12 Ağustos 2026, Çarşamba 20:42
38°C İzmir

CHP'den 'çerçeve yasa' mesajı

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada 'çerçeve yasa' ile ilgili “Bunu bir pazarlık unsuru olarak değerlendirmedik. Yani bu yasayı ve bu yasanın çerçevesini, iç politikalarda parti menfaatleri açısından bir pazarlık unsuru olarak asla değerlendirmedik ve görmedik. Aynı tutumumuz devam ediyor. Elbette yasal süreç sona ermiş değil. Kanunun çıkmış olması, yasal sürecin sona erdiği anlamına gelmiyor. Çünkü kanun süreli bir kanun ve şarta bağlı bir kanun” dedi.

CHP'den 'çerçeve yasa' mesajı haberinin görseli
11 dk okuma süresi

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi.

Reel sektör firmalarının hiç olmadığı kadar risk altında olduğunu belirterek hükümeti uyaran Sarı, şunları söyledi:

- "Ülkenin en önemli gündemlerinden biri ekonomi. Ekonomiyle ilgili bir tarafta veriler açıklanıyor ve bu veriler aslında Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu duruma ilişkin bize birtakım tablolar sunuyor, fotoğraf çekiyor. Biz de bunları MYK gündemimizde değerlendirme fırsatı buluyoruz. Bu çerçevede bu haftanın en önemli verisi, aslında kendi içinde de çok büyük bir uyarı barındıran reel sektör döviz pozisyonu açığı.

"REEL SEKTÖR, ÇOK CİDDİ BİR DÖVİZ POZİSYON AÇIĞIYLA KARŞI KARŞIYADIR"

 Buradan hükümeti uyarmak istiyoruz: Reel sektör, finansal koşullar sebebiyle çok ciddi bir döviz pozisyon açığıyla karşı karşıyadır. Çok büyük bir kırılganlık içindedir, çok büyük bir risk altındadır. Uygulaya geldiğimiz program döviz kurunu baskıladığı için, döviz kuru olması gereken seviyelerde olmadığı için burada çok ciddi bir risk birikmektedir ve reel sektör firmalarının önümüzdeki dönemde, programda ortaya çıkan gevşemeye bağlı olarak, çok ciddi şekilde iflaslarla karşı karşıya kalacağını göreceğiz.

- REKLAM -

Reel sektör firmalarının iflası, finansal sektör firmalarının da kredi mekanizması üzerinden, yani bankaların da iflası anlamına gelecektir ya da bozuk kredilerinin sayısının artması anlamına gelecektir. Dolayısıyla, reel sektör firmaları hiç olmadığı kadar büyük bir risk altındadır. Türkiye'de üretim yapan, istihdam üreten bu firmalar çok büyük bir kırılganlıkla karşı karşıyadır. Buradan hükümeti uyarmak istiyoruz.

- Yanıbaşımızda beş yıldır devam eden bir savaş var. İşte Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş gibi. Ama her iki ülke de savaşın içinde olduğu hâlde enflasyonları yüzde 20'nin altında. Dolayısıyla, ‘Savaş olmasaydı, bizim buradaki enflasyonumuz, Türkiye'deki enflasyonumuz yüzde 20 olurdu’ söylemi gerçekten trajikomik bir söylem. Yani bunun bugün, ülkenin ekonomi politikalarını yöneten bir kurumun, hükümetin başkanı tarafından dile getirilmiş olması aynı zamanda çok büyük bir trajikomik durumu ifade ediyor. Aynı zamanda bir çeşit dalga geçmek gibi de algılanabilir.”

Sarı, MYK’da dış politikaya ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulunulduğunu ifade etti:

 "En önemli değerlendirme noktamız bizim Mekke ortak savunma anlaşmamız, yani 7 Ağustos'ta imzalanan savunma anlaşması oldu. Bu savunma anlaşmasına ilişkin fikirler, düşünceler, değerlendirmeler, riskler ve avantajlar masaya yatırıldı. Bildiğiniz üzere bu anlaşma, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasında, üç temel hat üzerinde, üç temel boyut üzerinde oluşturulmuş bir anlaşmaydı. NATO'nun 5. maddesine benzer bir kolektif caydırıcılık içeren, öte yandan ülkelerin savunma sanayisi ya da savunma alanındaki işbirliklerinin derinleştirilmesi hedefini ortaya koyan ve terör başta olmak üzere ülkeler açısından güvenliği tehdit eden unsurlara karşı bir savunma paktı.

