Ege Ekonomik Forumu başladı

Bu yıl ilk kez online olarak gerçekleştirilen 4. Ege Ekonomik Forumu’nda konuşan İzmir’in iş ve siyaset temsilcileri, birbirinde önemli mesajlar verdi. “Ege Bölgesi Türkiye’nin lokomotifi” vurgusu yapıldı


  • Oluşturulma Tarihi : 30.11.2020 11:30
  • Güncelleme Tarihi : 30.11.2020 11:30
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Ege Ekonomik Forumu başladı

NURETTİN BAKİ

Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) ve Özgencil Grup işbirliği ile bu yıl 4’üncüsü gerçekleştirilen Ege Ekonomik Forumu, “Dönüşümün İçindeyiz” teması ilk defa online olarak düzenleniyor. 5 gün boyunca 10 oturum halinde sürecek Ege Ekonomik Forumu’n açılış konuşmalarını; Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, EGEV Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Susam, İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve kentin önde gelen kurum STK’ların temsilcilerin katılımıyla gerçekleştirildi. “Tarım ve Gıda Sistemlerinin Yeniden Tasarlanması” oturumunun açılışında konuşan Bakan Pakdemirli, geleceğin tarımı vurgusu yaparken, Dijital Tarım Pazarı (DİTAP)’na yoğun ilgilerinden dolayı Egeli üreticilere teşekkür etti.

GELECEĞİN TARIMINI PLANLIYORUZ!

Pandemiyle birlikte tarım ve gıdanın öneminin bir kez daha ortaya çıktığını belirten Bakan Pakdemirli, bakanlık olarak geleceğin tarımını planladıklarını dile getirdi. Bakan Pakdemirli, “Tarım ve gıda hepimiz için vazgeçilmezdir. Bunu, bütün dünyayı etkileyen pandemi sürecinde daha net bir şekilde gördük. Yerli üretim ve kendine yeterlilik ile bağımsızlık kavramlarını ortaya çıkardı. Hepimizin bildiği üzere suyun yüzde 70’inden fazlası tarım sulamasında kullanılıyor. Bu nedenle su kaynaklarını etkin ve tasarruflu kullanmak için tarım ve su verimliliğini sağlamak zorundayız. Dünyadaki gıdanın yüzde 80’ni aile çiftlikleri tarafından üretiliyor. Buradan hareketle gıda üretiminde gelecekte de aile işletmeciliği ilk sırada yer alacaktır, diyebiliriz. Bütün bu konularda tarımda geleceğin kodlarını barındırıyor. Bizler de bakanlık olarak bu konularda ve daha fazlasını düşünerek planlamalarımızı yapıyor, projelerimizi hayata geçiriyoruz” şeklinde konuştu.

DİTAP’A EN BÜYÜK KATKI EGE’DEN

DİTAP’a en büyük katkıyı yüzde 38 ile Ege illerinden geldiğini ifade eden Bakan Pakdemirli, “Nisan ayında uygulamaya koydukları DİTAP ile ilgili de açıklamalarda bulunan Bakan Pakdemirli, “Bu yıl Nisan ayında (DİTAP)’ı hayata geçirdik. DİTAP, sözleşmeli üretim, fiyat istikrarı, kooperatifçilik gibi çok sayıda unsur içeren önemli bir proje. Bugüne kadar DİTAP ile 150 milyon TL’lik işlem hacmi gerçekleştirdik. Şu anda sistemde 148 binin üzerinde kayıtlı alıcı ve satıcı bulunmaktadır. DİTAP’ın gelişmesinde Ege illerimizin büyük bir katkısı var. DİTAP’a kayıtlı kullanıcıların yüzde 38’i Ege illerindendir. Şu ana kadar DİTAP üzerinde n en fazla işlem hacmine göre ilk 10 il içerisinde İzmir, Manisa, Muğla ve Denizli olmak üzere 4 il Ege Bölgesi’nde bulunuyor. Bu bağlamda Egeli üreticilere teşekkür ediyorum, sistemin gelişmesi için katkılarınızın devamlılığını diliyorum. Sistemi çok daha kolay anlaşılır hale getirme çalışmalarımız da devam edecek” diye konuştu.

