Sayfa Yükleniyor...
İzmir Limanında geçtiğimiz günlerde başına vinç üzerindeki konteyner kilidi düşmesi sonucu feci şekilde can veren Fırat Göktünanın ölümü, iş güvenliğini bir kez daha gündeme getirdi
ONURHAN ALPAGUT-ÖZEL HABER
İzmir Limanında geçtiğimiz günlerde arabasına binecekken başına vinç üzerindeki konteyner kilidi düşmesi sonucu yaşamını yitiren genç gümrükçü Fırat Göktünanın ölümü, iş güvenliği koşullarını bir kez daha gündeme taşıdı. Öte yandan Göktunanın hayatını kaybettiği nokta, çeşitli tartışmalara neden oldu. Genç gümrükçünün hayatını kaybettiği noktanın kağıt üstünde yasaklı alanlara dahil olduğu ancak iş gereği birçok gümrük müşavirliği çalışanının bu alanlara girmek zorunda kaldığı ve konuya ilişkin herhangi bir denetimin yahut düzenlemenin yapılmadığı iddia edildi.
YASAKLI BÖLGE Mİ?
Geçtiğimiz gün ise Fırat Göktunanın ölmesi sonucu limanın B kapısında toplanan onlarca personel eylem gerçekleştirdi. Eylemde personeller, Fıratın yasaklı bölgeye girmediğini iddia etti. Grup adına açıklama yapan ve 20 yıldır limanın her noktasında çalıştıklarını söyleyen Metin Çelik, Burada toplanmamızın amacı Fıratla ilgili basında çıkan haberlerdir. Bu haberler bizi yaralamıştır. Olay yerinin girilmez bölge yasaklı olduğu söylenmiştir. Ama olay yeri her gün girdiğimiz limanın memurlarının girdiği operasyon binasının olduğu yerdir. Zaten orada şu an çalışma var. Bulunan mevkii yasaklı mevkii değildir. Biz bu olayla ilgili çok üzüntülüyüz bunun düzeltilmesini istiyoruz diyerek basında çıkan yasaklı bölge iddialarının gerçeği yansıtmadığını iddia etti.
GEREKLİ ÖNLEM ALINSAYDI
Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz İş Güvenliği Uzmanı Yeliz Yılmaz, limanlarda çalışma koşullarının oldukça riskli ve zor olduğunu kaydederek, Bu sektörde depolama, elleçleme, yükleme ve boşaltma çalışmaları yapılmaktadır. Yani bilgi, beceri ve fiziki güç gerektiren işlerdir. Maalesef yapılan araştırmalara göre istihdam edilen işçilerin birçoğu yeterli mesleki bilgi ve beceriye sahip olmadığı için iş kazalarında artış görülmektedir. Limanlarda yapılan risk analizlerinde belirlenen tehlike kaynaklarından bazıları; tehlikeli yükler ile oluşabilecek riskler, kapalı ortamda oluşan riskler, yüksekte çalışma nedeniyle oluşabilecek riskler, ergonomiden kaynaklanan riskler, doğa şartları nedeniyle oluşabilecek riskler olarak sıralanabilir. Bu risklerin olduğu ortamda en fazla yaşanan kazalar yüksekten düşme veya üzerine malzeme düşmesidir. İzmir Limanında yaşadığımız acı kaybımız da bu nedendendir. Fırat Göktuna, başına vinç üzerindeki konteynır kilidi düşmesi sonucu hayatını kaybetmiştir. Eğer ki saha içerisinde gerekli iş güvenliği önlemleri alınmış olsa idi bu acı kayıp yaşanmayacaktı. Son derece kolay, basit ve önlenebilir çözümlerle iş kazalarını asgariye indirmemiz söz konusu iken, maalesef bu konuda mesafe alamıyoruz. 6331 sayılı yasanın günümüz koşullarınca güncellenerek yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini düşünüyoruz diye konuştu.
GEREKLİ ÖNEM GÖSTERİLMİYOR
Her sene yüzlerce kişinin iş yerlerinde gerekli önlemlerin alınmaması sonucu iş kazalarında hayatını kaybettiğinin altını çizen Yılmaz, Olan iş kazalarının yüzde 98i alınabilecek önlemlerle engellenebilmektedir. Ama ne yazık ki ülkemizde işçi sağlığı ve iş güvenliği kültürü oluşamadığı için işveren ve çalışanlar bu konuda gerekli önemi göstermemektedir. İş kazalarının meydana gelme nedenleri tehlikeli durum ve tehlikeli hareketlerdir. Bu tehlikelerin belirlenebilmesi için işletmelerde risk değerlendirmesi yapılmalı, işveren ve çalışanlar bu riskleri önleyecek çalışmalar yapmalıdır. Ancak gerekli önlemlerin alınmaması ve kurumları denetleyecek bir sistemin etkin bir şekilde çalışmaması kazalara sebebiyet vermektedir dedi.
Haber Merkezi