarını kaybetmiş birçok kadının arasında saçlarını savura savura geziyordu. Onun beni anlaması mümkün değildi. Saç bir kadının imajı. O kaybı yaşamış birinin yanında ‘Kuaföre gittim’ denmesini bile doğru bulmuyorum. Çünkü bizim geçtiğimiz yol başka bir yol ve anlayış istiyor. O an bunu anladım ve bir karar verdim. Mezun olduktan sonra gönüllü olarak kanser tedavisi gören kadınlara bu zorlu süreçte psikolojik destek verecektim. Şimdi mezun oldum ve bunu yapmaya hazırlanıyorum.”

‘SEN DE BAŞARABİLİRSİN’ DİYECEK
Kanser tedavisinde uzmanların da her defasında vurguladığı iki unsur var: erken teşhis ve pozitif enerji. Yılmaz da, benzer vurguyu yapıyor ve ekliyor: “Şu an 5 yıllık ilaç tedavisi, korunma ve takip dönemindeyim. Kanser tedavisi gören tüm kadınlara bu süreçte psikolojik destek gerekiyor. Çünkü sadece bu süreçte yalnızca hastalıkla ve tıbbi müdahalelerle boğuşmuyorsunuz. Fiziksel anlamda da ciddi değişiklikler yaşıyorsunuz. Saç, uzuv ve kilo kaybı gibi. Bu süreçlerin aşılması için her kadının bir uzman desteği alması gerekiyor. Sevgi, şefkat ve anlaşılma sürecine kemoterapiden daha çok ihtiyacımız var. Zor ve yıpratıcı bir süreç. Hem ailelerin hem de hastaların psikolojik desteğe ihtiyaçları var. Sanırım kanserin benim hayatıma en büyük katkısı bu oldu. Kanserle birlikte geleceğime yön verdim diyebilirim; ne olmak, ne yapmak istediğimi belirledim. ‘Ben başardım, sen de başarabilirsin’ sözünü duymaya ihtiyacı olan çok kadın var.”

0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın