GÜNDEM

Doğum izni ve çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin düzenleme TBMM’de kabul edildi

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen kanun teklifiyle doğum izni süresi uzatılırken, 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yapılan düzenlemeler yasalaştı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, sosyal medya düzenlemeleri ve doğum izni sürelerini de kapsayan Sosyal Hizmetler Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik öngören teklif kabul edilerek yasalaştı.

Yeni yasa kapsamında Gelir Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidilerek, Darülaceze’ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak yardımları ile diğer bağışlar vergi istisnası kapsamına alındı.

DOĞUM İZNİ SÜRESİ 24 HAFTAYA YÜKSELDİ

Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle kadın memurların doğum sonrası ücretli izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarıldı. Böylece doğum öncesi 8 hafta ile birlikte toplam analık izni süresi 24 haftaya yükseldi. Sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu raporla belgeleyen kadın memurlar ise talep etmeleri halinde doğumdan önceki sürenin bir kısmını doğum sonrasına aktarabilecek. Ayrıca doğuma 8 hafta kalana kadar çalışabilecek olan memurlar, isterlerse doğumdan önceki son 2 haftaya kadar görevlerine devam edebilecek.

Düzenleme ile devlet memurlarının koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi de amaçlanıyor. Bu kapsamda, bir veya daha fazla çocuğa koruyucu aile olan memurlara, çocuğun teslim edilmesinden sonra talep etmeleri halinde 10 gün izin verilecek.

KORUYUCU AİLE MODELİNİN YAYGINLAŞMASI AMAÇLANIYOR

Öte yandan, 65 yaşını doldurmuş ihtiyaç sahibi vatandaşlara bağlanan aylıklara ilişkin düzenlemelerde de değişikliğe gidildi. Gerçeğe aykırı belgelerle aylık bağlandığının tespit edilmesi halinde, yapılan ödemeler yasal faiziyle birlikte geri tahsil edilecek ve ilgili kişiler hakkında ayrıca cezai işlem uygulanacak.

Sosyal Hizmetler Kanunu’na “İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi”, “Çocuk Evleri Sitesi”, “Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi”, “İhtisaslaşma”, “Sosyal ve Ekonomik Destek”, “Koruyucu Aile” ve “Merkezi İzleme Sistemi” gibi yeni tanımlar da eklendi.

Koruyucu aile modelinin yaygınlaştırılması amacıyla sosyal güvencesi bulunmayan ailelere yönelik önemli bir destek de getirildi. Buna göre, koruyucu aile sözleşmesi devam eden kişilerden, ay içinde 30 günden az çalışan ya da tam zamanlı çalışmayan eşlerin isteğe bağlı sigorta primleri devlet tarafından karşılanacak. Bu ödemeler, belirlenen alt kazanç sınırı üzerinden hesaplanarak aylık desteklere eklenecek. Ayrıca bu destek, eşin vefat etmesi durumunda da devam edecek.

ÇOCUKLARIN DESTEKLENEREK BÜYÜTÜLMESİNE YÖNELİK UYGULAMA

Sosyal Hizmetler Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, çocukların ailelerinin ya da yakın çevrelerinin yanında desteklenerek büyütülmesine yönelik uygulamaların güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, çocukların kurumsal bakım yerine aile ortamında desteklenmesi için koruyucu ve önleyici sosyal hizmetlerin yaygınlaştırılması öngörülüyor. Gerekli durumlarda ise bölgesel koşullar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanabilecek.

Yeni düzenlemeye göre sosyal ve ekonomik destek ödemeleri süreli ya da geçici olarak verilebilecek. Bu ödemelerin üst sınırı, en yüksek devlet memuru aylığını (ek gösterge dahil) aşamayacak şekilde belirlenecek. Destek miktarı, çocuğun yaşına ve eğitim durumuna göre hesaplanacak. Süreli yardımlar en fazla 2 yıl boyunca verilebilecek, geçici yardımlar ise yılda en çok 2 defa sağlanabilecek ve belirlenen tutarın üç katına kadar çıkabilecek. Aynı aile içinde en fazla iki kişi bu destekten yararlanabilecek.

Söz konusu destekler, genel kural olarak çocuğun 18 yaşına kadar devam edecek. Ancak korunma kararı sona eren ya da reşit olduktan sonra kesintisiz şekilde yükseköğrenime devam eden gençler, 25 yaşını doldurana kadar bu imkândan faydalanabilecek.

Desteklerin kimlere verileceği, ödeme miktarları ve sürelerine ilişkin tüm ayrıntılar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. Ayrıca haksız şekilde destekten yararlandığı tespit edilen kişilerden yapılan ödemeler yasal faiziyle birlikte geri alınacak.

