Sayfa Yükleniyor...
Evet sonucunun çıkacağı konusunda benim hiçbir tereddüdüm yok, rahatım diyen Başbakan Binali Yıldırım, Rahat bir şekilde evet mi çıkacak sorusu üzerine, Orasını karıştırmayın. Evet dediğin 50 artı 1'dir, Allah ne verirse onun üstüne bin bereket versin dedi
E. ÇAĞLA GENİŞ
AK Parti İl Başkanlığınca Bayraklı İlçesinde düzenlenen mitinge katılmak üzere parti otobüsüyle hareket eden AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, Cengizhan Mahallesi'nde otobüsü durdurdu. Burada kendisini bekleyen vatandaşlarla sohbet eden Başbakan Yıldırım, bir kahvehanede vatandaşlarla birlikte çay içti. Başbakan daha sonra Bayraklı Sevgi Yolunda alanı dolduran binlerce vatandaşa hitap etti. Bornova ve Bayraklıda düzenlenen mini mitinglerde vatandaşlara seslenen Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti İzmir İl Başkanlığınca düzenlenen iş adamları buluşmasına katıldı. Başbakan Binali Yıldırım daha sonra TGRT Haber'de katıldığı canlı yayında referandum ile ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu. Evet sonucunun çıkacağı konusunda benim hiçbir tereddüdüm yok, rahatım diyen Yıldırım, Rahat bir şekilde evet mi çıkacak sorusu üzerine, Orasını karıştırmayın. Evet dediğin 50 artı 1'dir, Allah ne verirse onun üstüne bin bereket versin diye konuştu.
PKK, HDP, ALMANYAYI ANLARIM DA CHPYİ
Konuşmasının devamında CHPyi eleştiren Yıldırım, PKK, HDP, Avrupa hayır kampanyası yapıyor. Bunları anlamak mümkün de Atatürkün partisi CHP ve başındaki Kılıçdaroğlu da hayır diyor. Bunları nasıl anlayacağız? Atatürk ve arkadaşları bu cumhuriyeti kurarken yokluk içinde mücadele ederek bugünlere getirdi. Cumhuriyet kuruldu o günden bugüne çok yol aldı. MHP ile bir araya geldik. Bu mesele memleket meselesi dedik. Bu yola beraber çıktık. Milliyetçi, ülkücü kardeşlerimizin bu ülkenin bayrağına göz koyanlara asla pirim vermeyeceğine yürekten inanıyorum. Ülkücü kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Ülkenin menfaati için beraber olduk. Milliyetçi maskesi takmış ortada dolaşanlar var. Onlar da bölücülerin laflarını tekrar ediyorlar. Hiçbir milliyetçi hiçbir ülkücü hiçbir alperen bunlara itibar etmez. Onlar sadece tek bayrağı, tek vatanı, tek milleti, tek devleti, tek Türkiyeyi bilir diye konuştu.
İZMİRİ YERELDE KALKINDIRACAĞIZ
Başbakan Yıldırım, bazı vatandaşların İzmirdeki yerel yönetimlere ilişkin eleştiri ve şikayetlerini projelerden örnek vererek cevapladı. Yıldırım, O günler de gelecek. Çalışacağız İzmiri yerelde de kalkındıracağız. Tüm ilçelerde kalkındıracağız. İzmire 15 yılda yatırımlar yaptık. Yol yaptık, havalimanı yaptık, İstanbuldan İzmire otoyol yapıyoruz. Kim karşı çıktı? Onlar. Onlar karşı çıkıyor biz yapıyoruz. Konak Tüneli yaptık. Konak Tünelini yapıncaya kadar etmediklerini bırakmadılar. Hep karşı çıktılar. Hep itiraz ettiler. Biz de inat da murattır. İnat ettik yaptık, hizmete aldık, 20 milyon İzmirli kullandı. Manisaya Sabuncubeli Tünelini önümüzdeki yıl açacağız. Manisa 15 dakika olacak. İşte hizmet bu. 2019un sonunda İzmirden Ankaraya hızlı tren çalışacak. İZBANı kim yaptı? Yarım kalmıştı, yapılamıyordu. Dedik ki belediye yapamıyor biz de destek olalım birlikte yapalım, İzmirli mağdur olmasın İZBANı yaptık hizmete aldık 250 milyon insan kullandı bugüne kadar. İşte hizmet. Onlar iş yapamayınca suçu başkalarına atmayı adet haline getirmişler. Artık bunlara itibar etmeyin. İzmir körfezine tünel ve köprü yapıyoruz. Çiğliden girip Narlıdereden çıkacaksınız. 6 dakika. Şu çevre yolunu kim yaptı? İzmir çevre yolunu kim yaptı? Bayraklı tünellerini kim yaptı? Bayraklıya bir marka eser 2 bin 50 yataklı şehir hastanesi yapıyoruz. Bu hastane sıradan bir hastane değil. Bu hastanede her şey var ifadelerini kullandı.
