“İzmir’in refahını büyütecek günün başlangıcı!”

Cittaslow Metropol Projesi’nin tanıtım toplantısında konuşan Başkan Soyer, “Bu sıradan bir proje tanıtımı, herhangi bir lansman değil. Bugün, hepimizin geleceğini belirleyecek ve İzmir’in refahını herkes için büyütecek bir başlangıç günü” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 15.06.2021 10:55
  • Güncelleme Tarihi : 15.06.2021 10:55
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
“İzmir’in refahını büyütecek günün başlangıcı!”

ÇAĞLA GENİŞ

İzmir’in dünyanın ilk Cittaslow Metropol pilot kenti unvanını kazanmasının ardından Cittaslow Metropol kavramını ortaya atan ve kenti bu unvanla buluşturmak için çalışmalar yürüten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Cittaslow Metropol Projesi’nin tanıtım toplantısına katıldı. Kültürpark’ta bulunan İsmet İnönü Kültür Merkezi önünde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Başkan Soyer, Büyükşehir Belediyesi’nin kültürüne, doğasına ve kimliğine sahip çıkan, kente yüksek yaşam kalitesi sunan bir yönetim modeli oluşturmak üzere geliştirilen proje hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Dünyanın ilk ve tek Cittaslow Metropol unvanı alan İzmir’in dünyanın diğer şehirlerini de bu ağa dahil etmek için öncülük görevi üstlendiğini söyleyen Başkan Soyer, “Bugün sizlerle, şehrimiz İzmir adına beni heyecanlandıran, çok önemli bir projenin başlangıcını yapmak üzere buluştuk. Öncelikle ifade etmek isterim ki, bu buluşmamız, sıradan bir proje tanıtımı, herhangi bir lansman değil. Bugün, hepimizin geleceğini belirleyecek ve İzmir’in refahını herkes için büyütecek bir başlangıç günü. Büyük bir gururla açıklama istiyorum ki, İzmir dünyanın ilk ve tek Cittaslow Metropolü unvanını aldı. Dahası, dünyanın diğer şehirlerini bu ağa dahil etmek için öncülük görevi üstlendi. İzmir’in bu önemli gününde, şehrimizin gelişimine büyük katkısı olan merhum Başkanımız Ahmet Piriştina’yı huzurlarınızda rahmet ve minnetle anıyorum. Yaşadığımız salgın, tüm insanlığı, Türkiye’yi ve İzmir’i kendine biraz olsun dışarıdan bakmak zorunda bıraktı. Gördük ki, üzerinde yaşadığımız bu gezegenin, doğanın sağlığını korumadan kendi sağlığımızı da koruyamayız. Yaşadığımız bunca şeyin ardından hiçbir şey olmamış gibi yolumuza devam edemeyiz. Kendimizi, toplumumuzu ve elbette yaşadığımız şehirleri yeni baştan tasarlamak mecburiyetindeyiz. İzmir’de son bir yıl içinde pandemiyi, depremi, seli, tsunamiyi, neredeyse doğal afetlerin tamamını yaşadık. Tüm bunların sonucunda şunu gördük ki: Hayatımızdaki en önemli şey, birbirimizle olan dayanışmamız” dedi.

REFAH VE ADALETİ BÜYÜTME SİMGESİ

Şehirlerde iki temel kavram olan refah ve adaletin büyütülmesi gerektiğinin altını çizen Başkan Soyer, “Cittaslow Metropol, İzmir’deki refahı ve adaleti büyütme kararlılığımızın simgesidir. Uluslararası Cittaslow Birliği 1999 yılında kurulmuş ve dünyada 30 ülkede 277 kente yayılmış bir yerelden kalkınma modeli. Bu birliğin amacı kentlerin kimliklerine, tarihlerine, geleneklerine ve doğasına sahip çıkması. Kısaca, geçmişin ve geleceğin aynı anda yaşanması. Bir kentin, hem geçmişini koruması, hem de geleceğini güvence altına alması. İtalya, Çin, Kanada, Avustralya, İzlanda ve daha birçok ülkeye yayılan bu harekete 2009 yılında Türkiye’den ilk olarak Seferihisar kabul edildi. Pek az insanın bildiği bir kasabayken, ülkemizin en önemli cazibe merkezlerinden birine dönüştü. Ekonomisi büyüdü. İstihdam arttı. Köylerinde yaşayanlar doğduğu yerde doymaya başladı. Kültürü, tohumları ve doğası korundu. Kısaca, yerelden kalkınmanın Türkiye’deki simgesi oldu. 2013’ten bu yana Uluslararası Cittaslow Birliği’nin Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyorum. Cittaslow’un logosu olan salyangoz, birbirimizle ve doğayla uyumun önemini simgeliyor. Salyangozlar, antenleri sayesinde dünya ile iyi ilişki kuruyor. Vakur bir şekilde ilerlerken, arkasında iz bırakıyor. Sert kabuğu sayesinde içindeki değerleri koruyor. Salyangoz, insanın bu gezegendeki var oluşundan çok daha eskiye giden bir geçmişe sahip. Bunu, doğanın ritmiyle uyumlu bir hızla yol almasına borçlu. Cittaslow aslında nüfusu 50 binin altında olan kentlerin sahip olabileceği bir unvan. Fakat bir yandan da günümüzün gerçeği olan büyükşehirler var” ifadelerini kullandı.

EN ÖNEMLİ KRİTER TOPLUM

Büyükşehirlerin birçok sorunun odağı haline geldiğini kaydeden Başkan Soyer, “Eşitsizlik, kötü yaşam koşulları, doğanın yok edilmesi, ayrımcılık ve artan suçlar, dünyadaki tüm büyükşehirlerin ortak çıkmazları. İş yerlerinin evlerden uzakta, mal ve hizmetlerin de kentlerin merkezlerinde konumlandırılması kent sakinlerinin günlük yaşamda büyük mesafeler kat etmesine neden oluyor. Bu hem hava kirliliğine, hem trafiğe yol açıyor. Rezidanslar, yüksek duvarlı sitelerde komşuluk zor. Çocuklarımızın oyun oynayabileceği sokaklar hepten azaldı. Diğer yandan iklim krizi nedeniyle artan sıcaklık, salgın hastalıklar, su baskınları, fırtınalar büyükşehirleri bir yuva olmaktan çıkarıp, katlanılması imkansız yerlere dönüştürebiliyor. Cittaslow Metropol fikrinin başlangıç noktası işte tam da bu: Şehirlerimizi yeniden içinde dinlenebildiğimiz bir yuvaya dönüştürmek. Yaşamlarımızı nasıl daha sakin, daha mutlu hale getirebiliriz? Dünyada bu amaçla yapılmış çalışmaları, kriterleri, göstergeleri inceledik. Sonucunda sadece dünyanın ilk Cittaslow Metropolü olmakla kalmadık, aynı zamanda Cittaslow Metropol normlarını evrensel ölçekte tanımlayan şehir olduk. Citta Slow Metropol’ün bize vereceği kazanımları altı ana başlık altında toplandık. Toplum, kentsel direnç, herkes için gıda, iyi yönetişim, hareketlilik ve Cittaslow mahalleleri, yani sakin mahalleler. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı ve planladığı birçok proje ve yatırım Cittaslow Metropol kriterleri ile uyum gösteriyor. İzmir’in dünyanın ilk Cittaslow Metropol’ü olmasıyla bu çalışmalar gelişecek, hız kazanacak ve tümüyle kurumsallaşacak. Kenti değiştirdiğinizde, toplumu da değiştiriyorsunuz. Toplum değiştiğinde, kent de değişiyor. Bu nedenle Cittaslow Metropol kriterlerinin ilki ve en önemlisi toplum” diye konuştu.

ŞEFFAF VE EŞİTLİKÇİ KENT YÖNETİMİ

Cittaslow Metropol kriterleri doğrultusunda sivil toplumu ve sivil girişimlerini desteklemek için bütçe ayırdıklarını ve destek mekanizmaları kurduklarını belirten Başkan Soyer, şunları söyledi: “Gediz Deltası’nı UNESCO Doğal Miras listesine dahil etmek için çalışmalarımız devam ediyor. İzmir Tarihi Kent Merkezi’ni UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil ettik ve daimi listeye girmek için tüm adımları atıyoruz. Yaşayan Parklar projesiyle kent merkezi ve çevresinde büyük yeşil alanlar kuruyoruz. İzmiras Rotaları ile kentin içinde akciğer işlevi görecek yeşil güzergahlar oluşturuyoruz. Şehrimizi çevresindeki doğal alanlara yürüyüş yolları ile bağlıyoruz. İyi yönetişim, ikinci temel kriterimiz. İzmir’de hedeflediğimiz yaşam kalitesini yakalamak için kurumsal kapasitemizin ve kent yönetim biçimimizin de standartlarının yükselmesi gerekiyor. Eşitsizliğe karşı, ayrımcılığa karşı daha sistematik tedbirler alıyoruz. Kent yönetimini daha katılımcı, şeffaf ve eşitlikçi hale getirmek için birçok somut adım attık ve bunları çok daha fazla büyüteceğiz. Tarım sektörünü desteklemek için de tohumdan ihracata yepyeni bir yol izliyoruz. Önümüzdeki hafta bu çalışmalarımızın üssü olacak İzmir Tarımı Geliştirme Merkezi’ni Sasalı’da açıyoruz. Dirençli bir şehir inşa etmek, Cittaslow Metropolün üçüncü kriteri. Büyükşehirler iklim krizinin sonuçlarının en çok hissedildiği yerler arasında. Şiddeti ve sıklığı artan doğal felaketler, havanın, toprağın ve suyun kirlenmesi kentlerde yaşamı tehdit ediyor. Bu başlık kirliliğin takip edilmesini, azaltılmasını, biyo-çeşitliliğin korunmasını ve kentsel yaşam kalitesini arttırmayı hedefliyor. Bu noktada körfez, bizim gözbebeğimiz. Körfezde müsilaj gibi felaketlerin yaşanmaması için tüm önlemleri almış durumdayız. Körfez çevresindeki ileri biyolojik arıtma tesislerimiz ve bu dönem başlattığımız yağmur suyu ayrıştırma programıyla yüzülebilir körfez hayalimizi adım adım gerçekleştiriyoruz. Türkiye’nin ilk Yeşil Şehir Eylem Planı’nı İzmir için hazırladık. Bütün bu çalışmalar neticesinde kendi enerjisini üreten, krizlere dirençli bir kent oluşturuyoruz.”

İZMİR TARIMI İLE DEV ADIMLAR ATIYORUZ

Dördüncü başlığın ise ‘herkes için gıda’ olduğunu dile getiren Başkan Soyer, “Bu başlık, toplumun tamamının sağlıklı gıdaya erişimini hedefliyor. İzmir Tarımı ile bu konuda dev adımlar atıyoruz. Bu başlığı üretim ve tüketim olarak ikiye ayırdık. Bir yandan gıda üretimini artırırken, diğer yandan İzmirlilerin iyi ve yerel gıdaya erişimi için pek çok yenilikçi uygulama yürütüyoruz. Beşinci kriter ise, hareketlilik. Trafik sadece İzmir’in değil tüm büyükşehirlerin en büyük sorunlarının başında geliyor. Nadir örnekler hariç dünyanın hemen her yerinde trafik sorunuyla karşılaşırsınız. Özellikle nüfusunuz İzmir gibi sürekli artıyorsa, sürekli göç alıyorsanız, üstelik bir de pandemi nedeniyle toplu ulaşım artık tercih edilmiyorsa bu sorun daha da büyüyor. Bu sorunun çözümü bütün dünyada aynı; trafikteki araba sayısını azaltmak. İnsanların araba kullanmayı tercih etmemesini sağlamak zorundayız. Trafiği azaltmanın ilk adımı konforlu, yaygın ve hızlı toplu taşımanın tesis edilmesi. Ulaşım Ana Planımızda ilk başta yer alan hedefimiz bu ve bu konuda raylı sistemlere büyük ağırlık veriyoruz. Trafiği azaltmanın diğer bir adımı, motorsuz ulaşımı yaygınlaştırmak. Güvenli bisiklet yollarıyla bisiklet kullanımını teşvik ediyor ve yayaların güvenli bir şekilde yürümesi için kapsamlı bir plan uyguluyoruz. Sakin mahalleler programı, altıncı ve son hedefimiz. Cittaslow mahalleleri ya da sakin mahalle programının amacı kendi kendine yeten, sakinlerin kısa bir yürüyüşle ya da bisiklet sürüşüyle temel mal ve hizmetlere ulaşabileceği mahalleler yaratmak. Önümüzdeki bir yıl içinde üç örnek sakin mahallenin adım adım hayata geçişine şahitlik edeceğiz. Sakin mahalle programının beş hedefi var. Birincisi, toplum katılımı. Her bir mahallenin eksiklerini, neler yapılabileceğini mahalle sakinleriyle birlikte düşüneceğiz” dedi.

