İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 77'si tutuklu 414 sanık duruşmanın dokuzuncu haftasında hakim karşısına çıktı. Sanık savunmalarının dinlendiği 33’üncü duruşmada firari iş insanı Ahmet Gülibrahimoğlu ile çalışan Ahmet Güldü savunma yaptı. Güldü, " Yaptığım iş ofis boyluk; evrak götürür, noter, ticaret odası, trafik şube müdürlüğü, elektrik ve su abonelikleri gibi işler yapardık. Murat Gülbrahimoğlu ile aramda birçok para transferi olduğu, şüpheli işlemler tespit edildiği, haksız kazancı sahte fatura yöntemiyle akladığım ve bu yolla örgüte kazanç sağladığım yönünde değerlendirmeler yer almakta. Ben bunları kabul etmiyorum." diye konuştu. Duruşma yarına ertelendi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak1 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun42 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
DURUŞMALARDA DOKUZUNCU HAFTA
İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Davanın ilk duruşmasından bugüne kadar 37 kişinin savunması alındı. Cuma günü duruşma görülmezken duruşmalara haftanın 4 günü devam ediliyor.
BUGÜNE KADAR 33 SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Mahkeme heyeti, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş. çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya'nın tahliyesine karar verildi.
'YAPTIĞIM İŞ OFİSBOYLUK'
Duruşma saat1.00 sıralarında başladı. Firari iş insanı Murat Gülibrahimoğlu ile çalışan Ahmet Güldü, "Kuzey İstanbul Modern şirketinde0 yıl üzerinde çalıştım. Yaptığım iş ofis boyluk; evrak götürür, noter, ticaret odası, trafik şube müdürlüğü, elektrik ve su abonelikleri gibi işler yapardık. Bankadan para çekme ve para yatırma işlemlerinin de görevlerim arasında bulundu. Bu işlemleri kendi inisiyatifimle değil, bana verilen talimatlar doğrultusunda yapardım. Yaptığım işe göre talimat aldığım kişiler değişirdi. Banka işlemlerinde finans bölümünde çalışan Adem Başer'den alırdım. Murat Gülibrahimoğlu’ndan talimat almışlığım da vardır. Benim görevim bana söylenen idari ve günlük işleri yerine getirmekten ibarettir. Benim Cebeci maden sahasıyla alakalı hiçbir görevim yoktur. Harfiyat döküm işinden de maden işinden de anlamam. Bu anlamda teknik bilgim, yetkim ve fiili bir görevim hiçbir zaman olmamıştır. İfade vermem istendi; o sırada Yener Bey zaten tutukluydu. Tutuklanma riski olabileceğini bilmeme rağmen kaçma veya saklanma yönünde herhangi bir davranışta bulunmadım." dedi.
'İFADEM TUTANAĞA GEÇİRİLMEDİ'
Güldü, "Kendi rızamla giderek ifademi verdim. Şirkette ofis görevlisi olarak çalıştığımı, önce Kuzey İstanbul Modern’de, daha sonra da Kuzey İstanbul Gayrimenkul’de görev yaptığımı anlattım. Bana şirketle ilişkime dair genel vekaletim olup olmadığı yönünde özel bir soru sorulmadı. Buna rağmen kendim anlattım. Adem Başer’in talimatları doğrultusunda para çekme ve çek bozma işlemleri yaptığımı da kimse sormadan kendim anlattım. Çektiğim ve yatırdığım paralarla ilgili olarak bana sorular yöneltildi. Parayı nasıl çektiğimi, kime teslim ettiğimi açıkladım. Bu hususlar ifade tutanaklarında yer almaktadır. Ben anlatırken, tarafıma vekalet verildiğine ilişkin beyanımın sözlerimin içinden çekilip alınarak aleyhimde kullanılacağını asla düşünmedim. Çünkü orada birşeyi saklamak için değil, bildiğim