Eski rektör gençleri judo ile yaşama bağlıyor

Maddi durumu kötü olan, şiddete meyilli ve zamanında madde bağımlısı olan yaklaşık 200 öğrenciye judo eğitimi veren eski rektör Prof.Dr. Canda, gençlerin dünyasını genişletmek için yetkililerden destek bekliyor


  • Oluşturulma Tarihi : 08.04.2022 05:24
  • Güncelleme Tarihi : 08.04.2022 05:24
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Eski rektör gençleri judo ile yaşama bağlıyor

SULTAN GÜMÜŞ KAYA / ÖZEL HABER

Mustafa Kemal Üniversitesi eski rektörü ve aynı zamanda Türk Tıp Akademisyeni Prof.Dr. Mehmet Şerefettin Canda, İzmir’in Narlıdere ilçesinde yaşayan dezavantajlı çocuklara yardım eli uzatıyor. Narlıdere’nin dağlık alanlarındaki gecekondu mahallelerinde yaşayan ve özellikle madde bağımlısı olan gençleri judo sporuyla tanıştıran Canda, ‘Şiddete ve Uyuşturucu Bağımlılığına Karşı Judo’ projesi ile onları yeniden yaşama bağlıyor. Gençlerin dünyasını genişletmek, okuldaki başarılarını yükseltmek ve yalnız olmadıklarını hissettirmek için yola koyulduklarını söyleyen Canda, maddi durumu olmayan 200’ye yakın öğrenciyi olimpiyatlara hazırlıyor.

Öte yandan, önemli bazı sorunları da bizlerle paylaşan Prof.Dr. Canda, kendilerine tahsis edilen Narlıdere Belediyesi Güven Erkaya Spor Salonu’nun ihtiyacı karşılayamadığını, çocukların judo gelişimini destekleyen daha donanımlı bir spor salonunun belediyeler tarafından sunulması gerektiğini vurguladı. Öğrencilerin ulaşım problemine de değinen Canda, servis olanakları olmadığı için daha fazla çocuğa ulaşamadıklarını, gelenlerin ise akşam vakti evlerine dönerken problem yaşadıklarını kaydetti. Geçmiş yıllarda milli takıma sporcu gönderdiğini ve şu an eğitim verdiği çocuklar arasında da milli takıma gidecek kişiler olduğunu belirten Canda, sosyal belediyeciliğin altını çizerek “Taşı sıkarken suyunu çıkaracak olan bu çocukların iyi şartlarda eğitilmesi, korunması, siyasetin dışında tutularak desteklenmesi lazım” dedi.

BÜYÜK BİR KISMI KIZ ÖĞRENCİLER

“Narlıdere gecekondu bölgesindeki çocuklar ve ayrıca bu bölgede sokaklarda gezen çocuklar bizim öğrenci grubumuzu oluşturuyor” diyen Canda, “Öğrencilerimiz genelde 7 ila 20 yaş arasında değişiyor. Çoğunlukla ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri. Çocukların büyük bir kısmı ise kız öğrenciler. Ortaokul ve lise çağındaki kız çocuklarımız bu spora oldukça hevesli. Yaklaşık 200 öğrencimiz var. Haftada ancak bir gün yani pazar günleri Narlıdere Belediyesi Güven Erkaya Spor Salonu’nda eğitim verebiliyoruz. Akşam 18.00 ila 20.30 arasında çalıştırıyoruz. Çocuklara judo jimnastiği, judo kültür-fizik hareketlerini ve judo sporunun tekniklerini öğretiyoruz. Judonun amacı şiddete karşı, bağımlılık yapan maddelere karşı, çeşitli çevrelerden gelen olumsuzluklara karşı çocukların gelişmesini sağlamak. Onların dünyasını genişletmek, okulda başarılarını yükseltmek ve yalnız olmadıklarını göstermek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

