“İZMİRLİLER CHP’YE DERSİNİ VERECEK”

AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, 16 Nisan’da yapılacak referanduma ilişkin, “İzmirli seçmenler, 16 Nisan’da yıllardır sırtlarında taşıdıkları ve HDP’nin peşine takılmış olan CHP’ye ciddi bir ders verme imkanına sahipler. İzmir’in vereceği ders CHP’yi kendi ayarlarına döndürecek” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 02.03.2017 09:59
  • Güncelleme Tarihi : 02.03.2017 09:59
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
“İZMİRLİLER CHP’YE DERSİNİ VERECEK”

E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER

AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, 16 Nisan’da yapılacak referanduma ilişkin gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğini belirten Kaya, 2023 hedefleri yolunda ilerleyebilmek için sistem değişikliğine gidilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Yeni sistemle birlikte siyasi istikrarın yanı sıra ekonomik istikrarın da sağlanacağına vurgu yapan Kaya, İzmirli seçmenlere seslenerek, “Biz vatandaşlarımızın tercihine güveniyoruz. İzmirli seçmenler, 16 Nisan’da yıllardır sırtlarında taşıdıkları ve HDP’nin peşine takılmış olan CHP’ye ciddi bir ders verme imkanına sahipler. İzmir’in vereceği ders CHP’yi kendi ayarlarına döndürecek. CHP’ye gerekli dersi vererek kendilerinin de özlemini duyduğu; Atatürk’ün kurucu değerlerine bağlı yeni bir CHP’nin inşasını bu sistemle birlikte sağlayabilirler” dedi.

HÜKÜMET KRİZİ YAŞANMAYACAK

Türkiye’de uzun zamandır devam eden fakat AK Parti hükümeti döneminde çok fazla hissedilmeyen bir çift başlılığın, meselelerin çözümü noktasında ciddi sorunlar oluşturduğunun altını çizen Kaya, “Ne biz ne de Sayın Devlet Bahçeli durduk yere bir Anayasa değişikliği yapalım, hükümet sistemi değişikliğine gidelim demedik. Uzun zamandır devam eden ancak AK Parti döneminde çok fazla hissedilmemiş bir çift başlılık, meselelerin çözümü noktasında ciddi sorunlar oluşturuyor. AK Parti’den önce sürekli koalisyon dönemleri, cumhurbaşkanı ve başbakan arasında krizler ve iki başlılık kendisini sıkı şekilde hissettiriyordu. Kenan Evren, 1980 Anayasası’nda; bütün yetkileri Cumhurbaşkanı bünyesinde topladı. Bu yürütmede bir çift başlılık oluşturdu. Zaten şu an Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız uyum içerinde çalışıyor. Fakat sonraki süreçte tekrar böyle bir uyumun yakalanma ihtimali çok zor. Ama bu getirdiğimiz sistemle Türkiye’nin ileriye doğru istikrarlı yürüyüşünü ve bir daha bir hükümet krizi ya da bir yönetim krizi yaşanmamasını sağlamış olacağız” şeklinde konuştu.

SİYASİ VE EKONOMİK İSTİKRAR

Yeni sistemle birlikte Türkiye’de siyasi istikrarla birlikte ekonomik istikrarın da kuvvetli bir şekilde gelişeceğini ifade eden Kaya, “2019’dan itibaren göreceğiz ki Cumhurbaşkanı ve Meclis 5 yıl süreyle seçilecek. Bu 5 yıllık süre boyunca ülkemizde hem yatırım yatmak isteyen herkes: ‘Evet Türkiye’de bir seçim sıkıntısı yok, 5 yıl boyunca hükümet ve Meclis belli. Ben de buna göre yatırımlarımı planlayabilirim’ diye düşünecek. Mesela İzmir’den örnek verirsek; Körfez Geçiş Projesi, 1 milyar dolarlık bir proje. Bayraklı Şehir Hastanesi, 1 milyar euroluk proje… Bunların finansmanını ve yatırımcısını bulabilmeniz mümkün değil. Kimse 5 yıl önünü göremediği bir düzende gelip böyle yatırımlar yapmaz. Türkiye artık küçük yatırımlar konuşulan bir ülke değil. Büyük yatırımlara doğru yol alıyoruz. Yaptıklarımız ortada ama daha iyilerini yapabilelim diye bugün getireceğimiz bu sistemle yatırımcı da iş dünyası da herkes 5 yılını görebilmiş olacak. Bu 5 yıl boyunca yatırımlarını planlayacak ve siyasi istikrarla birlikte ekonomik istikrar da kuvvetli bir biçimde gelişecek” dedi.

