Çocukları okuldan korkutmayın

Uzman Psikolog Aslı Yıkgeç Şen, yeni eğitim yılı başlamadan önce aileleri, “Okullar açılıyor, artık büyüdün, ders çalışmalısın” gibi sözlerle çocukların üzerinde baskı kurmamaları için uyardı


  • Oluşturulma Tarihi : 17.09.2016 07:51
  • Güncelleme Tarihi : 17.09.2016 07:51
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Çocukları okuldan korkutmayın

E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER

Tatilin bitmesine sayılı günler kala birçok çocuk ve ailesi yavaş yavaş okula dönüş stresi yaşamaya başladı. Özellikle eğitime bu dönemde yeni başlayacak olan ilkokul öğrencileri ve aileleri daha stresli olabilir. Bu dönemde “Alışabilecek mi?, Korkar mı?, Okula gitmeyi reddeder mi?, Okula uyum sağlayabilecek mi?, Kendi başının çaresine bakabilecek mi?” gibi sorular sıklıkla ailelerin kaygılarını arttırabiliyor.

Çocuğa okul ve eğitimle ilgili baskı kurulmaması gerektiğini belirten Uzman Psikolog Aslı Yıkgeç Şen, “Okullar açılıyor, artık büyüdün, ders çalışmalısın gibi sözlerle çocukların üzerinde baskı kurmamaları gerekiyor. Ebeveynlerin bu tür sözleri, çocuğu okulun korkulu bir durum olduğu kanısına iter. Bu tarz yaklaşım çocuğun okulla ilgili olumsuz koşullanmasına neden olur. Bu da okuldaki başarıyı olumsuz yönde etkiler” dedi.

OKULA ALIŞAMAZSA UZMANA BAŞVURUN

Şen, okula başlamanın çocukların hayatındaki en önemli adımlardan biri olduğunu belirterek, bu uzun maraton için ebeveynlerin çocuklarını önceden hazırlamaları gerektiğini söyledi. Şen, küçük yaştaki çocukların okula yavaş yavaş alıştırılması gerektiğini vurgulayarak, “Mesela ilk bir hafta sadece yarım saat okula gitmesi gerekiyor. Anne bırakıp anne alacak bu çok önemli. İkinci hafta 1 saat sonra yarım gün şekilde bir uyum süreci yaratılmalı. Zaten çocuklar kademeli yapılınca alışıyor. Ama ilk günden bütün gün giderse özellikle 3 yaş civarı çocuklar çok zorlanır. Zaten tam günle kesinlikle başlatılmamalıdır. Çocuğa neden okula gittiği, ‘Okulda sen çok şey öğreneceksin, yeni arkadaşların olacak, sen orada mutlu olacaksın’ diye anlatılması lazım. Ancak kendi deneyimleyerek görmesi de önemli. Deneyimledikçe mutlu olursa okulunda, o zaman zaten çabuk alışacaktır. Ama alışamaz ve sorun yaşarsa zaten ya okulda ya aile içinde bir sıkıntı var demektir. Bu durumda da bir uzmana başvurulması gerekiyor” diye konuştu.

OKULA BAŞLAMADAN ÖNCE YAVAŞ YAVAŞ ALIŞTIRILMALI

Şen, çocuğu okula yeni başlayan anne-babalara okulun ilk günleri için şu önerilerde bulunuyor: “Çocukların çoğu anaokulu sürecinden geçtiği için buna hazırlıklı oluyorlar. Anaokulunda bazı günler ödevler veriliyor, yani bu sürece çok yabancı olmuyorlar. Bazı çocuklar ders çalışma konusunda aşırı tepki verebiliyor. Eğer çok tepkili bir çocuksa bol bol gezdirip, dışarı çıkartıp, oyun oynaması için fırsatlar yaratmak gerekiyor. Çocuğun alışkanlığı ne ise ona göre yavaş ve düzenli geçişler yapmak gerekiyor. Ayrılık kaygısı durumlarında son dakika bir şey yapmak zor. Bir iki günde bir şey yapılamaz. Çocuklar okula başlamadan önce yavaş yavaş hep buna alıştırmak gerekiyor. Eğer 6 yıl boyunca annesinden hiç ayrılmadıysa o zaman elbette çok zorlanacaktır. İlk zamanlar okula anne bırakıp anne alacak, alışana kadar servisi kullanmayacak. Çocuk, okul öncesinde ailesinden ayrı vakit geçirmesi için bir iki saatliğine bir tanıdığa bırakılabilir. Ama tabi bunları önceden planlamak lazım. Eğer çok korkuyor ve kaygılanıyorsa çocuğun bir danışmanlığa ihtiyacı var demektir. Tüm çocuklar okul sürecini, nasıl bir şey olduğunu biliyorlar. Aşırı bir tepki verilmesi çok beklediğimiz bir şey değil açıkçası” ifadelerini kullandı.

EVDEKİ İLETİŞİM ÇOK ÖNEMLİ

Evdeki aile ile çocuk arasındaki iletişimin önemine değinen Şen, korku ve tedirginlik uzun süre devam ederse zaman kaybetmeden psikolojik yardım istemek gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Çocukları okuldan korkutmamak lazım. Birinci sınıf oldun, artık büyüdün şeklinde sözler söylenmemeli. Çünkü çocuklar artık ödevleri olacağı ve oyuna daha az zaman harcayacaklarını düşünerek korkuyorlar. Çok fazla negatif yönleri ortaya çıkarmamak lazım. Okulla ve arkadaşlarıyla ilgili çocuğun yanında konuşmamak lazım. Çünkü çok etkileniyorlar ve içselleştiriyorlar bunu. Çocuk bu süreci kendi deneyimleyecek aileler de destek olacak dışarıdan.” Çocukların okula isteksiz gidiyorlarsa bunu davranışlarıyla yansıtacaklarını kaydeden Şen, “Bir çocuğun kreşe ya da ilkokula 1-1,5 ay içerisinde alışması gerekiyor. Eğer bu sağlanmadıysa, çocuk sürekli okuldan şikayet ediyorsa bir mutsuzluğu olabilir. Çoğu şeyi aileye söyleyemiyorlar. Bazı sıkıntıları olup aile ile paylaşamamış olabilir. Bunları da çocukla konuşmak lazım. ‘Ne olursa olsun bana söylemen lazım. Kötü bir şey de yapmış olabilirsin, ben hep senin yanındayım. Beraber bu sorunu çözeriz’ şeklinde… Uzun süre geçmesine rağmen çocuğun hala yoğun dikkat sorunları var ya da bir türlü okumaya geçemiyor, derse kanalize olmakta sıkıntı yaşıyorsa yine bir uzmandan yardım alınmalıdır” şeklinde konuştu.

 

Haber Merkezi