Enerjide bağımlı bir ülkeyiz

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Serdar Ataseven üç yılda bir düzenlenen ve “Dünya Enerji Olimpiyatları” olarak tanınan 23. Dünya Enerji Kongresi’nin İstanbul’da gerçekleştirileceğini belirterek enerjinin yüzde 75’nin ithal edildiğini söyledi


  • Oluşturulma Tarihi : 13.09.2016 09:32
  • Güncelleme Tarihi : 13.09.2016 09:32
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Enerjide bağımlı bir ülkeyiz

NİLGÜN TAZE

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) rüzgar enerjisi ile ilgili bilimsel, teknik ve uygulamalı araştırmaları takip etmek, rüzgar enerji kaynağının kullanımını yaygınlaştırmak için faaliyetlerde bulunmak amacıyla 1992 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile kurulan bir sivil toplum örgütü.

Enerji Bakanlığı ile koordineli olarak Türkiye Rüzgar Enerjisi potansiyelinin ülke ekonomisine kazandırılması doğrultusunda çalışmalarda bulunan TÜREB Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği’nin resmi Türkiye şubesi ve aynı zamanda rüzgar enerjisi konusunda Türkiye’deki en güçlü sivil toplum kuruluşudur.

Faaliyetlerini hem yurtiçi hem yurtdışında sürdürerek yatırımcılara ve sektör oyuncularına yol göstermek üzere araştırmalar yapmaya devam ettiklerini söyleyen Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, bilgi artırımı ve paylaşımlar için teknik eğitimler vermeye devam ettiklerini belirtti. Ataseven, “Geziler düzenlemek, sektör çalışanlarına ilgili konularda eğitimler vermek, yol gösterici dokümanlar hazırlamak gibi faaliyetler içindeyiz. Bir taraftan sektör oyuncularını bilgilendirip sorunlarını çözmek için kamu ile bir köprü oluşturma vazifesi görürken, diğer yandan halkın rüzgar enerjisi konusunda bilinçlenmesi için projeler ve bilgilendirici çalışmalar yürütmekteyiz. Ülkemizdeki rüzgar potansiyelinin ekonomiye kazandırılması için yürüttüğümüz etkinlikler ve katıldığımız organizasyonlar ile sektörümüzü büyütmeye, ülkemizin rüzgarını hem yurtiçinde hem yurtdışında tanıtmaya çalışıyoruz” dedi.

TÜREB ÇALIŞMALARI

Katıldıkları her etkinlikte Türkiye’nin rüzgar enerjisi potansiyeli ile yatırım ortamı hakkında bilgiler verdiklerini ifade eden Ataseven şöyle konuştu: “Yayınladığımız rapor, kitap gibi materyalleri yerli ve yabancı yatırımcılarla paylaşıyor, çeşitli okul ve üniversitelerde düzenlenen seminerlere katılarak öğrencileri rüzgar enerjisi ve bu sektörde çalışma koşulları hakkında bilgilendiriyoruz. Bunları yaparken günümüz teknolojisinden de yararlanmayı ihmal etmiyoruz. Sosyal medyayı daha sık kullanmaya, online iletişime önem vermeye çalışıyoruz. Bu doğrultuda İnternet sitemizi de yeniledik. İletişimi kuvvetlendirmek ve sektörümüz hakkındaki haberleri paylaşmak üzere iki yıla yakın bir süredir de TÜREB dergisini çıkarıyoruz.”

DÜNYA ENERJİ OLİMPİYATLARI

Mayıs ayında gerçekleşen sektör toplantısında Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez’e rüzgar sektörünün sorunlarına doğru çözümler getirebilmek için bir durum raporu sundukları bilgisini veren Ataseven, “Bir yandan rüzgardaki son durum hakkında oldukça detaylı bir rapor hazırlığı içindeyiz. Diğer yandan birçok etkinliğe katılmak üzere hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği’nin 27- 30 Eylül tarihleri arasında Hamburg’ta düzenlediği fuara kalabalık bir delagasyonla katılıyoruz. Yine Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği’nin (WindEurope) 7 Ekim’de Frankfurt’ta yapacağı çalışma grup toplantısında da yer alacağız. İstanbul’da gerçekleşecek 23. Dünya Enerji Kongresi (WEC 2016) katılacağımız diğer bir etkinlik. Üç yılda bir düzenlenen ve “Dünya Enerji Olimpiyatları” olarak da anılan bu büyük organizasyonda enerjideki küresel gelişmeler, politik çözümler ve yatırım fırsatları değerlendiriliyor” açıklamasını yaptı.

TÜREK KONGRESİ

Bu yıl beşincisini gerçekleştirilecek olan “TÜREK 2016” rüzgar kongresinin Ankara’da 2-3 Kasım tarihlerinde yapılacağı ve kongreye yerli ve yabancı konuşmacıların katılacağını ifade eden Ataseven şöyle dedi: “Bu kongrede rüzgar sektörünü A’dan Z’ye konuşacak ve daha fazla rüzgar enerjisi için sorunları nasıl çözebileceğimize odaklanacağız. TÜREK kongresi ülkemizde konusu sadece rüzgar olan ilk ve tek kongre olma özelliği taşıyor. Beş yıl öncesine kadar rüzgar sektörünün kendine ait bir kongresi yoktu. Hep diğer organizasyonların içinde oturumlar olarak yer alıyordu ve yeteri kadar konuşulamıyordu. Oysa beş yıldır 2 gün boyunca sadece rüzgar enerjisi tüm detaylarıyla değerlendiriliyor.”