BÜROKRATİK VESAYET ORTADAN KALKACAK

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte bürokratik vesayetin de ortadan kalkacağını kaydeden Kaya, şunları söyledi: “Eğer biz bu modelle Türkiye’yi 15 yıl yönetmiş olsaydık bugün yaptığımız duble yollardan daha fazlasını ülkeye kazandırmış olurduk. Ya da İzmir’de Körfez Geçiş Projesi’ni ve Bayraklı Şehir Hastanesi’ni şu an kullanıyor olurduk. Ama bürokrasi kendi elindeki yetkileri siyasi iradeye karşı öyle net şekilde kullanıyor ki, bürokrat daha sonra mahkemeye gidiyor. Sizle beraber uyum içinde çalışamazsa… Bürokrasinin içinde bu şekilde sorunlu, 15-20 senedir görev yapan ve vesayetçi kesimlerin desteklediği yapılar var. Biz yeni sistemle birlikte bunları da ortadan kaldıracağız. Seçilmiş Cumhurbaşkanı, seçim beyannamesinde vaat ettiklerini hiçbir bürokratik engele takılmadan gerçekleştirme imkanı bulacak. Hep birlikte göreceğiz; 2023 yılı için koyduğumuz hedeflerin daha da üstünde hedefler koyarak ülkemizin büyük adımlar atması sağlanacak.”

CHP SEÇMENİ NEYE HAYIR DEDİĞİNİ BİLMİYOR

AK Parti ve MHP tabanında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne dair herhangi bir soru işareti olmadığını fakat ‘hayır’ cephesindeki seçmenlerin 18 madde konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığını söyleyen Kaya, “AK Parti ve MHP tabanında bu iş anlaşılmış, anlatılmış. Vatandaşlarımız ilgilenmiş, takip etmiş ve değişikliğe ilişkin kafalarında hiçbir soru işareti olmadan ‘evet’ diyebiliyorlar. Ama ‘hayır’ cephesindeki siyasi partilerin seçmenlerine baktığımız zaman, özellikle CHP’nin birinci parti olduğu İzmir’de görüyoruz ki CHP seçmeni neye ‘hayır’ dediğini bilmiyor. Çünkü CHP sözcüleri bu 18 madde içerisinde olmayan slogan vari sözlerle seçmenle etkileşime geçiyor. Sıkı bir şekilde bu söylemelere tutunmuşlar ve ne olduğunu bilmedikleri bir sürecin içine girip o noktada bir tercih kullanma halindeler. En güzel örnek de daha geçen günlerde oluştu. CHP, ‘hayır’ kampanyasını yürüten Şilili bir arkadaşı Türkiye’ye getirdi. Bu Şilili arkadaş bazı açıklamalarda bulundu. Diyor ki, ‘Ben bir haftadır CHP ile dolaşıyorum çeşitli vilayetleri dolaştım. Ama ben bunların neye ‘hayır’ dediğini anlamadım.’ Yani kendi kampanyalarını yürütecek kişi bile CHP’nin neye hayır dediğini anlamamış. Çünkü içi boş ve sürekli birbiriyle çelişen bir yaklaşım içindeler” dedi.

‘HAYIR’ DENEBİLECEK TEK MADDE YOK

Yeni Anayasa’da, ‘hayır’ denebilecek hiçbir madde olmadığını, hepsinin Türkiye’yi daha ileriye götürecek değişiklikler olduğunu belirten Kaya, İzmirli seçmenlere seslenerek şunları söyledi: “CHP’ye oy vermiş İzmirli hemşerilerimiz bize yönelik iletişim kanallarını tıkıyorlar. ‘AK Parti’den ne gelirse kötüdür, ben baştan kabul etmiyorum’ diyorlar. CHP’nin gerçek olmayan beyanlarıyla yürüyen kampanyasına yönelik kendilerini konumlandırmışlar. 15 dakikalığına CHP sözcülerine de kulaklarını tıkasınlar. Bizim broşürlerimizden de değil; kendi imkanlarıyla medyadan ya da internetten bu 18 maddeyi okuyarak yeni sistemin neler getirdiği noktasında fikir sahibi olsunlar. İşte o zaman görecekler ki, hayır denecek bir tane bile madde yok. Hepsinin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ilelebet yaşatacak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öngördüğü muhasır medeniyetler seviyesine bir an önce ulaşmamızı sağlayacak değişiklikler olduğunu görecekler. Onlardan istediğimiz CHP’ye kulaklarını tıkayıp metni okusunlar. Kafalarında herhangi bir soru işareti olursa zaten bizler sürekli İzmir’de dolaşıyoruz. Alandayız, yerimiz belli. Her şeye cevap vermeye hazırız.”