İŞ DÜNYASIYLA BULUŞTU
Başbakan Yıldırım, mini mitinglerde vatandaşlara seslendikten sonra AK Parti İzmir İl Başkanlığınca düzenlenen iş adamları buluşmasına katıldı. İş dünyası ile buluşmada Körfez Tüp Geçiş Projesi için gösterdiği çabayı anlatan Başbakan Yıldırım, önemli bir halk oylaması öncesinde İzmir'in iş dünyasıyla bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu, 3 gündür İzmir'de birçok etkinliğe katıldığını söyledi. Ülkenin 2016'da zor bir yıl geçirdiğini kaydeden Yıldırım, şöyle devam etti: 2016 yılı hepimiz için zor bir yıl oldu. Siyaset için de iş dünyası için de zor bir yıl oldu. Yaşanan küresel ekonomik krizin etkileri ve ayrıca ülkemizde 15 Temmuz darbe girişimi açıkçası bizim hesap etmediğimiz ama yüzleşmek zorunda kaldığımız, büyük bir bedel ödediğimiz bir olaydır. Bütün bunlara rağmen Türkiye, OECD ortalamasının ve Avrupa Birliği ortalamasının iki katı büyümeyi başarmıştır. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası alelacele Türkiye'nin notlarını kıranlar, 'Türkiye'ye yatırım yapılmaz, Türkiye'ye dönüp bakmayın' diyen kuruluşlara o gün söyledik 'Çok acele karar verdiniz, bu kararı değiştireceksiniz dedik. Şimdi de önceki öngörüleri ve tahminlerini 2017 ve 2018 için düzeltiyor, daha olumlu bir söz söylüyor ve paylaşıyorlar.
15 YILDA 1 TÜRKİYE'Yİ 3 TÜRKİYE YAPTIK
Yıldırım, Türkiye'nin Irak ve Suriye ile bin 365 kilometre sınırının olduğuna dikkat çekerek Türkiye'nin aynı anda PKK, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleriyle mücadele ettiğini, dünyada böyle başka bir ülke olmadığını söyledi. Başbakan Yıldırım, Biz böyle bir ülkeyiz. Türkiye niye bu değişikliği yapıyor, niye böyle bir yönetim sistemi değişikliğine gidiyor? Size mi soracağız, siz oy mu vereceksiniz, oy hakkınız mı var? Bunun kararını 80 milyon vatan evladı verir, siz veremezsiniz. Herkes yerini yurdunu bilecek, yönetmeye kalkmayacaksınız, fikirlerinizi söyleyin, konuşalım. Türkiye'nin geleceğine kasteden, Türkiye'nin askerine kurşun sıkan, Türkiye'nin güvenliğini zaafa uğratan terör örgütleriyle iş yapacaksınız, ondan sonra Türkiye'nin müttefikiyiz diye ortada dolaşacaksınız, böyle bir şey yok. Türkiye güçlü olmak zorunda, bölgede herkes umudunu Türkiye'ye bağlamış durumda. Türkiye'nin güçlü olmasının yolu da birliği beraberliği, 80 milyonun kardeşliğidir. Birleştiren, kutuplaştıran değil, bir araya getiren, farklılıkları zenginlik olarak gören, hoşgörüsü gelişmiş, hedeflerini Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün koyduğu hedefler olarak belirlemiş bir Türkiye. Biz bu Türkiye'nin hayaliyle çalışıyoruz, 15 yıl bunu yaptık. 15 yılda 1 Türkiye'yi 3 Türkiye yaptık ifadelerini kullandı.
