Sayfa Yükleniyor...
Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Prof.Dr. Cem Terzi, Biz uzun zamandır mültecilerin kaldıkları evlerin yaşanılacak şartlarda olmadığını söylüyoruz. Bu evlerden belediyeler de sorumlu. Kiraya verilmeden önce denetlenmesi gerekiyor. Herkes kafasını deve kuşu gibi kuma gömmüş, felaket olmasını bekliyor dedi
E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER
Ülkelerindeki iç savaş ve yıkımdan kaçarak İzmire gelen Suriyeli mülteciler sokaklarda, parklarda, boş arazilerde, derme çatma çadırlarda, yoksul mahallelerdeki terk edilmiş, yıkık ya da yıkılma tehlikesi olan binalarda barınmaya çalışıyor. Mültecilerin en temel ihtiyaçlarının karşılanması konusunda büyük sıkıntılar yaşanırken, bir de elektrik ve içme suyu olmayan, fare, tahtakurusu gibi her türlü haşere olan, banyo ve mutfağı olmayan evler yüksek ücretlerle mültecilere kiralanıyor.
MÜDAHALE EDİLMEZSE CİDDİ SORUNLAR KAPIDA DEMİŞTİK
Geçtiğimiz günlerde İzmirin Basmane mevkiinde 12 Suriyelinin yaşadığı evde elektrik kontağından çıkan yangında 20 yaşındaki Suriyeli Baraa Saber, hayatını kaybetmişti. Saberin talihsiz ölümü mültecilerin her türlü tehlikeye açık olan evlerdeki barınma sorununu bir kez daha gözler önüne serdi. Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Prof.Dr. Cem Terzi, daha önce defalarca İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne dilekçe vererek mültecilerin barınma ve beslenme ihtiyaçları noktasında harekete geçilmesini talep ettiklerini söyledi.
Terzi, mültecilerle ilgili olarak müdahale edilmesi gereken beslenme, barınma, sağlık, hijyen koşulları gibi konularla acil müdahale yapılmaması halinde çok ciddi sorunlar ile karşı karşıya kalınacağını noktasında daha önce defalara uyarıda bulunduklarını belirterek, İçerideki elektrik tesisatı kim bilir kaç yılından kalma. Yangına, su basmasına, yıkılmaya karşı hiç bir değerlendirme yapılmamış. Oradaki evlerin çoğu bu şekilde ve sadece Suriyeliler değil Türkiyeliler de o evlerde kalıyor diye konuştu.
HERKES KAFASINI DEVE KUŞU GİBİ KUMA GÖMMÜŞ
Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Prof.Dr. Cem Terzi mültecilerin barınma sorununa değinerek Savaştan kaçmış 20 yaşındaki bir kadın yanarak can verdi elektrik kontağı yüzünden. Biz uzun zamandır mültecilerin kaldıkları evlerin yaşanılacak şartlarda olmadığını söylüyoruz. İçerideki elektrik tesisatı kim bilir kaç yılından kalma. Yangına, su basmasına, yıkılmaya karşı hiç bir değerlendirme yapılmamış. Oradaki evlerin çoğu bu şekilde ve sadece Suriyeliler değil Türkiyeliler de o evlerde kalıyor. Bu evlerden belediyeler de sorumlu. Kiraya verilmeden önce denetlenmesi gerekiyor. Herkes kafasını deve kuşu gibi kuma gömmüş, felaket olmasını bekliyor. Her türlü tehlikeye açık bu evler de fahiş fiyatlara kiralanıyor. Geçen sene bir ev yıkılmıştı ve yedi kişilik aile son anda canını kurtarmıştı. Bu aileye başka bir ev kiraladık ama o evin de alt yapısından emin değiliz. Benzer şeyler yaşanabilir. Bu büyük bir sorun ifadelerini kullandı.
HAREKETE GEÇMEK İÇİN BENZER ŞEYLERİN YAŞANMASINA GEREK YOK
Bölgedeki metruk evlerde on binlerce insan yaşadığının altını çizen Terzi, mültecilerin barınma, gıda ve sağlık alanlarında hayata tutunmalarını sağlayacak temel hak ve ihtiyaçlarının karşılanması için yetkilere çağrı yaparak şunları söyledi: Belediyeden, valilikten ya da BMden bir görevli de ailenin yanına gelip, duruma el koyup, acil bir ihtiyaç gidermek için kılını kıpırdatmadı. Harekete geçmek için benzer şeylerin yaşanmasına gerek yok. Bu bölgedeki metruk evlerde on binlerce insan yaşıyor ve kamunun hem belediyesi ile hem de valiliği ile adım adım atması gerekiyor. Orada Birleşmiş Milletler ya da uluslararası yardım kuruluşları da yoktu. Muhtemelen tatile denk geldiği için. Bu daha da acı bir şey demek ki insanlara verilen hizmetler de tatile girmiş oluyor. Bu da çok kabul edilebilecek bir şey değil. Biz aile ile ilgilenmeye devam edeceğiz. Aile kabul ederse hukuki süreci de takip edeceğiz.
Haber Merkezi