Hayvanlara zulüm ediyorlar

Balçova’nın Teleferik Mahallesi’nde yaşayan yaşlı bir çift mahalledeki kedileri zorla evde tutuyor. Mahalle sakinleri ise hayvanların esir edilmesine ve gelen kötü kokuya tepki gösteriyor


  • Oluşturulma Tarihi : 27.07.2017 07:35
  • Güncelleme Tarihi : 27.07.2017 07:35
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Hayvanlara zulüm ediyorlar

YUSUF ÇAĞIRTEKİN-ÖZEL HABER

İzmir’in Balçova İlçesi’nde bulunan Teleferik Mahallesi’ndeki Kavaklıdere Sokağı Gül Apartman’da yaşayan yaşlı çift mahalledeki kedileri evine toplayarak esir ediyor. Evi tamamen kedi evine çeviren çiftin evin içerisinde kedilere ne yaptığı ise bilinmiyor. Atıl bir durumda gibi görünen evden ise dışarıya çok kötü kokular geliyor. Kötü koku ve kedilerin evde esir edildiğinden şikâyetçi olan mahalle sakinleri ise konuyu çözmek için uzun zamandır her türlü hukuki mücadeleyi verdiklerini fakat herhangi bir sonuç alamadıklarını belirtti. Vatandaşlar ilk olarak İl Sağlık Müdürlüğüne dilekçe verdiklerini ve bu dilekçenin Çevre Sağlık Müdürlüğüne gönderildiğini, oradan da belediyeye gönderildiğini söyledi. Fakat yaşlı çiftin damatlarının Balçova Belediyesinde çalışmasından ötürü onun da yönlendirmesiyle belediye ekiplerinin olaya müdahale etmedikleri iddia edildi. Durumdan şikâyetçi olan mahalle sakinleri artık yetkililerin bu soruna bir çare bulmasını istediklerini ve mağdur olduklarını belirttiler.

“KEDİLERİ HAPSETMİŞ”

Apartmanın eski sakinlerinden Aslan Tursun isimli bir vatandaş, “2000 yılından beridir o evde çok fazla kedi duruyor. O evde kedilerin mağdur edildiği ve çok kötü kokunun olduğuna dair belediyeye defalarca şikâyet dilekçesi verdik fakat baş edemedik. İçeride bizim sayabildiğimiz 15 tane kedi var. 15 tane kedi bir odaya kapatılmış. Onların evinin bitişiğinde bir kiracı oturuyordu. Kokuya dayanamadı ve çıkmak zorunda kaldı. Kedilerin olduğu odaya adam eski eşyaları dizmiş. Yani adam o odaya kedileri hapsetmiş. Kedilerin dışkıları, kötü kokuları çok pis bir vaziyette duruyor. Dışarıdan gelen bir misafir apartman niye böyle kötü kokuyor diye soruyor. Biz defalarca evde oturan insanlara da sorduk neden böyle yaptıklarını fakat bir türlü vazgeçmediler. Hastalar herhalde” diyerek yaşadıkları soruna dikkat çekti. Hukuki mücadele de başlattıklarını söyleyen Tursun, “ Üç yıl önce dava açtık. Dava 2 yıl sürdü. Mahkeme kararı apartmanın lehine çıktı. Ekipler keşif için geldiler fakat içeriye giremediler. Kapı açıldığında öyle berbat bir koku oldu ki içeriye giremediler. Kaymakamlığa da başvurduk fakat hukuka intikal ettiği için bir şeyler yapamadılar. Sadece birkaç kez veteriner yolladılar. Komik bir rapor tutmuş veterinerler. Biz apartmana geldik muhatap bulamadık. Herhangi bir koku da tespit edemedik. Yapabileceğimiz herhangi bir şey yok diye yazmışlar. Bir ailenin psikolojik sorunlu olmasını hem apartmanda bulunan 15 daire ve bütün mahalle sakinleri çekiyor” diyerek tepki gösterdi.  

“KOKUDAN DURAMIYORUZ”

Apartman sakinlerinden Koçali Karakaş ise, “Yaklaşık 3 aydır o apartmanda oturuyorum. Kötü koku olduğunu ve sıkıntı çektiğimizi biz de dile getirdik. Bize mahkemelik olduğunu ve mahkemenin temyize gittiğini söylediler. Bizde kötü kokudan dolayı kapılarımızı açık bırakmak zorunda kaldık. Marketimiz olduğu için sürekli evde kalamıyorduk. İki hafta önce herkes iş yerimize gelmiş. Apartmana hırsız girmiş. Benim daireme girmişler ve talan etmişler. Yan dairenin anahtarını kırmışlar ve zorlamışlar fakat girememişler. Eşim eve gidince hırsızlar kaçmış ve onun sayesinde komşularımız kurtuldu. Bunların tek sorumlusu bu kişilerden kaynaklanıyor. Şizofren bu adamlar. Ben de buradaki sokak hayvanlarına bakıyorum. Yemlerini ve sularını veriyorum. Yeri geliyor tedavilerini bile yapmak için elimizden geleni yapıyoruz ama kimseyi mağdur etmiyoruz. Biz de hayvan severiz. O içerideki hayvanlar şu an izbe bir halde. Bir insanın duramadığı kokunun içinde yaşamak zorundalar. Bildiğiniz çöp ev orası. Her türlü pislik var. Bakım yok. Hatta hırsızın evimize girdiği gün polisler geldi. Bir polis bize binaya girdiklerinde içeride ceset olduğunu zannettiklerini söyledi. Hırsızlık ihbarı üzerine gelen polis burada ne var diye şüphelendi” diye konuştu.

“TORUNLARI RİSK ALTINDA”

Öte yandan apartmana dışarıdan hizmet almakta zorlandıklarını söyleyen Koçali Karakaş, “Tüpçüler binaya tüp getirmek istemiyor. Sucular da aynı şekilde bize su getirmiyor. Sipariş veriyoruz gelmiyorlar. İnsanlar o binaya girip de çalışmak istemiyorlar. Binaya giren insanlar istifra ediyorlar. Evimize hırsız girmiş kapıyı yapmak için anahtarcı çağırıyoruz, anahtarcı gelmiyor düşünün halimizi. Binada tadilat işleri yapmak için gelen herkes burada leş mi kokuyor ne oluyor diye soruyor. Durulamayacak bir koku var yani anlayacağınız. Özellikle öğleden sonra ikindi vakti değil apartmana sokağa giremiyorsunuz. Biz eve giderken burnumuzu kapatıp öyle giriyoruz. Bu durumdan bıktık usandık. Buradaki bir amcanın damadı her içeriye girdiği zaman kusuyor. Kokuyu kaldıramıyor kendi gözlerimle şahit oldum. Her şeyden önemlisi onların hemen yan dairesinde kızı, damadıyla oturuyor. Bunların küçük bir bebeği var. Bu çocuk her gün o kokuya maruz kalıyor. Bebek risk altında. Bu çocuk ileride hasta olacak. Birilerinin artık sesimizi duyması lazım. Bu konu geçiştirilecek bir konu değil. Yetkilileri artık göreve davet ediyoruz” diyerek seslerinin duyulmasını istediklerini belirtti.  

Haber Merkezi