İZMİR’DE RÜZGAR ENERJİSİ

İzmir'de rüzgar enerjisine yapılan yatırımları anlatan Ataseven, Türkiye’de 3 tane verimli rüzgar havzası olduğunu açıklayarak, “Balıkesir-Çanakkale havzası, İzmir-Manisa havzası ve Hatay havzası. Ege bölgesinde oldukça verimli bir alan var. Bu nedenle Marmara ve Ege bölgesinde rüzgar ön planda. Türkiye’de temmuz başı itibariyle 5.146 MW’lık işletmeye alınan santral var. İşletmedeki rüzgar enerjisi santrallerinin kurulu güç bakımından yüzde 75’i Ege ve Marmara bölgelerinde bulunuyor. İller bazındaki sıralamaya göre Balıkesir 970 MW ile birinci, İzmir 936 MW ile ikinci sırada yer alıyor. İnşa halinde olan bin 485 MW RES’in 404 MW’ı İzmir’de yapılıyor. İzmir’de yapılan bu RES’ler bittiğinde sanırım İzmir Türkiye’de birinci sırada yer alacak. İzmir’in rüzgar verimi oldukça iyi. Bu nedenle öncelikli iller arasında başta yer alıyor” ifadelerini kullandı.

KALİFİYE ELEMAN

Rüzgar potansiyelinin en güçlü olduğu bölgelerden biri olan Ege bölgesinin incisi İzmir’de, sektörün kalifiye eleman ihtiyacını karşılayacak personelin yetiştirileceği bir eğitim merkezinin kurulmasının da planlandığını anlatan Ataseven, “Yer arayışının tamamlanmasının ardından süratle projenin hayata geçmesi için çalışacağız. Rüzgar enerjisi karbondioksit salınımı olmayan temiz bir enerjidir. Dışa bağımlılığımızı azaltmada çok önemli bir yardımcıdır. Ayrıca işsizlik sorunumuza mükemmel çözüm olacak bir sektördür. Yani kazanımları çoktur. O yüzden İzmir halkı başta olmak üzere tüm halkı rüzgar enerjisinin yaygınlaştırılmasına destek olmaları için davet ediyoruz. Bir an önce kaynağına para ödemediğimiz rüzgar enerjisini ekonomiye kazandıralım ve dışa bağımlı bir ülke olmaktan kurtulalım” şeklinde konuştu.

YÜZDE 75 İTHAL

Ataseven, enerjide yurtdışına bağımlı kalan Türkiye’nin kendisine gerekli olan enerjinin %75’ini ithal ettiği bilgisini vererek şu ifadeleri kullandı: “Maalesef enerjide dışa bağımlı bir ülkeyiz. Bilindiği üzere doğalgaz ve petrolün neredeyse tamamını ithal ediyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklarımızı ise henüz yeterince değerlendiremiyoruz. Bugün rüzgarın enerji tüketimindeki payı yüzde 6 civarında. Herhangi bir kriz anında tüm ülkede sanayi, iletişim durma noktasına gelebilir. Dev fabrikalar, gelişmiş teknolojiler enerji olmadan hiçbir işe yaramaz. Ülkemizde son on yıldır yenilenebilir enerjinin kullanımının arttırılması konusunda çabalar var. 2023 yılında toplamda 100 bin MW Kurulu güce ulaşılması ve bunun yüzde 20’sinin yani 20 bin MW’ının rüzgardan karşılanması hedefleniyor.”

 

ENERJİDE BİR NUMARA ÇİN

Türkiye’nin 2014 yılında gerçekleştirdiği 804 MW’lık rekor rüzgar kapasitesi ile dünya genelinde ilk on ülke arasına girmeyi başardığını söyleyen Ataseven, “Avrupa’da ise, Almanya, İngiltere, Fransa ve İsveç’in ardından beşinci sırada yer aldı. Bazı sorunlarımıza rağmen bu rakamları yakalayabiliyorsak, yolumuz açıldığında neler yapabileceğimizi düşünebiliyor musunuz? 2016 yılına ait dünyadaki rüzgar verileri henüz elimize ulaşmadı ama geçmiş yılın rakamlarına göre konuşursak dünya lideri Çin, 114 bin 763 MW’lık kurulu gücü ile küresel rüzgar pazarının yüzde 30’unu temsil ediyor. 2014 yılı sonunda bir rekora imza atan Çin, bir yılda 23 bin 351 GW kurulu güce ulaştı. 65 bin 879 MW ile Amerika ikinci, 39 bin 165 MW ile de Almanya dünya pazarında üçüncülük koltuğunda bulunuyor. 22 bin 987 MW ile İspanya ve 22 bin 465 MW ile Hindistan’ın ardından gelen İngiltere’nin 12 bin 440 MW kurulu gücü var. Dünyada atağa kalkan bir başka pazar da 560 MW ile Güney Afrika pazarı” dedi.

HEDEF 20 BİN MW

Türkiye’de Haziran 2016 sonu verilerine göre toplam 5 bin 146 MW işletmede olan santral bulunduğu bilgisini veren Ataseven, “Dünya ile kıyasladığımızda henüz yolun başındayız. İklim değişikliği, hava kirliliği, enerji güvenliği, fiyat istikrarı, sanayi ve istihdam için rüzgar sektörünün çözümün bir parçası olacağını düşünüyoruz. Hem de dışa bağımlılığımızı azaltarak kaynağına para vermediğimiz yerli bir çözüm. Umarız yenilenebilir enerji kaynakları kullanımında daha hızlı yol alabiliriz. Rüzgar enerjisinde kurulu güç büyüklüğü açısından ivme kazandığımızı söyleyebiliriz. Bununla birlikte, mevcut mevzuatların devam ettiğini düşünürsek, 2023 yılında 20 bin megawatlık rüzgar enerjisi hedefinin ancak yarısını belki biraz fazlasını gerçekleştirmiş olacağız” açıklamasını yaptı.

Haber Merkezi