- REKLAM -

Bu savunma paktının elbette olumlu yanları da var, olumsuz yanları da var. Üç önemli konu üzerine oturuyor. Aslında üç tane farklı bakış açısı var ya da daha doğrusu, üç farklı boyutu bir savunma paktı içinde bir araya getirme hedefi olduğu görülüyor. Bu, Türkiye Cumhuriyeti'nin savunma sanayisi alanındaki gelişmeleri, işte Suudi Arabistan'ın finansal gücü ve öte yandan nükleer silaha sahip olan tek Müslüman ülke olarak Pakistan'ın bu potansiyelini, bu gücünü bir araya getirerek bir ortak işbirliği, barış ve savunma işbirliği anlaşmasının imzalandığını görüyoruz.

EN AZINDAN KURULUŞ AŞAMASINDA BU EKSİKLİĞİ DİLE GETİRMEK LAZIM

Şimdi bu anlaşmayla ilgili tabii şöyle değerlendirmeler yapmak mümkün: Bir defa iki tane büyük gücün bu bölgede, yani Türkiye dışında iki tane büyük gücün, bir taraftan Mısır'ın, diğer taraftan İran'ın sistemin dışında bırakılmış olmasını biz büyük bir eksiklik olarak değerlendiriyoruz. Her iki ülke de bir taraftan kendi mezhepsel dağılımlarına da baktığımız zaman, yani hem Şia'nın hem Sünni mezhebinin önemli iki ülkesi olması bakımından, hem Orta Doğu'nun en önemli ülkelerinden biri olması bakımından, bölgenin istikrarı açısından da son derece önemli iki ülke olması bakımından buranın önemli bir eksiklik olduğunu değerlendiriyoruz. Elbette anlaşmanın içeriğine baktığımız zaman yeni üyelerin de bu anlaşmaya katılabileceğinden bahsediyor. Ama en azından kuruluş aşamasında bu eksikliği dile getirmek lazım.

- Bildiğiniz üzere Amerika Birleşik Devletleri Asya-Pasifik'e yönelerek, özellikle Çin'e yönelerek, daha farklı bölgelerde, Avrupa gibi, Orta Doğu gibi, Latin Amerika gibi diğer bazı bölgelerde kendi müttefiklerini sürecin içine koyarak kendi güvenlik yükünü bir miktar kendi üzerinden atmak gibi bir strateji izliyor. Kendi güvenlik bölgelerine baktığımız zaman Türkiye'nin bu konuda çok dikkatli olması gerekir. Kendi ulusal çıkarlarına uygun bağımsız dış politika açısından bu önemlidir. Türkiye kendi stratejik derinliğinde, derinliğinde varsıl kılacak, bu durumu var kılacak her türlü iş, işlem ve ilişki içine girebilir. Ancak bunu başka ülkelerin güvenlik yükünü alan bir çerçeveye dönüşme riski vardır. Bu riske de biz dikkat çekmek istiyoruz.

 Öte yandan uzun süreli, tarihsel ilişkimiz olan ve barışçı çok uzun bir dönemde sınırı paylaştığımız İran gibi bir devletin böyle bir anlaşma karşısında kendisinin çevrelendiği duygusunu hissetmiş olmasını da istemeyiz. Gerçi İran'ın resmi makamlarının bu konuda açıklamalarını bugün gördük. Dolayısıyla bunun kendileri için bir risk oluşturmadığını söylediler. Bu bizim açımızdan olumludur. Ancak yine de İran'a dikkat etmek gerekir. Öte yandan bu anlaşmanın Türkiye'nin taraf olmadığı bazı çatışma unsurlarının da tarafı hâline getirebilme riski vardır. Bu da son derece önemlidir. Özellikle NATO'nun 5. maddesine benzer bir kolektif savunma anlaşmalarının her zaman bu tür riskleri vardır. Özellikle Pakistan'la Hindistan arasında, Pakistan'la Afganistan arasında ya da Husilerle Suudi Arabistan arasında."