BU AĞA BİR BİR KATILACAKLAR

Önümüzdeki yıllarda dünyanın diğer öncü metropollerinin de bu ağa bir bir katılacağına inandığını paylaşan Başkan Soyer, şunları kaydetti: “Cittaslow Metropol ile yepyeni bir adım atarak yatırımları ve yatırımlara ayrılacak bütçenin önceliklerini mahalleliyle ile birlikte kararlaştırıyoruz. Katılımcı bütçe yönetimi anlayışını sakin mahallelerden başlamak üzere uyguluyoruz. İkinci hedefimiz insanlar arasında etkileşimi arttırmak. İnsanların birbirleriyle iletişim kurması, tanıması, yardım etmesi için uygun mekanlar oluşturuyoruz. Biliyoruz ki, ancak bu şekilde toplumumuzu her geçen gün etkisi altına alan kutuplaşmanın, yabancılaşmanın önüne geçebiliriz. Programın üçüncü hedefi sağlık ve güvenlik odaklı mahalleler oluşturmak. Bir yandan sokakları yürünebilir ve bisiklete binilebilir hale getirerek hareketliliği artırıyoruz, diğer yandan masa tenisi, kafa topu, sokak basketbolu gibi mahalle sporlarına alan açıyoruz. Çocuklarımızın eskiden olduğu gibi koşup oynayabileceği sokaklara, mahallelere ihtiyacı var. Örnek mahallelerin sokaklarında önceliği taşıtlara değil, çocuklara vereceğiz. Bu mahalleler için dördüncü hedefimiz, kent kimliği. Her kentin tarihinden, coğrafyasından, ikliminden, insanından, kültüründen oluşan kendine has bir kimliği vardır. İzmir 8500 yıllık tarihiyle bu açıdan dünyanın sayılı kentlerinden biri. Bu kimliği, bu ruhu kentin her yerinde hissedebiliriz. Cittaslow Metropol ile; İzmir kimliğinin bir unsuru olan geleneksel ve yerel ürünlerin mahallelerde sunulmasını sağlıyor, geleneksel el sanatları için atölyeler kuruyor ve küçük esnafa destek oluyoruz. Programın son hedefi ise çok işlevlilik. Mahallelerin, binaların, açık alanların birden çok işleve sahip olmasını hedefliyoruz. Cittaslow Metropol projesini paydaşlarımızla bir yıl içinde pek çok alanda hayata geçireceğiz. Böylece Cittaslow Metropol’ün tüm dünyaya yayılma sürecini İzmir’den başlatmış olacağız.”

GELECEĞİN ŞEHİRLERİNİ İNŞA ETME PROJESİ

“Cittaslow Metropol, bir metropolü küçültme veya geçmişe dönme projesi değildir” diyen Başkan Soyer, “Tersine, Cittaslow Metropol, geleceğin şehirlerini inşa etme projesidir. Cittaslow Metropol: Yoksulluğu değil, refahı büyütür. Haksızlıkları değil, adaleti çoğaltır. Baş döndürücü bir hırs yerine, yaşamın sevinç kaynaklarını besler. Bizi birbirimizden ayırmaz. Tersine, birleştirir. Farklılıklarımızın aynı zamanda gücümüz olduğunu hatırlatır. Şehri beton sınırlara hapsetmez. İnsanı doğasıyla bütünleştirir. Cittaslow Metropol: Eksiltmez, çoğaltır. Ezmez, güçlendirir. Bölmez, birleştirir. Karamsarlığı, çaresizliği siler. Yaşama sevincimizi çoğaltır. Cittaslow Metropol ile, insanı ve doğamızı sömüren, hırsı kendinden de büyük şehirlere başkaldırıyoruz. Küçük bir zümre, kendi hırsıyla, hızıyla ve bencilliğiyle koskoca bir şehri esir alamaz, almamalı. Şehrimizde adaleti ve refahı herkes için çoğaltmak, birinci önceliğimiz. Cittaslow Metropol, bedenlerimizi, duygularımızı ve düşüncelerimizi özgürleştirmek için attığımız bir adımdır. Dünyanın ve ülkemizin geldiği durumda, şehirlerimiz bir yol ayrımındadır. Ya umudun şehirleri olacağız, ya da korkuya teslim olacağız. Biz büyük bir kararlılıkla tercihimizi yaptık. İzmir’de korkulara yer yok. Cittaslow Metropol, dünyanın umutlu şehirlerinin simgesidir. İzmir, umudun şehridir. Bu umudu çoğaltabilmek için her zaman olduğu gibi en çok İzmirlilere, İzmir’in hür vicdanlı halkına güveniyorum” açıklamasında bulundu.

Haber Merkezi