Sayfa Yükleniyor...
Yaşar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Uğur Oral’ın 958 kadın seçmenle gerçekleştirdiği “Türk Kadını ve Siyasal Bilinç” konulu araştırma, kadın-siyaset ilişkisine dair çok önemli bulgular ortaya koydu
ONURHAN ALPAGUT - RÖPORTAJ
Yaşar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Uğur Oral’ın gerçekleştirdiği “Türk Kadını ve Siyasal Bilinç” başlıklı araştırma, “siyaset-kadın” ilişkisine dair çok ilginç sonuçlar ortaya koydu. İki ay süren araştırması kapsamında Türkiye’nin farklı coğrafyalarında yaşayan, farklı sosyokültürel gruplara mensup ve seçmen statüsüne sahip 958 kadının görüşlerine başvuran Dr. Uğur Oral, kadınların siyaset kurumu ve siyasetçiler hakkındaki görüşlerini yansıtan çarpıcı bulgulara ulaştı. Yaptığı bilimsel çalışmayla Türk kadınının siyasette eleştirdiği hususların yanı sıra, beklentilerini de ortaya koyan Yaşar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Uğur Oral araştırmasının bulgularına dair sorularımızı yanıtladı.
Araştırmanızın sonuçlarına göre Türk kadını siyasete ilgi duyuyor mu?
Araştırmaya katılan kadınların yüzde 98’i seçimlere hiç aksatmadan katıldıklarını belirtti. Bu oran, 31 Mart 2019 yerel seçimlerine katılım oranı olan yüzde 84,3’ün oldukça üzerinde. Bu da kadın seçmenin sandığa ve oyuna sahip çıktığını gösteriyor. Düzenli oy kullanmadığını ifade eden kadınların yüzde 46’sı seçim sistemine güvenmediğini, yüzde 25’i vereceği oyun bir şeyi değiştireceğine inanmadığını, yüzde 21’i mevcut partilere güvenmediğini, yüzde 8’i ise seçim günü bir başka yerdeyse oy kullanmaya gelmek istemediğini belirtti. Ama kadınların siyasete aktif katılım hususunda istekli olduğunu söyleyebilmemiz zor. Araştırma sorularına yanıt veren kadınların sadece yüzde 20’si bir siyasi partiye üye olduğunu belirtti. Bu bulgu, kadının siyasetin aktif bir oyuncusu olmaktansa, “seyirci”si olmayı tercih ettiğini gösteriyor.
SİYASİ PARTİ BULAMIYOR
Kadınlar bir siyasi partiye üye olma fikrine sıcak bakıyor mu?
Araştırmamın bulguları ışığında bu soruya “evet” yanıtını vermek zor. Hiçbir siyasi partiye üye olmadığını belirten kadınların yüzde 56’sı kendilerini ifade edecekleri bir siyasi parti olmadığını, yüzde 29’u siyasete ilgi duymadıklarını, yüzde 12’si zamanının olmadığını belirtirken, yüzde 3’lük bir kesim ise bir siyasi partiye nasıl üye olacaklarını bilmediğini belirtti. Hiçbir partiye üye olmayanlara ileride bir siyasi partiye katılmak isteyip istemeyecekleri sorulduğunda yüzde 56’sı kesinlikle düşünmediklerini yüzde 44’ü ise düşüncelerini yansıtacak bir partiye katılabileceklerini beyan ettiler. Kadınların yüzde 78’i siyasi partilerin kadın kollarının kadınların siyasete katılımını arttırma yolunda önemli olduğu kanaatinde.
Siyasi partiler kadınlara ulaşabiliyor mu?
Araştırmamda bu hususu da irdeledim. Bir siyasi parti üyesi olduğunu ifade edenlere yöneltilen “Parti üyeliğiniz nasıl gerçekleşti?” sorusuna yüzde 80’i “Bizzat kendim başvurdum.” yanıtını verirken bir siyasi partiden davet geldiğini belirtenlerin oranı ise yüzde 20. Bu sonuç, siyasi partilerin kadınları politikaya çekme bağlamında yeterli oranda davetkâr ve teşvik edici olmadığı sonucunu ortaya koyuyor. Öte yandan araştırma sonuçları kadınların seslerini STK’lar aracılığıyla duyurmaya daha eğilimli olduğunu gösteriyor. STK üyeliği kadınların oranı yüzde 46. Yani STK’lar sesini duyurmak isteyen kadın için siyasi partilerden daha çok tercih ediliyor.
KOPUKLUK VAR
Kadın siyasetçilerle kadın seçmen arasında bir sinerji var mı?
Araştırmanın bulguları kadın siyasetçilerle hemcinsleri arasında bir kopukluk olduğunu ortaya çıkardı. Kadınlara sürekli temas halinde oldukları bir kadın siyasetçi olup olmadığı sorulduğunda yüzde 80’i bu soruya “Hayır” yanıtını verdi. Buna ek olarak, kadınlar, siyasetçi hemcinslerinin bu alanda önlerini açma çabalarını da yeterli bulmuyor. Kadın siyasetçilerin diğer kadınların da siyasete katılmaları yönünde bir çaba içinde olup olmadıkları sorulduğunda yüzde 36’sı “Hayır” yanıtını verdi. Kadın siyasetçilerin bu konuda çabalarını yeterli gören kadınların oranı yüzde 29 iken yüzde 35’i ise kararsız. Kadınlar kendilerini temsilen aktif siyasette bulunan hemcinslerinden bu bağlamda destek bekliyor.