YORULDUM, BİRAZ DESTEK!
İzmir'in Türkiye'nin ilklerinin şehri olduğunu vurgulayan Yıldırım, böyle önemli bir şehrin bugünkü halinden mutlu olmadığını söyledi. Kentin bugün bundan daha iyi durumda olması gerektiğine işaret eden Yıldırım, Bunu yapabilir miyiz, yaparız ama biraz el atın, biraz destek verin. Buna ihtiyaç var, marifet iltifata tabidir. Alıcısı olmayan mal zayidir. Biz marifetimizi göstermek istiyoruz ama iltifata da ihtiyacımız var. İltifatı da siz vereceksiniz. Bakın kaç senedir uğraşıyorum şu körfez geçişine, babamın işi mi, İzmir'in işi. Kaç sefer ÇED'i mahkemeye verdiler, kaç sefer engellediler. Ama nihayet inatla murat dedik, bitirdik. Her şeyi bitti, bu sene ihaleye çıkacağız. Eğer biz bu işlere takılıp havlu atsaydık bu kadar hizmeti yapamazdık. Mücadele şart. Ama bu mücadelede İzmir'i yanımda görmek istiyorum. Yoruldum, biraz destek ifadelerini kullandı.
İZMİR OLMADAN TÜRKİYE RESMİ EKSİK OLUR
Başbakan Yıldırım, İzmir'in bir hemşehrisi, milletvekili olmaktan, güzel şehre hizmet etmekten büyük bir mutluluk duyduğunu dile getirerek, daha fazla bir araya gelme, daha fazla İzmir'i konuşabilme isteğini aktardı. İzmir'in her şeyi hak ettiğini vurgulayan Yıldırım, İzmir olmadan Türkiye resmi eksik olur. İzmir Türkiye'ye lazım Türkiye'nin yeri, 34 İstanbul, 35 İzmir, yeri burasıdır. Hedefimiz bu olmalıdır. Bunu birlikte başarabiliriz. Bunun için bize bugüne kadar destek verdiniz, bu desteğinizin artarak devamını istiyorum. Çok şey istemiyorum. Bunları biz hizmet olarak misli misli yapacağız. Karşı çıkanlarda günün sonunda onlar da yaptığımız şeylerin ülkemize İzmirimize güzel işler olduğunu, güzel kararlar olduğunu görecekler. Belki zaman alacak. Ben ümitliyim. Hiç ümitsiz olmadım diye konuştu.
VATANDAŞIN İRADESİNE SAYGISIZLIK
Başbakan Binali Yıldırım daha sonra TGRT Haber'de katıldığı canlı yayında, Bizimle paylaşabileceğiniz bir anket var mı? sorusu üzerine şöyle konuştu: Anket çok, adam tıraş oluyormuş, saçım ak mı kara mı diye soruyor. Berber diyor ki önüne düşünce göreceksin, pazar akşamı belli olacak. Bizde bir laf vardır, etlik kuzu közde belli olur. Pazar günü sandıklar açılacak, sayılacak, gerçek anket milletin kararıdır. Bizim anketlerimiz filan var ama açıklamayı vatandaşın iradesine saygısızlık olarak görüyoruz. Yönlendirme yapmak bize yakışmaz, kararı millet verecek, milletin kararı da her kararın üzerinde olacak. Bizler onlar gibi evet verenleri hain ilan etmiyoruz, evet verenleri denize dökmekle tehdit etmiyoruz.
