Tunceli'de 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan Gülistan Doku dosyasının "cinayet" şüphesiyle yeniden açılmasının ardından, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in olaydan sadece 19 gün önce katıldığı bir toplantıdaki sözleri gün yüzüne çıktı. Haziran 2024 kararnamesiyle göreve başlayan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla kurulan özel ekibin yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklanan Tuncay Sonel’in, o dönem düzenlenen "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele" toplantısında yaptığı konuşma, davanın bugünkü seyriyle çarpıcı bir tezat oluşturdu. Valilikte 17 Aralık 2019 tarihinde gerçekleşen ve o dönem Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla bugün tutuklu bulunan eski Başhekim Çağdaş Özdemir ile aileye baskı kurduğu iddiasıyla açığa alınan dönemin İŞKUR Müdürü Özdemir Aktaş’ın da hazır bulunduğu komisyon toplantısında konuşan Sonel, kentin huzur ortamına dair önemli mesajlar vermişti.
SONEL: TUNCELİ'DE KADINLAR GECE RAHATÇA GEZEBİLİYOR
Komisyon toplantısında kadının toplumun her alanındaki önemine değinen Sonel, Tunceli’nin eğitimi ve kültürü yüksek bir il olduğunu vurgulayarak, “Burada ne mutlu ki gece geç vakte kadar kadınlarımız, çocuklarımız artık sokaklarda rahatça dolaşabiliyor. Bu huzur ortamının sağlanmasında özellikle kahraman güvenlik güçlerine, jandarmamıza, polisimize teşekkür ediyorum. Yanımızda başsavcımız, kurum müdürlerimiz var. Kadınlar toplumumuzda hem anne hem eşimiz hem kardeşimiz. Onların yeri bizde çok önemli. Bizim töremizde, geleneğimizde kadınların yeri çok önemli. Kurtuluş Savaşı’nda kadınlarımızın çok büyük emekleri var. Bakın toplumun her kesiminde kadınlar var, insan gurur duyuyor. Jandarmada, emniyette kadın görevlilerimiz, kadın hakim savcılarımız, doktorlarımız var. Kadınlar her kesimde görev alıyorlar” ifadelerini kullanmıştı.
SONEL: ŞİDDET EYLEMLERİNİN OLMAMASI İÇİN HEP BERABER MÜCADELE EDECEĞİZ
Vali Sonel, konuşmasının devamında Ordu’da üniversite öğrencisi olan Ceren Özdemir’in cezaevi firarisi tarafından evinin önünde öldürülmesi olayını hatırlatarak benzer acıların yaşanmaması temennisinde bulunmuştu. Yaşanan bu üzücü olayın herkesi olumsuz etkilediğini belirten Sonel, “İnşallah hem Tunceli’de hem de diğer illerde insanlık dışı olaylar yaşanmaz inşallah. Biz Tunceli ailesi olarak burada arkadaşlarımızı dinleyeceğiz. Kadına yönelik şiddet eylemlerin olmaması için bizlere ne görev düşüyorsa hep beraber bir yol haritası çizip, mücadele edeceğiz” diye konuşmuştu. Ancak bu konuşmadan kısa bir süre sonra Gülistan Doku’nun kaybolması ve yıllar süren sessizliğin ardından başlatılan operasyonlarda, bizzat Tuncay Sonel ve oğlu Mustafa Türkay Sonel ile birlikte yakın koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun da aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.
OPERASYONUN DETAYLARI VE YENİ TUTUKLAMALAR
JASAT ekiplerinin 700 saatlik ek güvenlik kamerası görüntüsünü saniye saniye incelemesi ve daraltılmış baz çalışmalarıyla derinleşen soruşturmada, "kasten öldürme" ve "delilleri yok etme" suçlamalarıyla yeni bir safhaya geçildi. Dosyada cinayet şüphesiyle operasyonlar devam ederken, Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla tutuklanan eski Başhekim Çağdaş Özdemir’in yanı sıra, hastane bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E. de ‘Delilleri yok etme ve gizleme’ suçlamasıyla gözaltına alındı. Soruşturmayı baştan ele alan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla kurulan özel ekip, Gülistan Doku’nun akıbetini araştırmaya devam ederken, yurt dışındaki firari şüpheliler için de kırmızı bülten süreçleri işletiliyor.