Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Nuri Azbar, kontrollü mühendislik yapıları içerisinde atıkların değerlendirilerek; ısı, enerji ve yakıta dönüştürülebileceğini söyledi. Prof.Dr. Azbar, biyomühendislik alanında yapılan çalışmalarla atıkların ciddi oranda dönüştürülebileceğinin altını çizerek, “Avrupa Birliği atıkları depolama sahalarından artık vazgeçti. Ama tabi biz onların standardını bir gecede yakalayamayız. 20-30 yıldır karbondioksitten daha tehlikeli olan bir gaz 20-30 yıldır atmosfere gelişigüzel olarak atılıyordu. Ancak şu anda bir değere dönüştü. Kontrollü mühendislik yapıları içinde hızlı bir şekilde atıklar biyogaza dönüştürülebiliyor. Buradaki dönüşümle hem ısı hem enerji hem de gübre açığa çıkıyor” dedi.

ALIŞKANLIĞI DEĞİŞTİRMELİYİZ
Sürdürülebilir akıllı şehirler içine akıllı enerji sistemlerinin de girmesi gerektiğini ifade eden Prof.Dr. Azbar, “Küresel bir hastalığımız olan kentleşme hastalığımız var. Kentler cazip ama son 4 bin yılda kent merkezlerinde ciddi yığılma var. 2050’de 4 bin yılda kurulan kentsel altyapının 30 yılda hazır hale getirilmesi gerekiyor. Bu bağlamda kentlerdeki atıklar artacak. Enerji, elektrik ve su talepleri artacak. Sürdürülebilirlik olarak kendi kendimize sorun yumakları yaratmış olacağız. Yaşam alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerekiyor. Atığa bakışımızı değiştirip düşük karbonlu ekonomiye geçmeliyiz. Yapılan her faaliyette karbon ayak izinin masaya yatırılmalıdır” diye konuştu.
DOĞADA VAR OLAN BİR ENERJİ
Biyoenerjinin, doğada biz istesek de istemesek de gerçekleşen biyolojik reaksiyonlar sonucunda ortaya çıktığına vurgu yapan Prof.Dr. Azbar, “Mühendislik yapıları içerisinde doğada aylar yıllar mertebesinde gerçekleşen reaksiyonları, günler mertebesinde hızlı bir şekilde gerçekleştirip çevre dostu biyoenerji üreten sistemler var. Türkiye yüzde 70’in üzerinde enerji bağımlılığı olan bir ülke. Artan sanayi ve artan konfor taleplerimizle beraber her evde en az 2-3 araba var. Eskiden 1000 kilowatt saat yıllık elektrik tüketimi günümüzde 3-5 bin kilowatt saatlere tırmandı. Her evde iklimlendirme sistemleri mevcut ve elektronik aletler ciddi safhada arttı” şeklinde konuştu.
ÇÖP VE ÇAMURLA ÇALIŞAN OTOBÜSLER
Türkiye’nin tarımsal olarak organik gübre konusunda ciddi sıkıntıları olduğuna dikkat çeken Prof.Dr. Azbar, “Tarımda çok fazla kimyasal gübre kullanıyoruz. Biyogaz avantajları ile önemli bir potansiyele sahiptir. Biyogazdan; sürdürülebilir elektrik, seralara ya da konutlara ısınma, biyoyakıt ve biyogübre elde edebilirsiniz. Biometan sürdürülebilir bir yakıttır. Toplu taşımacılıkta çöp ve çamuru kullanan otobüsler yapılıyor. Kendi çöpüyle çalışan otobüsler, çöp kamyonları yapılabilir. AB’de bunun uygulamaları var. Bu yüzden biyogaz tesislerini önerebiliriz. Kabaca bir hesap yaparsak; bir kişi yılda 500 kilo atık, ailecek 2 ton atık üretiyor. Yılda 40 milyon tona yakın ortalama bir atık çıkıyor. Bunun da yarısı yani 20 milyon tonu organik ancak biz bunları kullanmıyoruz” ifadelerini kullandı.
DOĞALGAZ İTHALATI SIFIRLANABİLİR
Zirai atıklar ise Türkiye’de 100-150 milyon tonu bulduğunu belirten Prof.Dr. Azbar, “Türkiye’de 17 milyon büyükbaş hayvan var. Bu hayvanlarda çıkan muazzam bir atık var. Türkiye genelinde 3 bin tesis kurabiliriz. Dünyada Almanya lider konumda. Almanya’da biyogaz tesisi kurulmamış bir toplu iğne başı kadar yer yok. Türkiye’de ise 40-50 adet var. Ama potansiyelimiz ise 3 bin civarında. Almanya’da 10-11 bin civarında biyogaz tesisleri var. Yani 1 kg atığı bile rastgele doğaya atmıyorlar. Tamamen geriye döndürüp sürdürülebilir tarımı destekliyorlar. Gözlerini Asya ve Türkiye’ye diktiler. Çünkü Almanya’da yer kalmadı. Türkiye’de 2011 yılında teşvikler geldi. 13.3 dolar/cent garanti veriyor, bu rakam Almanya’da 27 dolar/cent. 2020 yılında Türkiye’de bu teşvik bitiyor. Teşvik bu rakamda bitecek ama rakamların ne olacağı belli olmadığı için bu sene yatırımlar biraz askıda. Gözümüzün önündeki atıklara değer olarak bakacak olursak sadece tarımsal atıklar ile doğalgaz ithalatını sıfırlayabiliriz. 3 bin tesisin kurulumu ile 9 milyar Euro’luk bir ekonomik sirkülasyona sahip olunabilir” dedi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın