İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldıktan sonra tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen "yolsuzluk" soruşturması tamamlandı. Soruşturma kapsamında 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, İmamoğlu'nun "örgüt lideri" olduğu iddiasına yer verildi.
İddianamede İmamoğlu'nun; "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "Rüşvet", "Suçtan elde edilen gelirlerin aklanması", "Kamu kurum ve kuruluşlarını zarara uğratacak şekilde dolandırıcılık", "Kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme", "Kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "Suç delillerini gizleme", "Haberleşmeyi engelleme", "Kamu malına zarar verme", "İrtikap", "İhaleye fesat karıştırma", "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "Çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" dahil birçok suçu işlediği öne sürüldü. İddianamede, 142 ayrı eylem nedeniyle İmamoğlu hakkında 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
İLK DURUŞMADAN BU YANA 51 SANIK TAHLİYE
Mahkeme heyeti, önceki duruşmalarda aralarında İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanları Ali Üner, Evren Şirolu, Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun'un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı, zabıta memuru Nazan Başelli, veri uzmanı İsmet Korkmaz, yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, şehir plancısı Nuri Cem Ceylan, sosyal medya danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, Harun Cengiz Beğenmez, Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak, Medya A.Ş eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman, reklamcı Hasan Yalaz, Kültür A.Ş Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak, reklamcı Alper Aydın, reklamcı Yunus Göçer, iş insanı Ahmet Güllü, İBB Muhtarlıklar Daire Başkanı Yavuz Saltık, İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu ile Kültür A.Ş eski İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan'ın da bulunduğu toplam 51 sanığın tahliyesine hükmetti.
ÖZEL, DESTEK İÇİN DURUŞMAYA KATILDI
Duruşmayı takip etmek için Silivri'ye gelen CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Fatih Keleş'in avukatlarının savunmasının engellenmesini büyük bir üzüntüyle takip etti. Fatih Keleş'i neredeyse, gökyüzünün altında gerçekleşmiş her eylemden sorumlu tutuyorlar. 3 buçuk ay boyunca dinlediler, şimdi savunma yapma zamanı gelince kısıtlama yapıyorlar. Ekrem başkan için de aynı şey söz konusu olacak. İşin kabul edilebilecek bir tarafı yok. Tarihteki birçok siyasi davada en kötü mahkemeler bile mahkeme taklidi yapmaya çalışıyorlar. Burada onların öyle bir kaygısı da yok. Mahkeme taklidi bile yapmaya çalışmayan düzmece bir kurguyla karşı karşıyayız. Öfkelenmemek, öfkeli sözler söylememek, tansiyonu boşu boşuna germemek için bir şey söylemiyoruz ama bu kadar da olacak iş değil. Savunma kadar kutsal bir hakkı böylesine kısıtlamak; hem Fatih Bey için hem diğer arkadaşlar için avukatlar için. Bir avukatın savunmayı ne zaman bitireceğine hakimin karar verdiği nerede görülmüş. Şimdi Ekrem beyi çağıracak, savunma yap diyecek ama yarın akşam üstü savunmanın bitmesini bekliyor. 2 bin 400 yıl ceza istiyor, dünya kadar eylem var. Hepsiyle ilgili savunma hakkının yanında hepsi iftira olan 1 buçuk yıldır televizyonlarda yayınlar izliyoruz. Şimdi Ekrem beyin herkesin ağzının payını vereceği, masumiyetini hem vicdanlarda hem tutanak önünde ispatlayacağı yer de 1 buçuk yıldır ben konuştun sen dinledin, şimdi azcık konuş biz dinlemeyeceğiz diyorlar" dedi.
‘BU ÇOK AĞIR BİR HAK İHLALİ’
Ekrem İmamoğlu, saat 14.23 itibari ile savunmasını yapmak üzere duruşma salonuna getirildi. İmamoğlu, "Kendime göre tespitlerimi, talep ve itirazlarımı dile geçirmek için kürsüye geldim. 9 Temmuz’da bitireceğinize dair açıklamalarınız var. Benden önce iki kısıtlanmış arkadaşım var; hem Murat Bey’in avukatı hem Fatih Bey’in avukatı" diye konuştu.
