GÜNDEM

İBB yolsuzluk davasında duruşma ertelendi

İBB’ye yönelik yolsuzluk davasında, aralarında görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 414 sanık, duruşmanın yedinci haftasında hakim karşısına çıktı. Duruşma 27 Nisan Pazartesi gününe ertelendi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden alınarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturması sonuçlandı. 11 Kasım 2025’te hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, İmamoğlu “örgüt lideri” olarak tanımlandı. Belgede; örgüt kurma, rüşvet, kara para aklama, kamu kurumlarını dolandırma, kişisel verilerin izinsiz kaydı ve paylaşımı, delil gizleme, haberleşmeyi engelleme, kamu malına zarar verme, halkı yanıltıcı bilgi yayma, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, çevreyi kirletme, vergi ve orman kanununa aykırılık ile maden kanununa muhalefet gibi suçlamalar yer aldı. Savcılık, toplam 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.

Davanın ilk duruşması 9 Mart Pazartesi günü yapıldı. O tarihten bu yana 35 sanığın savunması alındı. Haftada dört gün süren duruşmalarda, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Silivri’deki Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi’nde 26’ncı oturumu gerçekleştirildi. Mahkeme başkanı, oturumların gece 22.00’ye kadar sürebileceğini açıkladı.

18 SANIK HAKKINDA TAHLİYE KARARI

Mahkeme heyeti, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş. çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli’nin tahliyesine karar verdi.

‘KAPATILMAMIZIN GERÇEK SEBEBİ NE?’

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu bulunan avukatı Mehmet Pehlivan savunmasında, "10 aydır yüksek güvenlikli bir hapishanede kapatılmış durumdayım. Bizim durumumuza tutukluluk denemez kapatılma denilebilir. Vekaleti üstlendiğimde, yani İmamoğlu’nun avukatı olduğumda, kendisi zaten hasım bellenmişti. Ben, mesleki tecrübe ve yeteneklerimi, ülkemizde her zaman gururla anılması gereken aktif ve etkili avukatlık geleneğini sahiplenerek kullandım. İşimi iyi yaptım. İyi yaptığım için hedef gösterileceğimi de biliyordum. Bu öngörüyle müvekkilimi temsil etmeye devam etmek benim için bilinçli bir tercihti. O andan itibaren yaptığım tek şey, aktif ve etkili bir avukatlık faaliyetidir. Hukuk fakültelerinin daha başında öğretilen bir bilgidir. Dosyaya giren her delil, delil değildir. Öyle ki; Anayasa bile 'Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez' der. Bu yolla delil ve bulgu ayrımı yapar. Normalde bir tutukluluk tedbiri için delil gerekir. Fakat öyle bazı davalar vardır ki, oralarda delile ihtiyaç çoktur. Yalnızca bir bahane gerekir. Madem tarihe not düşüyoruz, madem buradayız; sözlük anlamıyla aktarıyorum. Bahane, birşeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep anlamına gelir. Kapatılmamızın gerçek sebebi ne. Benim kapatılmamın da, bu salonda bulunan herkesin de kapatılmasının gerçek sebebinin ne olduğunu milyonlar biliyor." ifadelerini kullandı.

TARTIŞMA YAŞANDI

Mehmet Pehlivan ile Mahkeme Başkanı arasında kısa süreli tartışma yaşandı. Mahkeme Başkanı, İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan savunma yaparken, "Heyetle ilgili olumsuz bir algı oluşturdunuz" dedi. Salondaki sanık avukatlarından, Pehlivan’ın savunmasının bölündüğü yönünde itirazlar gelirken, Mahkeme Başkanı "Burada herkes Mehmet Pehlivan’ın avukatı mı?" diye seslendi. Sanık avukatları ise "Evet" diye karşılık verdi. Mehmet Pehlivan, Mahkeme Başkanı’na, "Benim söylediğim bir söz üzerine düzeltme hususunda bulundunuz. Bunu anlıyorum. Heyetinize söylediğim husus şu; bunu nasıl yaptığınızı anlamıyorum. UYAP’a düşmediği sürece biz dilekçeyi bilemeyiz" diye konuştu.

Mahkeme Başkanı ise etkin pişmanlıktan yararlanan tutuklu sanık Adem Soytekin’e söz verdi. Sanık Adem Soytekin, "Duruşmanın başladığı günden bugüne kadar etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiğim için hep ayrı tutuluyorum ve ayrı araçta getiriliyorum. Dönem dönem araca binerken, taşıma araçlarında laf atmalar yaşanıyordu. Çok umursamıyordum ancak rahatsız edici boyuta gelince ben de bunu bir dilekçeyle anlatmak istedim. Duruşmada hemen önümde Murat Kapki oturuyordu. Murat Kapki, 'Biz bu yargılamanın filmini çekeceğiz. Sen de kendi rolünü oynar mısın' dedi. Ben de 'Hayır, ben rol falan oynamıyorum' dedim" ifadelerini kullandı.

DURUŞMA ERTELENDİ

Duruşma sanık savunmalarının alınması ile 27 Nisan Pazartesi günü saat 10.00'da görülmeye devam edecek.