GÜNDEM

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan nüfus alarmı: 2026-2035 “Aile ve Nüfus 10 Yılı” olacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin demografik yapısındaki değişimlere dikkat çekerek aile kurumunun korunması için yeni bir seferberlik ilan etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldığı programda ailenin toplumun temel direği olduğunu vurgulayarak, aile yapısı sarsılan toplumların kan kaybedeceğini belirtti. Aileyi güçlendirme çabalarının bireyi önemsizleştirmek ya da kadını zayıflatmakla ilgisi olmadığını ifade eden Erdoğan, "Bu iddiaların absürtlüğü, gelecekte çabalarımızın doğruluğu anlaşıldığında çok daha net görülecek," dedi.

ERDOĞAN: RAKAMLAR TEDİRGİN EDİCİ

Türkiye'nin nüfus verilerine ilişkin çarpıcı istatistikler paylaşan Erdoğan, evlilik yaşının yükseldiğini ve boşanma oranlarının arttığını ifade etti. Nüfusun yenilenme eşiği olan 2,1 seviyesinin altına 2017'den itibaren inildiğini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti: Yaşlı Nüfus Artıyor: 2025 yılı itibarıyla yaşlı nüfus oranı yüzde1,1 seviyesine yükseldi. Kırsalda Kritik Eşik: Kırsal bölgelerde yaşayan yaşlı nüfusun sayısı, çocuk nüfusunu geride bıraktı. Gençlik Avantajı Kayboluyor: Türkiye hâlâ AB'den0 yaş daha genç olsa da, mevcut eğilim yarının risklerini şimdiden kapıya getirdi.

5 STRATEJİK ÖNCELİK BELİRLENDİ

Gelecek on yılı (2026-2035) "Aile ve Nüfus On Yılı" ilan eden Erdoğan, bu dönemde takip edilecek 5 temel stratejiyi şöyle sıraladı:

1.         Nesillerin Korunması: Aile kurumunun ve gelecek nesillerin her türlü tehdide karşı muhafaza edilmesi.

2.         Evliliğin Teşviki: Gençlerin yuva kurmasını kolaylaştıracak mekanizmaların güçlendirilmesi.

3.         Doğurganlık Hızının Artırılması: Nüfusun dinamizmini korumak için doğum oranlarının yükseltilmesi.

4.         Nitelikli Gençlik ve Yaşlı Refahı: Gençlerin donanımlı yetişmesi sağlanırken, yaşlıların yaşam kalitesinin artırılması.

5.         Kırsal Kalkınma: Nüfusun dengeli dağılımı için kırsal bölgelerin yerinde kalkındırılması.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu stratejik önceliklerin sadece bugünü değil, Türkiye'nin yüzyılını şekillendirecek hayati adımlar olduğunun altını çizdi.