Sayfa Yükleniyor...
Çernobil felaketinin yıl dönümü sebebiyle Nükleer Karşıtı Platform İzmir Bileşenleri ve yaklaşık 50 bileşenin desteğiyle “Gaziemir ikinci Çernobil olmasın” denilerek basın açıklaması düzenlendi
BURCU YANAR
Ukrayna’da 26 Nisan 1986’da yaşanan Çernobil felaketinin yıl dönümü sebebiyle Nükleer Karşıtı Platform İzmir Bileşenleri, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, EGEÇEP, Gaziemir Çevre Platformu ve İzmir Yaşam Alanları Girişimi tarafından Gaziemir’deki eski kuşun fabrikasının bulunduğu bölgede kitlesel bir basın açıklaması düzenlendi. Yaklaşık 50 adet bileşenin desteğiyle ortak bir basın açıklaması düzenlediklerini belirten ve bu sebeple Gaziemir’i tekrar gündeme getirmek istediklerini söyleyen TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Şube Başkanı Emine Helil İnay Kınay, şu açıklamalara yer verdi: “Çernobil’de 33 yıl önce meydana gelen arıza sonrası yaşanan can kayıpları ve çevre felaketinin tam bir envanteri halen çıkartılamamıştır. Dünya nükleer santral yapımcıları tarafından gerçeklerin açıklanmaması için her türlü gayret gösterilmiş, Çernobil yasak bölge ilan edilmiştir. Bugün 260 bin metre kare arazi yüksek radyasyonla kaplı olduğu için hala insan girişine kapalıdır. Ukrayna’daki bu santralin radyasyon yayması ve yeni ölümlere neden olmasını engellemek için tüm Avrupa Birliği ülkelerinin katkısı ile üzerine bir çelik kafes örülmeye çalışılmaktadır. Çernobil Felaketi nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 2005 yılına kadar 4 bin kişi, Greenpeace’e göre ise 200 bin kişi hayatını kaybetmiştir. 350 bin kişilik bir şehir nüfusu yerinden yurdundan edilerek başka yerlerde yeni hayatlar kurmak zorunda kalmıştır. Kazadan ülkemiz dahil geniş bir bölgede milyonlarca insan etkilenmiş, çevre koşulları yaşama elverişsiz hale gelmiş, çocuk yaşlardan itibaren yaygın kanserler ortaya çıkmıştır. Tüm bu bedeller elektrik üretiminin nükleer enerjiden elde edilmesi kararları neticesinde ödenmiştir.”
KÜL VE CÜRUF TESPİT EDİLDİ
Kınay, “Bugün Çernobil nükleer felaketinin yıl dönümünde hala etkileri giderilemezken, ülkemiz kendi nükleer macerasına akıl almaz bir hız ve hırsla devam etmektedir” diyerek “Bir taraftan nükleer santral inşaatları her türlü hukuksuzluk ve çevresel yıkımla devam ederken ülkemizde tesadüfen keşfedilen nükleer atıklara bile çözüm bulunamamış olması içerisinde bulunduğumuz kabusun en önemli göstergesidir. Bizler Çernobil felaketinin yıl dönümünde İzmir’in Çernobil’i Olan Gaziemir’i unutanlara hatırlatma sorumluluğunu taşıyoruz. Gaziemir İlçesi Akçay Caddesi üzerinde etrafı konut alanları, okul ve ticarethanelerle çevrili bir alanda uzun yıllardır faaliyet göstermiş olan; atık akümülatörden ve tıp endüstrisi de dahil olmak üzere endüstriyel atıklarda kurşun külçe üretimi yapmış olan şirketin bahçesinde 2007 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bahçesinde kül ve cüruf depolandığı tespit edilmiş, üstelik malzemelerin ve cürufların Europium-152 ile bulaşmış olduğu ve bu maddenin nükleer santrallerde kullanıldığı anlaşılmış ve bu maddenin nasıl ülkemize girdiği ve radyoaktif malzeme bulaşmış atıkların külçe kurşun haline getirilerek nerelere satılmış olduğu bulunamamıştır” şeklinde konuştu.
SOYER’E ÇAĞRI
Nükleer atıkların tespit edildiği 2007 yılından bugüne geldiğimiz 12 yıl içerisinde alanda çalışma yapılmadığını ve İzmir halkının nükleer atıklarla yaşamaya devam ettiğinin de altını çizen Kınay, “İzmir Gaziemir’deki eski kurşun fabrikasından kaynaklanan radyoaktif kirlilik halen temizlenmemiştir. Nükleer santralle karşılaştırıldığında radyoaktivite yönünden çok daha az risk oluşturan bu tesisler ve sahalarda önlem alınmaması, endişelerimizi doğrulamakta ve arttırmaktadır” diyerek Nükleer Karşıtı Platform İzmir Bileşenleri olarak konunun takipçisi olduklarını vurguladı ve başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer olmak üzere Karabağlar ve Gaziemir Belediye Başkanlarını yerellerindeki bu sorunu çözmek ve sorumlularının gereğini yapmak üzere mücadeleye davet etti.
Haber Merkezi