Düzenleme kapsamında, kapatılmasına karar verilen yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında hizmetin aksamaması için gerekli durumlarda tüm idari ve operasyonel süreçlerin valilikler tarafından yürütülmesi sağlanacak. Bu süreçte, yeni yerleştirme yapılana kadar kişilere en fazla 6 ay süreyle hizmet sunulmaya devam edilebilecek ve bakanlığa bağlı personel geçici olarak görevlendirilebilecek.

Öte yandan, özel veya tüzel kişilere ait sosyal hizmet kuruluşlarının yöneticileri hakkında ciddi iddialar içeren adli bir soruşturma açılması halinde, yargılama sonuçlanana kadar valiliklerce gerekli tedbirlerin uygulanabilmesinin önü açılıyor.

DEVLET KORUMASI ALTINDA YETİŞEN GENÇLERİN İSTİHDAMINA YÖNELİK DÜZENLEME

Devlet koruması altında yetişen gençlerin istihdamına yönelik yeni düzenleme ile, bu kişilerin kamu ve özel sektörde işe yerleştirilme süreçleri daha net ve ölçülebilir kriterlere bağlanıyor.

Buna göre, istihdam hakkından yararlanabilmek için kişinin hakkında korunma ya da bakım tedbiri kararı bulunması, en az 5 yıl boyunca kuruluş bakımı ya da koruyucu aile hizmetlerinden fiilen yararlanmış olması ve reşit olduğu tarihte de bu hizmetten kesintisiz şekilde faydalanmaya devam ediyor olması şart koşuluyor. Ayrıca Türk vatandaşı olmak, 14 yaşından itibaren kurumdan ya da koruyucu aile yanından uzun süreli izinsiz ayrılmamış olmak, en az ortaöğretim mezunu bulunmak ve 18 yaşını doldurduktan sonra 5 yıl içinde başvuru yaparak 30 yaşını geçmemiş olmak gibi kriterler de aranacak.

Belirlenen şartları taşıyan hak sahiplerinin kamu kurumlarına yerleştirilmesi için, kurumların dolu kadro ve pozisyonlarının toplamının binde biri oranında kontenjan ayrılması zorunlu hale getiriliyor. Kadro sayısı binden az olan kurumlar ise talep edilmesi halinde bu kapsamda personel alabilecek. Yerleştirmeler, merkezi sınav sonuçları esas alınarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda yapılacak.

Öğretmenlik alanında ise Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen ilgili yükseköğretim programlarından mezun olanların atamaları, Öğretmenlik Mesleği Kanunu çerçevesinde gerçekleştirilecek. Bazı durumlarda ise farklı kadrolara yönlendirme yapılabilecek.

Hak sahipleri bu istihdam hakkından yalnızca bir kez yararlanabilecek. Ataması yapılan ya da herhangi bir şekilde kamuya yerleşen kişiler bu haklarını kullanmış sayılacak ve tekrar başvuru yapamayacak.

Kamu kurumlarının yerleştirme ve istihdam süreçlerine ilişkin tüm bilgiler Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ilgili veri sistemlerine düzenli olarak bildirilecek. Ayrıca kurumlar, kadro planlamalarını da bu bakanlığa iletmekle yükümlü olacak.

Öte yandan, bu kapsamda özel sektörde istihdam edilen gençler için önemli bir teşvik de getiriliyor. İşverenler tarafından ödenmesi gereken sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası primlerinin, sigortalının işe giriş tarihinden itibaren 5 yıl boyunca Hazine tarafından karşılanması öngörülüyor.

Tüm bu süreçlerin takibi, kontenjan belirleme ve yerleştirme işlemlerine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi yetkisi ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına veriliyor.

YATILI SOSYAL HİZMET KURULUŞLARINA KAMERA SİSTEMİ KURULACAK

Kanunda yapılan değişiklikle, anayasal ilkeler gözetilerek, yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan sosyal hizmet kalitesinin artırılması, bireylerin ve kuruluşların güvenliğinin sağlanması, bireylerin iyi olma halinin temini, acil durumlara hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edilmesi ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla yazılım destekli kamera sistemleri kurulacak.

Yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmetlerin kalite ve verimliliğinin artırılması, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarının tespit edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve acil durumlarda erken müdahalenin sağlanması amacıyla Merkezi İzleme Sistemi'ne bağlı yazılım destekli kamera sistemlerinden yararlanılacak.

Bu çerçevede elde edilecek kişisel veriler adli veya idari soruşturmaya esas teşkil etmemesi halinde, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuatında gösterilen usul çerçevesinde, kayıt tarihinden 2 yıl geçtikten sonra silinecek. Bu veriler mahkeme kararı olmaksızın hiçbir kurum, kuruluş veya kişi ile paylaşılamayacak. Ancak kamu hizmetlerinin kalite ve verimliliğinin artırılması ile plan ve politika geliştirilebilmesi amacıyla bu verilerden anonim hale getirilmek suretiyle yararlanılabilecek.

(Alındığı Kaynak: Dünya Gazetesi)