Deniz kabuklarından sanat eseri üretiyor

2008 yılında torunu vesilesiyle deniz kabuğu toplamaya başlayan Hayati Yavuztürk, şimdi ise onlarla evini süsleyerek değişik objeler yaratıyor


  • Oluşturulma Tarihi : 15.08.2016 07:52
  • Güncelleme Tarihi : 15.08.2016 07:52
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Deniz kabuklarından sanat eseri üretiyor

ONURHAN ALPAGUT-ÖZEL HABER

Küçük yaşlarda iş hayatına atılan Hayati Yavuztürk, emekli olduktan sonra Çandarlı Şanlı Deniz Kooperatifi’nde bir ev satın almaya karar veriyor.

Emekliliğini torunlarıyla birlikte Çandarlı’daki evinde geçiren Yavuztürk, torununu oyalamak için deniz kabukları toplamaya başlıyor. 2008 yılında torunu sayesinde başlayan deniz kabuğu macerasını geliştirerek bir sanat eserine dönüştüren Yavuztürk, evini baştan sona deniz kabuklarıyla süslemeye devam ediyor.

HER ŞEY TESADÜF İLE BAŞLADI

Deniz kabuğu toplamak amacıyla her gün yüzlerce metre yüzdüğünü dile getiren Hayati Yavuztürk, "2008 yılında deniz kabuklarını toplamaya başladım. Torunlarım vesile oldu. Onların toplamış olduğu bir avuç midye kabuğu bu işin miladı oldu. Toplanan kabukları kaybetmek istemedim. Bir yere yapıştırma gereksinimi duydum. Sonrasında bu işi nasıl yapabileceğimi düşündüm. Çekomastik denilen malzeme ile bu midye kabuklarını evimin duvarlarına yapıştırmaya başladım. Elimdeki malzemeler bitince iş yarım kaldı. Başladığım işi bitirmek istedim. Sonrasında tekrar topladım. Orada deniz kabuklarından bir pano oluşturdum. İş hoşuma gitti. Boş duvara bakmaktansa, duvara deniz kabuklarını işlemek ve onlara bakmak daha cazip geldi. Midye kabuklarının azlığından dolayı bazı durumlarda arada taş kullanmak durumunda da kaldım. Bu da bir tesadüf oldu. Esere başka bir boyut kazandırdı. Her şey tesadüf oldu" dedi.

HER MATERYALİ DEĞERLENDİRİYOR

Bulduğu her materyali deniz kabuklarıyla süslediğini belirten Yavuztürk, "Öncelikle duvarı süsledim. Sonrasında ağaç dalları, lambalar ve arkası geldi. Süslediğim ağaç dallarının kırılganlığından dolayı tel üzerine işlemeye başladım. Teli kıvırmak epeyce vaktimi alıyordu. Kendime has bir teknik geliştirdim. Yaptığım dal üzerine işler tele döndü" diye konuştu.

ÇÖPE ATILACAK MALZEMEDEN SANAT ESERİ ÜRETİYOR

Boş deterjan kutuları, yoğurt kaplarını değerlendirdiğini söyleyen Yavuztük, "Bu tür malzemeler sürekli çöpe atılıyor. Kullanabileceğimi düşündüm. İşlemeye başladım. Bir nevi bu malzemeleri dönüştürmüş oldum. Sonuçta atık bir malzemeyi kullanılabilir bir hale getirdim" dedi.

"HER ŞEYİN BAŞI SABIR"

İşin püf noktasının sabırdan geçtiğini dile getiren Yavuztürk, "Her şeyin başı sabır. Biraz da görüş sahibi olmanız gerekiyor. Kolay bir iş değil. Denizden çıkarttığım her malzeme aynı boyutta değil. Bu malzemeleri ebatlarına göre ayırıyorum. Hangi malzemeyi nerede kullanacağımı kafamda tasarlıyorum. Elime aldığım bir malzemeyi nerede nasıl kullanacağımı biliyorum. Her zaman kafamda bir tasarım vardır. Yaptığım iş bana göre bir terapi. Kabuklarla uğraşırken zamanın nasıl geçtiğini bilmiyorum" dedi.

 

Haber Merkezi