Kadınların siyasetçilerden beklentileri neler?
Araştırmaya katılan kadınların neredeyse tamamına yakını, yüzde 91’i kadın aday sayısını yetersiz buluyor. Yüzde 69’u kadın kotası uygulamasının olumlu sonuç vereceği düşüncesinde. Kadınların siyaset kurumundan bir diğer beklentisi ise erkeklerle eşit siyasi mücadele hakkı. Kadınların yüzde 30’u siyasi partilerde erkeklerle eşit şanslara sahip oldukları fikrine katılmazken, yüzde 21’i kesinlikle katılmadığını belirtti. Kadınların yüzde 14’ü bu konuda kararsız. Yani yüzde 51 oranında kadınlar eşitsizlik olduğunu iddia ederken şartların eşit olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 35.
YÜZDE 24 KARARSIZ
Kadın aday gösteren partiler daha mı şanslı olacak?
Böyle kesin bir çıkarımda bulunmak zor. Kadınlar her ne kadar kadın aday sayısının artmasını talep etseler de “Hangi aday” hususunu da önemsiyorlar. Seçimlerde hemcinslerini aday gösteren partilere özel bir destek verip vermeyecekleri sorulan kadınların yüzde 36’sı bunun kendileri için bir kriter olmadığını belirtiyor. Kadın aday gösteren partileri özellikle tercih ettiğini belirten kadınların oranı yüzde 40 iken, yüzde 24 kararsız olduğunu belirtiyor. Yani, bu sonuç ışığında, kadınların sadece kadın aday gösterdiği için bir partiye oy verme fikrine sıcak bakmadıklarını, adayın potansiyelini de sorguladıklarını söyleyebiliriz.
Kadınlar oy verecekleri partiyi nasıl belirliyorlar?
Araştırmaya göre kadınların yüzde 69’u partilerin programını ve vaatlerini esas aldığını belirtirken, yüzde 13’ü lidere, yüzde 10’u aday listesine, yüzde 4’ü kamuoyunda hâkim olan genel kanıya, yüzde 4’ü ise ailesinin genel siyasi çizgisine göre oy kullandığını belirtti. Yani kadın seçmenler lider odaklı siyasete eğilimli değil ve oyunu partilerin genel başkanlarına göre değil vaatlerine göre veriyor. Yine bu sonuca göre, kadın seçmenler, ailelerinden, eşlerinden, öyle sanıldığı kadar çok etkilenmiyor.
EN ÜST SIRADA SOSYAL MEDYA
Kadın seçmen üzerinde hangi medya daha etkili?
En üst sırada yüzde 30 ile “Sosyal Medyanın” geldiğini görüyoruz. Bunu yüzde 25 ile “Yazılı Basın” izlerken kadınların yüzde 23’ü “Televizyondan”, yüzde 22’si ise “İnternet” medyasından etkilendiğini belirtiyor. Kadınların yüzde 88’i medyanın kadın ve erkek siyasetçilere eşit oranda yer vermediğini düşünüyor. Bu bulgu ışığında kadınların medyadan kadın siyasetçilere dair daha çok haber yapılması beklentisi içinde olduğunu söyleyebilmemiz mümkün.
Kadınlar siyasi erkten yardım istediğinde hangi kurumu tercih ediyor?
Araştırmaya katılan kadınların yüzde 38’i böyle bir durumda ilk olarak belediye başkanlıkları ile temasa geçtiğini belirtirken, bunu yüzde 26 ile CİMER takip ediyor. Kadınların yüzde 16’sı partilerin il ve ilçe başkanlıklarına başvurduklarını, yüzde 14’ü muhtarlık kanadıyla sorunlarını ilettiğini ifade ederken, TBMM’ye başvuranlar, yani milletvekillerinden yardım isteyenler sadece yüzde 6’lık kesimi oluşturuyor.
Kadın seçmen partisini bulabilmiş mi?
Araştırmaya katılan kadınlara görüşlerini ifade eden bir siyasi parti olup olmadığı sorulduğunda, yüzde 32’si olumsuz görüş beyan etti. Bunun yanında kadınların yüzde 42’si kendi görüşünü belirten bir parti olduğunu söylese de yüzde 26’lık bir kesim kararsız olduğunu vurguladı. Kadınların bu konuda net bir kararı yok.
Kadınların gönlünde yatan siyasi makam hangisi?
Araştırmada kadınlara siyasette gönüllerinde yatan makamın milletvekilliği olduğu sonucu ortaya çıkıyor. ‘Siyasette bir makama talip olsaydınız bu makam hangisi olurdu?’ diye sorulan kadınların yüzde 40’ı milletvekili olmak istediğini belirtirken, yüzde 24’ü belediye meclis üyesi, yüzde 18’i belediye başkanı, yüzde 10’u muhtar, yüzde 8’i ise il veya ilçe başkanı olmak isteyeceğini belirtti.
Haber Merkezi