- REKLAM -

TBMM’de kabul edilen “Çerçeve Yasa”nın hayırlı olmasını dileyen Sarı, konuya ilişkin şunları söyledi:

"Bildiğiniz üzere bu haftanın en önemli konusu çerçeve yasaydı ve çerçeve yasa ile ilgili tartışmalar, bu yasanın bundan sonra ne gibi sonuçlarının olabileceğine ilişkin tartışmalar, hem medyada hem de partilerin yetkili kurullarında tartışılıyor. Biz de bu çerçevede çerçeve yasa ile ilgili düşüncelerimizi, fikirlerimizi ve bundan sonra olası konuları tartışma fırsatı bulduk. Öncelikle bu çerçevenin Türkiye'nin milli birliği, beraberliği ve kardeşliği açısından bu yasanın hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Bizim öteden beri bu yasanın konusunu teşkil eden sorunla ilgili yaklaşımımız bellidir, nettir.

"HİÇBİR ZAMAN BU SORUNU BİR PARTİ MESELESİ GİBİ GÖRMEDİK"

1989 yılından beri Türkiye, Cumhuriyet Halk Partisi'nin öncülü olan partilerin bu konuyla ilgili bugün bile dahi söylenmeye cesaret edilemeyen sözleri söylediklerini, bu konuyla ilgili yaklaşımları ve görüşleri paylaştıklarını hatırlatmak istiyoruz. Öte yandan bu konu gündeme geldiğinden beri, son iki yıldır da partimiz son derece yapıcı bir biçimde meselenin çözümü, terörün ortadan kaldırılması konusunda yapıcı bir çözüm, yapıcı bir tutum sergiledi. Hiçbir zaman bu sorunu bir parti meselesi gibi görmedik.

Yani biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunu partiler üstü bir mesele, bir kamuoyu anlayışı çerçevesinde bir devlet meselesi, bir memleket meselesi gibi gördük ve hiçbir zaman bunu iç politikaya malzeme etmeyi düşünmedik. Bunu bir pazarlık unsuru olarak değerlendirmedik. Yani bu yasayı ve bu yasanın çerçevesini, iç politikalarda parti menfaatleri açısından bir pazarlık unsuru olarak asla değerlendirmedik ve görmedik. Aynı tutumumuz devam ediyor. Elbette yasal süreç sona ermiş değil. Kanunun çıkmış olması, yasal sürecin sona erdiği anlamına gelmiyor. Çünkü kanun süreli bir kanun ve şarta bağlı bir kanun.

- REKLAM -

- Dolayısıyla ilgili şartların, hepinizin malumu olduğu üzere, silah bırakıldığının resmi organlar tarafından teyit edilmesi, Milli Güvenlik Kurulu tarafından bir rapora bağlanması, bunun Resmî Gazete'de yayımlanması ve ondan sonra başlayacak bir süre içerisinde bu yasanın geçici olanaklarından yararlanılmasının mümkün kalacağı bir çerçeve var önümüzde. Tamamlanmamış bir yasal süreç var henüz.

- Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak nasıl bu yasanın içinde yer aldıysak, iradesinin bir parçası olduysak, bu sürecin tamamlanması konusunda da yakından takip edeceğimizi kamuoyuna duyurmak istiyoruz. Titizlikle bu süreci takip edeceğiz. Bu yasa güzel bir başlangıç, bizim açımızdan güzel bir başlangıç; ancak bir son değil. Bu yasanın içeriğini, bu yasayla başlayan sürecin içeriğini daha da zenginleştirecek yaklaşımlardan yana olduğunu Cumhuriyet Halk Partisi'nin söylemek isteriz.

- Yani bu meseleyi sadece bir güvenlik ekseni meselesi içinde, devletin bekası meselesi içerisinde görmeden; tabii ki bunlar çok önemli ve bunları biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, kurucu parti olarak önemsiyoruz, çok özel ve önemli görüyoruz. Ama öte yandan bu sorunu ortaya çıkaran unsurları ortadan kaldıracak, ekonomik boyutuyla, kalkınma boyutuyla, sosyal boyutuyla ve kültürel boyutlarıyla zenginleştirilmesi gerektiğine de inanıyoruz.”

Kaynak: HABER MERKEZİ

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.