Sayfa Yükleniyor...
Dünyayı etkisi altına alan küresel iklim krizine dikkat çeken EGD, İzmir’de Küresel Isınma Kurultayı düzenledi. Birçok uzmanın katıldığı kurultayda, küresel iklim krizi sadece geleceği değil, günümüzü de ciddi şekilde etkilediğinin altı çizildi
NURETTİN BAKİ
Türkiye çapında sekiz yüzü aşkın üyesi olan Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD), pandemi sonrasında yakıcı bir sorun olduğu gerçeğinin herkes tarafından kabul edildiği iklim krizini Küresel Isınma Kurultayı’nda İzmir Havagazı Fabrikası’nda gündemine aldı. Dernek, kamuoyunda farkındalık oluşturmak amacıyla bu yıl 15’incisini hibrit olarak yapılan Küresel Isınma Kurultayı’nı “Pandeminin Küresel Isınmaya Etkileri ve Derinleşen İklim Krizi” başlığı ile HİBRİT şeklinde gerçekleştirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri ile gerçekleştirilen etkinlikte küresel iklimle ilgili birçok uzman konuşmacı olarak yer adlı. Küresel iklim krizi için acilen harekete geçilmesi gerektiğinin altı çizildi.
MEDYA ÜZERİNE DÜŞENİ YAPIYOR!
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Celal Toprak, medyanın üzerine düşen sorumluluğu başarılı bir şekilde hayata geçirdiğini belirterek, şunları söyledi: “Kürsel iklim krizi hepimizi tedirgin etmeye devam ediyor. Bizler medya olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Kürsel iklim krize dikkat çekmek için çeşitli etkinlikler yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Bu sorun sadece bir kurum ya da kişinin değil hepimizin, insanlığın bir sorunu ve bu sorunu hep beraber çözmemiz, mücadele etmemiz gerekiyor. Biz gazeteciler olara üzerimize düşeni yapıyoruz.”
GÜNÜMÜZÜ TEHDİT ETMEYE BAŞLADI!
Küresel ilklim krizinin sadece geleceği değil günümüz dünyasını da ciddi şekilde tehdit etmeye başladığını belirten TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Hedefler için İş Dünyası Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Ünlütürk, “Küresel iklim krizi sadece gelecek kuşaklar için değil günümüzü de ciddi şekilde etkilemeye başladı. EGD sadece ekonomiyi değil, kürsel ikilim krizi ve dünyayı ilgilendiren sorunlarla da ilgileniyor. Sadece 10 yıl önce bazı duyarlı politikacılar iklim krizi gelecek nesiler adına konuşuyordu ama bu sorunlar şu an bizleri derinden etkiledi, etkilemeye devam ediyor. Küresel iklim krizi bugün çevre felaketi gibi görünüyor olsa da yarın ekonomik sorunlar olarak önümüze gelecek” dedi.
2050’DE 3 DÜNYA LAZIM OLACAK!
İnsanların geçmişte olduğu gibi günümüzde de aynı şekilde tüketime devam etmesi durumunda mevcut dünyanın insanlığa yetmeyeceğini söyleyen Ünlütürk, “2015 yılında dünya liderleri Birleşmiş Milletler (BM) çatsı altında çok önemli 17 mesaj verdi. Bu mesajlar birçok konuyu kapsıyor. Bu mesajların içinde en çok dikkat çeken konu ise çevre felaketi. Çok önemli bir konuya değinmek istiyorum. Bugüne kadar olduğu gibi insanlık olarak tüketmeye devam edersek 2050 yılında bize üç tane dünya lazım olacak. Bu yüzden tüketim alışkanlıklarımızı acilen değiştirmemiz gerekiyor. Tüm politikaların iklim krizi ekseninde hayata geçirmemiz gerektiğine inanıyoruz. İş dünyası olarak en fazla sorumluk bizde olduğunu biliyoruz. Bu kasamda iş dünyası olarak üzerimize düşmesi gerekenleri hayata geçirirsek kürsel iklim krizi konusunda istenilen noktaya gelebiliriz. AB Yeşil uyum programını bizler de oda noktamıza almalıyız. Ayrıca iş dünyası olarak Türkiye İklim Kanunu’nu ve Paris Anlaşması’nı savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
ACİLEN HAREKETE GEÇMELİYİZ!
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı ve İş dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Dildar Edin de “Kürsel iklim krizi hepimiz için en acil konu. İnsanlık iklim krizi ile baş etmeyi başaramadığı sürece karanlık bir gelecek bizleri bekliyor. Doğanın kendi gücüyle kendini yenilemesini beklersek çok zor bir süreç yaşayacağımızı şimdiden söyleyebiliriz. Marmara Deniz’indeki müsilaj bu yaşadığımız korkunun ne denli büyük olduğunu gösteriyor. Bilinçli bir nesil yetiştirirsek iklim krizini daha hızlı ve başarılı bir şekilde çözeceğimize inanıyorum. Problemler ortaya çıkmadan hareket etmeli, önlemler almalıyız. 5 sene önce alınması gereken önlemlerin alınmamasının sonuçlarını yaşıyoruz. Marmara Denizi’nde yaşanılan problemlerin diğer denizlerimizde yaşanmaması için acilen harekete geçmeliyiz” ifadelerine yer verdi.
Haber Merkezi