EVET ÇIKACAK, RAHATIM
Evet sonucunun çıkacağı konusunda benim hiçbir tereddüdüm yok, rahatım diyen Başbakan Yıldırım, Rahat bir şekilde evet mi çıkacak" sorusu üzerine, Orasını karıştırmayın. Evet dediğin 50 artı 1'dir, Allah ne verirse onun üstüne bin bereket versin dedi. Yıldırım, Hayır oylarının oranının yüzde 53-60 bandında gittiği söylentilerin olduğunun belirtilmesi üzerine, Nereye gidiyormuş diyerek şöyle konuştu: Balçova'da çiçek mezatı var, oraya gidince açık artırma ile bir yerden başlıyorlar. 2 saat boyunca, Yok mu fazla veren diye soruyorlar. Milletin vereceği oyun hesabını CHP yapacağına, biraz daha çok çalışsın, millete doğruları anlatsın. Daha ciddi, aklı başında şeyler söylemesi lazım, söyleyemez, çünkü getirilen değişiklik milletin iradesini esas alıyor.
15 TEMMUZ GECESİ YAŞANANLAR
Başbakan Binali Yıldırım'a, 15 Temmuz gecesi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun tutumuyla ilgili tartışmalar ve onun Asıl o gece Başbakan neredeydi? sorusu hatırlatıldı. Kılıçdaroğlu'nun o gece nerede olduğunun bilindiğini dile getiren Yıldırım, şunları kaydetti: Bakırköy Belediye Başkanı'nın evinde geceyi geçirdiğini biliyoruz ama o gece Recep Tayyip Erdoğan ve bu ülkenin başbakanı, o darbeyi bastırmak için ölümü göze aldı, saldırıya da uğradı, ateş de edildi. Başbakan'a da ateş edildi, Cumhurbaşkanı'na da edildi. Bizim nerede olduğumuzun yüzlerce şahidi var. Yaptıklarımızın da onlarca şahidi var. Onun hesabını biz fazlasıyla milletimize verdik, o geceyi dolu dolu geçirdik ve o alçakların, bu alçakça saldırılarının önlenmesi için yapılması gereken her şeyi yaptık. Hayatımızı da ortaya koyduk. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, biz, milletvekillerimiz, bakanlarımız ve her şeyden önemlisi milletimiz... Savcılarımızı, polislerimizi de unutmayalım, onları da unutmayalım. Medya da iyi iş gördü. Medya hiçbir telkin olmadan ülkeye sahip çıktı, hakkını teslim etmemiz lazım. Şimdi bu polemiğe, tartışmaya girersek Sayın Kılıçdaroğlu çok şey kaybeder.
O GECEKİ GÖRÜŞME
Yıldırım, darbe girişimi sırasında Kılıçdaroğlu ile görüşüp görüşmediğine ilişkin soru üzerine şu ifadeleri kullandı: Görüştüm evet. Beni aramış görüşemedik, sonra kendisini aradım. Bana dediği şey şudur; Biz ne yapabiliriz? Bu bir darbedir. Ben de dedim ki yapacağınız şey, bu önemli bir şeydir, Sizin yanınızdayız, ne yaparız, ben bunu duyduğuma memnun oldum, teşekkür ediyorum ama biz milleti meydanlara çağırıyoruz, siz de kendi parti mensuplarınıza aynı şeyi yapabilirsiniz. Bana dedi; Bunların güvenliğini kim sağlayacak? dedim, millet artık ölüm kalım mücadelesi veriyor. Millet kendi güvenliğini sağlar. Bugün sokağa çıkmayacağız da ne zaman çıkacağız? Aramızda geçen konuşma bu.
Daha sonra Yenikapı'ya geldi. Yenikapı ruhunda bizimle beraber oldu. Sonra ne oldu ne bitti ne telkin oldu bilemiyorum. Başbakan Yıldırım, Kılıçdaroğlu'nun Maillerim izleniyor mu? tepkisiyle ilgili de Bilmiyorum ben, o konuda fikrim yok açıklamasını yaptı.
Haber Merkezi