CHP TÜRKİYE’YE LAZIM AMA…

Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in ve kurucu iradesindeki düşüncenin bugün CHP yönetimi tarafından kabul görmediğini savunan Kaya, “Tam aksine ülkemizi bölme noktasında yaklaşımları olan HDP gibi davranıyorlar. HDP’li milletvekilleri dokunulmazlık sürecinde terörist cenazelerinde dolaşıp durdular. Demokratik özgürlük adı altında bölge içerisinde ülkemizin bir parçasını koparıp ayrı bir otorite kurma yaklaşımını yani Kandil’in ve PKK’nin yaklaşımını destekler bir çizgi içerisinde oldular. Daha sonraki süreçte dokunulmazlıklar kalktı ve bu suçlara ilişkin de yargılanma süreçleri başladı. Bugün CHP, artık Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partiyi kurarken ortaya koyduğu kurucu iradeden uzaklaştı. İçine HDP kaçmış bir CHP var. İzmirli hemşerilerimiz açsınlar bir meclisteki görüşmeleri izlesinler. Konuşan milletvekillerinin HDP’li mi CHP’li mi olduğunu inanın ayrıştırmak çok zor oluyor. Aynı söylemler, aynı yaklaşımlar… Ülkemizin yürüttüğü beka mücadelesine ilişkin sürekli aynı söylemlerle üzerimize gelmeye çalışıyorlar. Biz CHP’nin Türkiye’ye lazım olduğunu ve ülkemiz siyaseti açısından çok önemli olduğunu biliyoruz. Ama Türkiye’ye lazım olan Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’i ve onun ilkelerini benimseyen bir CHP yaklaşımıdır” açıklamasında bulundu.

İZMİRLİ SEÇMEN CHP’YE DERS VERECEK

İzmir’in ‘evet’ kampanyasının lokomotif şehirlerinden biri olacağını 25 Şubat’taki kampanya tanıtım etkinliğinde göstererek salona ve alana damga vurduğunu kaydeden Kaya, şu ifadeleri kullandı: “İzmirli seçmenler CHP’ye dersini verecek. Bugün HDP’nin peşine takılmış CHP’ye İzmir’in vereceği ders CHP’yi kendi ayarlarına döndürecek. Biz vatandaşımızın tercihine güveniyoruz. Biz çok rahat bir şekilde, bu kampanyaya destek veren ve ‘evet’ oyu kullanacağını ifade eden MHP ile birlikte bir süreç içerisindeyiz. Göğsümüzü gere gere maddeleri vatandaşlara anlatıyoruz. Diyoruz ki, ‘Ülkenin geldiği nokta itibariyle bunlar lazım ve bu değişikliklerle ülkemiz daha iyi noktaya gidecek.’ Fakat bakıyorsunuz CHP ve HDP grubu gizli kapılar arkasında 3-5 slogan vari, metnin içinde olmayan, ürettikleri şeylerle bir kampanya yürütmeye çalışıyorlar. Ama onu da yürütemiyorlar. İzmirli seçmenler, 16 Nisan’da yıllardır sırtlarında taşıdıkları ve HDP’nin peşine takılmış olan CHP’ye ciddi bir ders verme imkanına sahipler. CHP’ye gerekli dersi vererek kendilerinin de özlemini duyduğu Atatürk’ün kurucu değerlerine bağlı yeni bir CHP’nin inşasını bu sistemle birlikte sağlayabilirler.”

SEÇMENİN KARŞISINA ÇIKMASI ZOR OLACAK

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun sistem değişikliğine ‘hayır’ demesini tek bir sebeple kabul edebileceğini açıklayan Kaya, “Cumhurbaşkanı artık 5 yılda bir seçilecek ve en fazla iki dönem yani 10 yıl görev yapabilecek. Bu kadar seçim kaybetmiş bir lider olarak bir daha seçmenin karşısına çıkması zor olacak. Bir diğer sebep de cumhurbaşkanı veya bakan olacaklar milletvekili olamıyor. Dolayısıyla ya cumhurbaşkanı adayı olacak ya da siyasette geri kalacak. Cumhurbaşkanı adayı olup seçimi kaybederse milletvekili olamadığından partinin başında duramayacak. Yeni sistemin CHP ve muhalefette yenilenme sürecinin önünü açacağı kesin ve muhakkak görünüyor. Biz İzmirlilere güveniyoruz. Referandumun ülkemizin selameti ve geleceğe yürüyüşüne ilişkin en güzel netice ile sonuçlanacağını düşünüyorum” dedi.

Haber Merkezi