Düşük enflasyon denetimden etkili

TükoDer İzmir Şube Başkanı Binici, yüksek enflasyon nedeniyle düşen alım gücünün hileli gıda üretimini arttırdığını iddia ederek yapılan gıda denetimleriyle bataklığın kurutulamayacağını söyledi 


  • Oluşturulma Tarihi : 04.01.2024 09:03
  • Güncelleme Tarihi : 04.01.2024 06:03
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Düşük enflasyon denetimden etkili

TUNAY AFYON/ÖZEL HABER

Tüketiciyi Koruma Derneği (TükoDer) İzmir Şube Başkanı Kurtuluş Binici, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın, “2023 yılında ülke çapında gıda üretim ve satış yerlerine yapılan 1 milyon 300 bin kontrolde 17 bin 652 adet uygunsuz işlem tespit ettik ve 535 milyon TL idari para cezası kesildi” açıklamasına ilişkin değerlendirmede bulundu. Denetimlerin daha çok tağşiş edilmiş, içeriği ile oynanmış ürünlere yönelik yapıldığını söyleyen Binici, bu ürünlerin üretiminde polisiye tedbirlerle mücadele etmenin çok zor olduğunu ifade etti. 

ENFLASYONLA MÜCADELE VURGUSU

Türkiye’de toplumun büyük kesiminin asgari ücretle geçindiğini hatırlatan Binici, “Geçimin asgari ücretle olduğu ortamda peynirin kilosu 250 TL. Evinize peynir, tereyağı gibi ürünleri almak istediğiniz zaman mecburen içeriği ile oynanmış ürünleri almak zorunda kalıyorsunuz. Tüketici, gerçek bir tereyağı, zeytinyağı olmadığını bile bile o ürünleri satın alıyor. Bu uygulamalarla bataklığı kurutmak mümkün değil. Bunun çaresi, enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarını sağlamak” dedi. Binici, düşük enflasyon ortamında fiyatları takip etme ve daha kaliteli ürünlere yönelebilmenin mümkün olduğunu belirterek “Düşük enflasyon ortamı, otokontrolü de beraberinde getirir” diye konuştu.

YEREL YÖNETİME ÇAĞRI

TükoDer olarak son zamanlarda kira ile ilgili ihbar ve şikayetler aldıklarını kaydeden Binici, “Yapılabilecekler çok sınırlı. Fahiş fiyat artışları ile ilgili gelen şikayetleri biz Ticaret Bakanlığı’na yönlendiriyoruz. İtlaf konusu, asli konumuz tüketicinin satıcı ile karşılaştığı sorunlarda tüketici hakem heyetleri aracılığı ile itlafın çözümünü sağlamak, bu konuda katkıda bulunmak gibi faaliyetlerimizin yerini, fiyatlarla ve artan hayat pahalılığı ile ilgili bu tür şikayetler alıyor. Bu çerçevede de sadece yönlendirme yapabiliyoruz, basına aksettirebiliyoruz” ifadelerini kullandı. 

İçeriği değiştirilmiş ve tağşiş edilmiş ürün şikâyetlerinin de sıkça geldiğini aktaran Binici, “Onların ardından işletmelerde hijyen konularıyla ilgili şikayetler geliyor. İşletmeler, maliyetler yükseldiğinde hijyen konusunda taviz veriyor. Bu konuda da satın aldığımız ürünlerde kötü durumlarla karşılaşıyoruz. Temizlik es geçiliyor ve üzerinde durulmuyor. Buna ilişkin gelen şikayetleri belediyelerle merkezi idareye bildirdiğimizde de denetimler yapılıyor. Yerel yönetimlerden en büyük beklentimiz, tüketici haklarının bizim kendi imkanlarımızın dışında ulaşım araçlarının kullanılması, seminerlerin düzenlenmesi gibi halkın bilinçlenmesi konusunda yerel yönetim desteğinin verilmesi” diye konuştu.

DAVALAR 6-7 AYDA SONUÇLANIYOR

Binici, gıda ihlalleriyle karşılaşılması durumunda vatandaşların tüketici hakları konusunda ilçe tüketici hakem heyetine başvuruda bulunabileceğini belirtti. Hakem heyetlerinde en çok tüketici örgütünün üyesi bulunduğunu ifade eden Binici, “Baro, kaymakamlık ve sektör temsilcileri bulunuyor. Hakem heyetlerinde, şikayetlerin oraya yönlendirilmesi dosyaların işleme alınıp kısa sürede sonuçlandırılması için çabalarımız oluyor” dedi. 

Kaymakamlık nezdinde girişimleri olduğunu da aktaran Binici, “Geciken adalet, adalet değildir anlayışına göre, şikayetin kısa sürede sonuçlanması gerekiyor. Tüketici mahkemelerinde davalar ortalama 6-7 ayda sonuçlanıyor. Hakem heyetlerinin rakamsal sınırı 100 bin TL’ye yükseldi. 100 bin TL’ye kadar olan itlaflar, ilçe ve il hakem heyetlerinde görülecek” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

Yazarımız Kim ?

HABER MERKEZİ