TÜRKİYE’NİN LOKOMOTİFİYİZ!

EGEV Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Susam, “Ege genç nüfusuyla, bilgi ve teknoloji merkezlerinin elinde bulundurduğu güçlerle çok önemli bir noktadadır. 10 ilde 56 Organize Sanayi Bölgesi,  92 tane küçük sanayi sitesi, tarıma dayalı organize sanayi siteleri, 3 serbest bölge ve 8 bin 500 yıllık tarihi, tarımı, yenilenebilir enerji kaynakları, turizmin başlangıç noktasıyla Ege, Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu koşullarda ekonomik kalkınma hamlesinin lokomotifi olabilecek güçte ve kararlıktadır. Ege gençliği de içine alarak yeni dönemde Türkiye’nin tüm bu sorunların içerisinden çıkmada yeni başat bir ekonomiyi ve küreselleşmeden bölgesel tedarik zincirine geçilen bu süreçte Türkiye’nin lokomotifi olmaya hazırdır” diye konuştu.

DAYANIŞMA VE BİRLİKTELİK!

Dayanışma ve birlikteliğin ne kadar önemli iki kavram olduğunu yaşanılan acı tecrübeyle daha da anlaşıldığını belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer de “Göreve gelir gelmez İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde kapsamlı bir strateji oluşturmuştuk. Amacımız tarımdan, turizme, sanayiden, kültür sanattan, spora hemen her sektörde şehrimizin tarihsel birikiminden beslenerek güçlü bir vizyon ortaya koyarak İzmir’in ve bölgemizin potansiyelini açığa çıkartmaktı. Böylelikle ulusal ve uluslararası tüm krizlere karşı şehrimizi dirençli bir kent kılmaktır. Yaşadıklarımız bize gösterdi ki dirençli bir kent olmanın iki mucizevi anahtarı var; ilki birliktelik ve dayanışma. Şehrin çeşitli dinamiklerinin aynı hedefe odaklanması ve bir ortak akıl etrafında buluşması. Dirençli bir kent olmanın diğer sırrı ise yaşam hakkını gözetmenin kent yöneticileri tarafından en öncelikli görev olarak tarif edilmesi. Yaşam hakkını gözetip sonsuz duymadan kentteki yaşam kalitesini yükseltmek mümkün değil” diye konuştu.

KESTELLİ: İKİ MİLYON HEKTAR KAYIP

Tarih, dünyada yaşanan bu keskin dönüşüme şahit olan bizim kuşağa gerçek çiftçi olma misyonunu biçti. Bizlerin bugün ekeceği tohumlar, gelecek kuşakların bereketi olacak ve onların refahına katkı sunacak. İzmir ticaret borsası olarak tüm adımlarımızı bu bilinç ve sorumlulukla atıyoruz. Ülkemizin aydınlık yarınları için çalışıyoruz. Çünkü geldiğimiz nokta ve önümüzdeki manzara çok net: Hem dünyada hem de türkiye’de ekilebilir tarım alanları hızla azalıyor. Sadece 2005 ile 2019 arasındaki 15 yıllık süreçte ülke olarak ekilen tarım alanı kaybımız iki milyon hektara ulaştı.

GÜMRÜK BİRLİĞİ VURGUSU

Gümrük Birliği vurgusu yapan Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise Birliğin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Başkan Yorgancılar, “Sanayimizin rekabet gücü açısından Gümrük Birliği’nin ivedilikle güncellenmesi gerektiği açıktır. AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı bu anlaşmalardan da yararlanmamızı ve diğer ülkelerle anlaşma yapmasında kısıtlayıcı hüküm olmamasını sağlayacak bir yasal düzenleme gereklidir. Kuşkusuz bir yeni düzenden söz ediyorsak; dijitalleşmede, Sanayi 4.0’da artık eyleme geçmek zorundayız. EBSO olarak, 2015 yılında ülkemizde Sanayi 4.0 çok yeni telaffuz edilirken, bir kitap hazırladık ve dedik ki: “Sanayi 4.0’a uyum sağlayamayan kaybedecek” ifadelerini kullandı. 

Haber Merkezi