Mahkeme Başkanı ise, "Planlamamızı baştan da belirttik. Yeni bir planlama yapmadık. Zaten planlamamız baştan da belliydi. Dinlenecek sanıkların sırasındaki en son dinlenmek istediğinizi belirttiniz. Yine bu noktada en son sıra size geldi" dedi.
Bunun üzerine İmamoğlu, "9’unda bitirmekle ilgili bir kararınız vardı. Şu anda bunu ısrarla da dile getirdiğinizi duydum. Malum dün burada yoktum. Sanık arkadaşlarımı dinlemekten de mahrum edildim. Bu da aslında hukuken hakkımın ihlal edilmiş olmasıdır. Ağır bir hak ihlali içerisindeyim. 203 kararı ile ilgili perşembe günü ben sözünüze yönelik hiçbir söz söylemedim. Kalktım gayet nezaketli bir şekilde anlattım, nasıl olması gerektiği noktasında önerimi sundum. Makul bir zamana ihtiyacımız olduğunu ifade ettim. Sürecin en adil bir şekilde yönetilmesi hususunda taleplerimi anlattım. Siz bana bunlara ret cevabı verdiniz. Ben yerime geçtim, oturdum. Ne mahkemeye bir hakaretim var ne sürece dair olumsuz bir sözüm. Dün hapishaneden buraya getirilişim engellendi. En çok önem verilen, en çok hakarete, suçlamaya, tacize maruz bırakılan Fatih Keleş arkadaşımın ne sorgusunu dinleyebildim ne sorularınızı dinleyebildim ne de sorularımı sorabildim. Bu çok ağır bir hak ihlali. Suç örgütü lideri diye tariflendim. Bana göre asrın hukuksuzluğu iftirasının yüklü olduğu bu iddianamede, benim bu kürsüde, sizin daha önce ‘9 Temmuz’da bitireceğim, bu konuda kararlıyım’ dediğiniz noktada yaklaşık 10 saatlik zaman diliminin kaldığı bir atmosferde beni kürsüye çağırıp sorgunuza başlayın dediğinizde şunu bilmem lazım: Avukatlar sözünü tamamladığı bir noktada benim kendi savunmam bitecek, üç avukatımın savunması bitecek. Ondan önce sizlerin soruları var ve sanık arkadaşlarımın doğal olarak bana soracağı sorular vardır. Sayın Başkan, sayın heyet, 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Eğer sizin bu kararınız net ise, bu takvim değişmez diyorsanız, benim burada bir sorguya tabi tutulmam diye bir şey gerçekten düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum" açıklamasında bulundu.
Mahkeme Başkanı ise, "Gereksiz olarak çok uzadı bu dava. 4 aydır yargılama yapıyoruz. Biz programda değişiklik yapmayacağız. Savunma yapmak istemiyorsanız susma hakkı diye kayda geçiririm" dedi.
İMAMOĞLU SALONDAN ÇIKARILDI
Mahkeme başkanı, “Ben yargılama yapacağım" diyen Ekrem İmamoğlu'na "Burası senin yargılayacağın mekan değil, sen yargılanmaya geldin" diyerek duruşma salonundan çıkarılmasına karar verdi.
Duruşma salonunda gerginlik çıktı, mahkeme başkanı SEGBİS kaydını kapattırdı.
İMAMOĞLU TEPKİ GÖSTERDİ
İmamoğlu salondan çıkarken şu ifadeleri kullandı:
“Benim Ankara’da yargılayacaklarım buradaki yargılamayı yönetmeye çalışıyor. Adalet Bakanlığı çöküş bakanlığıdır. Adalet millete aittir ben millete konuşuyorum. Millete yüzümüzü dönelim.”

0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın