Dijital obez misiniz?

Dijitalleşen dünyayla birlikte yeni hastalıklar da ortaya çıkıyor. Öğr. Gör. Ayşe Yalman, dijital obezitenin sebebi olarak bireylerin dijital ortamlarda; zihinsel, bedensel ve ruhsal sağlığını bozabilecek miktarda zihinlerine aşırı içerik yüklemesini gösteriyor


  • Oluşturulma Tarihi : 25.04.2023 03:28
  • Güncelleme Tarihi : 25.04.2023 03:33
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Dijital obez misiniz?

AYSELİN UZUN/ÖZEL HABER

Daha kolay sosyalleşmek, iletişim kurmak ve reklam yapmak gibi konularda en iyi araç olan sosyal medya, her geçen gün daha fazla zamanımızı almaya başladı. Bu durumun sonuçları olarak ise dijital hastalıklar doğuyor. Bu hastalıklardan biri de dijital obezite. Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğr. Gör. Ayşe Yalman, çağımızın hastalığı olan ‘dijital obezite’yi aşırı ve sağlıksız zihin şişmanlığı şeklinde tanımlıyor. 

Öğr. Gör. Ayşe Yalman obezite ve dijital obezitenin benzerliklerine değinerek “Dijital obezite aşırı ve sağlıksız zihin şişmanlığı olarak adlandırılıyor. Bireylerin dijital ortamlarda, zihinsel, bedensel ve ruhsal sağlığını bozabilecek miktarda zihne aşırı içerik ve bildirim yüklemesi olarak tanımlanır. Yeni medya bağımlılığı sonucu oluşan dijital obezite tıpkı obezite de olduğu gibi vücuda fazla girdi yapmayla ilgili. Yani nasıl ki obezite de vücuda yakabileceği ve kullanabileceğinden fazla kalori yüklemesi yapılıyor, dijital obezitede de zihne kullanabileceğinden fazla bilgi ve bildirim yüklemesi yapılıyor. Dijital obezitenin sosyal medya bağımlılığından daha korkunç tarafı ise bireylerin zihinsel olarak doyuma ulaşma noktasından uzaklaştırıyor” dedi.

HASTALIKLAR DA DİJİTALLEŞTİ

“Gündelik hayatta sosyal ağlar arasında sürekli geçiş yaparak söz konusu platform ve sosyal ağları çok yoğun bir şekilde kullanan, gün boyu vakitlerinin büyük bir bölümünü dijital aygıtları kullanarak geçiren ve internetin olmadığı ortamlarda kendini yoksun hisseden bireylerin yaşadığı dijital obezitedir. Kas iskelet eklem ağrıları, yorgunluk, uyku sorunları, psikolojik sorunlara yol açıyor. Ama onun da ötesinde asıl sorun şu ki; dijital obezite yeni birçok dijital hastalık ortaya çıkardı. Yani hastalıklar da dijitalleşti” diyen Ayşe Yalman, dünyamız gibi hastalıkların da dijitalleştiğine değindi.

SONU ÖLÜMLERE KADAR VARABİLİYOR

Yalman, dijital hastalıklar hakkında “Dijital obezite 5 gruba ayrılmaktadır. Bunlardan ilki Tıkınmalı İzleme, dizi ve filmleri dijital platformlarda süre anlayışı olmaksızın arka arkaya izleme ve tüm sezonlarını tüketmeye çalışma bağımlılığı. İkincisi hasta olduğunu düşünen birinin, hastalık belirtilerini internette arayarak kendine teşhis koyması durumudur. Bu hastalık ise Siberhondrik olarak tanımlanır. Siberhondrik’ye sahip kişiler genel olarak, kendilerine teşhis koyduktan sonra tedavisini de kendi planlar. Böylelikle de kişinin doktor kontrolü dışında, kendi iradeleriyle ilaç içmesi ölümlere sebebiyet verebiliyor. Diğer bir dijital hastalık olan Nomofobi ise ya telefonumla olan bağlantım kesilirse korkusudur. Örneğin şarjınızın durumunu gösteren pil simgesinin kırmızıya dönüştüğü anda yaşadığınız telaş, bu kaygı düzeyini sürekli tetikliyor. Sonuç olarak evden çıkamaz bireyler ortaya çıkıyor. Ego sörfü şeklinde adlandırılan dijital hastalık ise Instagram gibi sosyal medya mecralarına insanın kendi adını internette araması, profiline veya paylaştığı fotoğraflara uzun uzun bakmasına neden oluyor. Son olarak siber zorbalığın tetiklediği Dismorfofobi. Kendi gerçek bedenini efekt ile sürekli sürekli değiştirdikten sonra sosyal medyada paylaşması sonucu, artık kendini sosyal medyadaki hali ile özdeş tutup kendi bedenini beğenmeyip dijital medyadaki haline benzeme isteği ve bunun için sürekli olarak operasyon geçirmesidir” ifadelerini kullandı.

ACİLEN ÖNLEM ALINMALI

Dijital hastalıkların ciddiyetine ve tedavi şekline dikkat çeken Yalman “Dünya genelinde internet kullanıcısı sayısı 4,6 milyar tüm dünyada insanlar günlük yaklaşık 7 saatini internette geçiriyor. Daha çok genç bireyler yani 12-24 yaş aralığındakiler bu durumu yaşıyor. İnternette uzun süre vakit geçiren bu kişiler için acilen önlem alınmalı. Dijital obezitenin çözümü ise tıpkı gerçek obezitenin tedavisi gibi yemek yemeyi tamamen bırakmak değil, dengeli beslenme alışkanlığı kazanmaktır. Dijitali doğru miktarda ve yapıcı amaçlar için kullanmak. Yani iletişimciler olarak sosyal medya diyeti öneriyoruz. Sosyal medya diyetiyle, doğru zamanda doğru miktarda internet kullanılmalıdır” ifadelerine yer verdi.

Haber Merkezi