GENİŞ BİR ALANA İHTİYACIMIZ OLUYOR

Canda, sözlerine şöyle devam etti: “Hem kültürel, hem spor, hem de beden ve ruh temizliği anlamında çocuklarımıza eğitim veriyoruz. Zaten judo doğru yol, nezaket, iyilik yolu anlamına gelir. Olimpik bir spor olarak bütün dünyada 7’den 70’e herkesin yapabileceği bir spor dalıdır. Judo yapan kişilerden topluma herhangi bir zarar gelmez. Ben yaklaşık 50 yıldır bu işin içerisindeyim. Daha önceki zamanlarda İzmir Judo İl Temsilciliğini ve Judo Federasyonu Sağlık Komisyonu Başkanlığı görevini üstleniyordum. Yönetim kurulunda olduğum Judo Federasyonunun yurt dışı etkinliklerine de katıldım. Judo konusunda yeteri kadar bilgim var. Ve bilgimi paylaşmak, çocukların geleceğine dokunmak amacıyla bu çalışmaları yapıyorum. Aslında salon bize sağlanmış olsa daha fazla çocuğa ulaşabiliriz. Çünkü bu kitle sporu olduğu için geniş bir alana ihtiyacımız oluyor.”

YÖNETİCİLERİMİZE EĞİTİM VERİLMELİ

Türkiye’de sosyal belediyecilik anlayışının gelişmesinin, düşük gelir grubundaki çocuklara, küçük yaşlarda spor ve kültür eğitimi verilmesi açısından önemli olduğunu kaydeden Canda, “Spor gruplarımız içerisinde doktor, avukat çıkan birçok öğrencimiz oldu. Öyle çocuklar var ki soruyorsun, babası, annesi hapiste. Bizler bu çocukları Türkiye’nin geleceğine pozitif bir etki olarak katmak için çaba sarf ediyoruz. Böylece güvenlik güçlerinin uğraşı alanlarını da azaltmış oluyoruz. O yüzden belediyelerimize, yöneticilerimize bu konuda eğitim verilmeli. Öğrencilerden ziyade asıl yöneticilerimize eğitim verilmeli” dedi.

HER SEMTE PREFABRİK SPOR SALONU

Beden eğitimi sporunun daha çok varlıklı kesime dönük bir tempo içerisinde ilerlediğini, alt kesimdeki çocukların ise gözden kaçtığını aktaran Canda, “Buna çözüm olarak benim önerim semtlere küçük, pratik, prefabrik ya da branda-çadır tarzında spor salonları yapılması. Ve bu çocukların spor yapabilmesi için yeni betonarme binaların yapılmasını beklemek çok sağlıklı değil. Çünkü bu betonarme binalar bittiği zaman biliyoruz ki çocuklarımız yine içerisine giremeyecek! Varlıklı kesimlerin çocukları bu binalarda voleybol, basketbol eğitimi alabilecekken alt sınıfta yaşam süren çocuklarımız destek alamayacak. Bu eğitimin masrafını karşılayacak maddiyatı yok” sözlerini kaydetti.

DUYARSIZLIK VAR

Canda, son olarak şunları kaydetti: “Öğrencileri dağdaki gecekondulardan topladığımız için belediyelerin, valiliğin ya da kaymakamlığın bize servis vermesini bekliyoruz. Esasında bir servisimiz olsa daha fazla çocuğa ulaşırız. Ama bir servisimiz olmadığı için sabahın erken saatlerinde, akşamın karanlığında kimse onca yolu kat etmek istemiyor. ‘Bu işten onlar nasıl vazgeçer?’ şeklinde bir duyarsızlık var. Yetkililerden çocuklarımızla alakalı duyarlılık göstermelerini ve bizim gibi bu konuda bilgi birikimi, deneyimi olan kişilerden yararlanmalarını istiyoruz. Herhangi bir ücret talebimizde yoktur… Çocuklarımıza judo elbisesi istiyoruz. Piyasada fiyatları oldukça yüksek. Çocuklarımız o kadar kendini geliştirmiş, güçlü, yetenekli bireyler ki el uzatmalarını istiyoruz. Geçmiş yıllarda milli takıma sporcu göndermiştim. Ve bu çocuklar arasında da milli takıma gidecek olanlar var, inanıyorum. Ama şu an en önemlisi taşı sıkarken suyunu çıkaracak olan bu çocukların iyi şartlarda eğitilmesi, korunması, siyasetin dışında yaklaşılarak desteklenmesi lazım.”

Haber Merkezi