GÜNDEM

Eğitim-Sen: Eğitim emekçileri unvanlara bölünerek yoksulluk yönetilemez

Eğitim-Sen, Resmî Gazete'de yayımlanan ve bazı yönetici kadroları ile eğitim müfettişlerine yönelik ek ödeme düzenlemesini değerlendirdi

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen),1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan, il millî eğitim müdür yardımcıları, ilçe millî eğitim müdürleri, bazı şube müdürleri ile eğitim müfettişlerine yönelik ek ödeme düzenlemesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sendika, düzenlemenin eğitim emekçileri arasındaki ücret adaletsizliğini gidermediğini savunarak, “Eğitim emekçileri unvanlara bölünerek yoksulluk yönetilemez” dedi.
Açıklamada, her eğitim emekçisinin emeğinin karşılığını alması gerektiği vurgulanırken, düzenlemenin yalnızca belirli unvanları kapsamasının ücret adaletini sağlamaktan uzak olduğu ifade edildi. Öğretmenlerden akademisyenlere, memurlardan teknisyen ve hizmetlilere kadar eğitim alanındaki tüm çalışanların ağır bir geçim krizi yaşadığı belirtilen açıklamada, artan kira, ulaşım ve gıda giderleri karşısında kamu emekçilerinin alım gücünün her geçen gün düştüğü kaydedildi. Eğitim-Sen, iktidarın kamu emekçilerini unvan, hizmet yılı ve kadro durumuna göre ayrıştıran ücret politikasının çalışma barışını zedelediğini savundu.

EK ZAM İSTİYORUZ

Sendika, bazı yönetici kadrolarına yapılacak ilave ödemelerin daha önce öğretmen unvanlı kadroda görev yapmış olma şartına bağlanmasının aynı işi yapan çalışanlar arasında yeni eşitsizlikler oluşturacağını öne sürdü. Açıklamada, hizmet süresi ve geçmiş görevler esas alınarak yapılan ücret farklılıklarının ‘eşit işe eşit ücret’ ilkesine aykırı olduğu ifade edildi. Ek ders ve tazminatlarla oluşturulan parçalı ücret sisteminin emekliliğe yansımadığına dikkat çeken Eğitim Sen, bütün mali hakların taban aylığa dahil edildiği güvenceli bir ücret sisteminin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Eğitim-Sen, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'nun (KESK) yürüttüğü ‘Yüzde 35 Ek Zam İstiyoruz’ kampanyasına işaret ederek, 2026 yılı temmuz ayından itibaren kamu emekçilerinin maaşlarına enflasyon farkından bağımsız yüzde 35 oranında ek zam yapılmasını istedi.
Sendika ayrıca, ilave seyyanen ödeme başta olmak üzere tüm ek ödeme ve tazminatların taban aylığa yansıtılmasını, eğitim emekçilerinin ek ders ücretlerinin günün ekonomik koşullarına göre artırılmasını ve ücret farklılıklarının ortadan kaldırılmasını talep etti.

YOKSULLUĞU YÖNETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ

Açıklamada, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun grevli toplu pazarlık hakkını güvence altına alacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtilirken, kamu emekçilerinin ücret ve çalışma koşullarının gerçek ve özgür toplu pazarlık mekanizmasıyla belirlenmesi çağrısı yapıldı. Eğitim-Sen, açıklamasını, “Eğitim emekçileri ayrıcalık değil, emeklerinin karşılığını istemektedir. Birkaç unvana yapılan sınırlı ödemelerle eğitim alanındaki büyük ücret adaletsizliği gizlenemez. Bizi unvanlara ayırarak yoksulluğu yönetmelerine izin vermeyeceğiz” ifadeleriyle tamamladı.