herşeyi anlatmak için gittim. Samimiyetle anlattığım hususların içinden bazı bölümlerin cımbızla çekilerek aleyhimde yorumlanacağını ve soruşturma konusu yapılacağını aklımın ucundan bile geçirmedim. İfademde bana çok sayıda isim soruldu. Tanıdıklarımı söyledim, kim olduklarını ve görevlerini bildiğim kadarıyla anlattım. Bana eski patronumla en son ne zaman görüştüğüm soruldu, ben de açıkça cevap verdim. Murat Gülbrahimoğlu ile en son yurtdışına çıkmadan önce görüştüğümü, sonrasında ise görüşmediğimi belirttim. Bana, eski patronumun hesabına 5 milyon lira yatırdığım ve69 milyon lira çektiğim yönünde sorular yöneltildi. Yıllar içinde yatırıp çektiğim paraların toplam miktarını bilmem mümkün değil. Murat Bey’in bu paraları hangi amaçla kullandığını bilmem de mümkün değil. Para çekme ve çek bozma işlemleri benim açımdan diğer getir-götür işlerinden farklı değildi. Bunun işimin bir parçası olduğunu, talimatla hareket ettiğimi ve bu nedenle suç işlediğimi düşünmedim. Çektiğim ve yatırdığım paraların toplam tutarını bilmem zaten mümkün değildir. Para yatırma ve çekme işlemlerinde komisyon alıp almadığım sorulduğunda 'Hesaplarım ortadadır' dediğimde, iddia makamı bana 'Belki başka hesaplara yatırdın, belki ailenden birinin hesabına, belki arkadaşlarının hesabına yatırdın' şeklinde ithamlarda bulundu. Oysa benim hesaplarım ortadadır. Bana eski işverenimin kimlerle görüştüğü soruldu; iş insanları, siyasetçiler ve sanat dünyasından isimler sayıldı. Bense sadece şirkette ofis görevlisi olduğumu, patronuma özel bir yakınlığım olmadığını söyledim. Bunlar da tutanağa geçirilmedi" dedi.
'GÜLİBRAHİMOĞLU İLE ÖZEL BİR İLİŞKİM BULUNMAMAKTADIR'
Güldü, "Tutuklandığımda gerçekten çok şaşırdım. Bir emekçi olarak nasıl tutuklanabileceğimi anlayamadım. İfadeye çağrılabileceğimi düşünüyordum ancak tutuklanabileceğim aklıma gelmemişti. Çünkü savcılık bana hangi suçu işlediğimi açıkça söylemedi. Eğer neyle suçlandığımı bilseydim, kendimi ona göre savunmaya çalışırdım. O gün neye karşı ayrıntılı savunma yapmam gerektiğini anlayamadım. Daha sonra örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklandığımı öğrendim. Savcılık ifadem sırasında yanımda bir avukat da yoktu. İfadeye avukatsız gittim. O aşamada suç işlemediğimi düşündüğüm için avukata ihtiyaç duymadım. Daha sonra bir avukat görevlendirildi ancak sadece yanımda bulundu, etkili bir savunma yapılmadı. Bu nedenle hakkımdaki suçlamayı tam olarak anlayamadan ve kendimi buna göre savunamadan tutuklandığımı düşünüyorum. Cezaevindeyken iddianameyi okudum. Herhangi bir kişinin benim somut olarak suç işlediğime dair bir beyanı bulunmamaktadır. Hatta iddianamede, ifademin alındığı kısım dışında adımın geçmediğini de gördüm. Murat Gülbrahimoğlu ile aramdaki ilişki yalnızca işçi işveren ilişkisidir. Bunun dışında herhangi bir özel ya da ticari bir ilişkim bulunmamaktadır. Ben iş yerinde bana verilen görevleri yerine getiren ve bunun karşılığında maaş alan bir emekçiyim. Bu nedenle yaptığım işten dolayı Murat Gülbrahimoğlu’nun örgüt üyesi olup olmadığını anlamam ya da fark etmem mümkün değildir. Böyle bir değerlendirme yapılması doğru değildir. Samimi olarak ifade etmek isterim ki, Murat Gülbrahimoğlu’nun herhangi bir örgüte üye olabileceğini bir an olsun düşünmedim" dedi.