Sayfa Yükleniyor...
Kanserli hastalara destek ve yardımda bulunan Kan Ordusu Kanser Derneği’nin daha çok hastanın hayatına dokunabilmesi için yeni bağışçılara ihtiyacı var
BURCU YANAR - ÖZEL HABER
Bugüne kadar 300’ün üzerinde kanser hastası aileye kan ve trombosit desteği veren, çocuk hastaların tahlillerini yurt dışında ailelerden para almadan yaptıran ve medikal malzeme desteği veren İzmir Kan Ordusu Kanser Derneği’nin 2020 yılında daha çok hastanın hayatına dokunabilmesi için yeni bağışçılara ihtiyacı var. Ege Üniversitesi Hastanesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesine medikal malzeme desteği sağlamaya çalışan derneğin şubat ayına kadar gerekli kurumlara 38 bin liralık bir ödeme yapması gerekiyor.
KAN TESTİ FİYATI 2 BİN 980 EURO
10 yıllık bir oluşum olan ve Bornova’da yer alan İzmir Kan Ordusu Kanser Derneği’nin son 5 yılında dernekleşmesine katkıda bulunan ve şu an dernek başkanı olarak görev yapan Serhat Aytan, gerçekleştirdikleri çalışmalardan bahsederek ne için yeni bağışçılara ihtiyaçları olduğunu şu ifadelerle anlattı: “Bugüne kadar 300’ün üzerinde aileye kan ve trombosit desteği verdik. Bunun yanı sıra gönüllülerin kiraladıkları 3 adet evimiz var. İhtiyaç sahibi aileleri tedavileri bitene kadar burada misafir ediyoruz. Elektrik, su, doğalgaz, internet gibi tüm hizmetleri veriyoruz ve ailelere şunu yapmıyoruz; ‘Elektrik faturası 200 lirayı geçerse üstünü sen ödeyeceksin’ demiyoruz. Çocukların sağlığı bizim için her şeyden önemli. Bunun yanı sıra haftanın üç günü çocukların istediği ev yemeklerini dernek mutfağımızda yapıyoruz, derneğimizin Almanya’da bulunan bir klinik ile sözleşmesi var. Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve birçok üniversite hastanesi çocukların kan tahlillerini Almanya’daki bu klinikte yaptırıyor.”
Bu klinikte 2 milyon kan hücresinin tamamının test edilerek sonuçlandırıldığını ve her çocuk için 2 bin 980 Euro (Yaklaşık 20 bin Türk lirası) gibi bir rakam ödendiğini belirten Aytan, “2019 yılında 4 tane çocuğumuzun tahlil paralarını derneğimiz kasasından ödedik. Bu dört çocuğun yanı sıra birkaç çocuğumuzun daha ilk etapta ‘Sıfırıncı gün’ denilen bin 770 Euro’luk kan tahlili ve bundan sonraki 295 Euro’dan başlayan tahlil paralarından 2’şer tanesini de dernek kasamızdan temin edebildik. Bunun yanı sıra piyasada çocuk hasta maskelerinde bir sıkıntı var. Bunu da toplu olarak sipariş ediyoruz ve dernek kasamızdan karşılıyoruz. Bir de Almanya’dan getirttiğimiz bir kateter bandımız var. Hastane servislerindeki hemşireler ile yaptığımız görüşmelerde kateter bandının yanı sıra 5 kalem daha ürün geldi. Bunların hepsinin siparişleri geçildi ve toplamda da 38 bin liralık bir ödeme gerekecek. Bu ödemelerin şubat ayı başında gerçekleştirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“KÜÇÜK OLUŞUMLARI GÖZ ARDI ETMEYİN”
“2019 yılında çok fazla insanın hayatına dokunduk. 2020’de daha da fazla insanın hayatına dokunmak istiyoruz” diyen Aytan, “Biz Van Yüzüncü Yıl Üniversitesindeki çocuklarımız için de kateter bandı gibi medikal malzemeleri sağlamaya çalışıyoruz. Fakat tüm bunları karşılayabilmek için bizim de desteğe ihtiyacımız var. Bu konuda bizlere en çok ‘Bunu devlet karşılamıyor mu’ sorusu geliyor. Evet devletin karşıladığı ürünler var. Fakat her şeyi devletten beklemenin de yanlış olduğunu düşünüyorum. Sosyal Güvenlik Kurumu da (SGK) bunların hepsini karşılamadığı için bizler de hayırseverlerle bu işleri yürütüyoruz. Önümüzde yaklaşık 38 bin liralık bir ödememiz var. Bu 38 bin lirayı derneğimize yapılan bağışlarla gerçekleştirmeyi çalışacağız” diye konuştu.
Son olarak hedeflerinin Ege Üniversitesi Hastanesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanelerinin medikal ihtiyacını giderebilmek olduğunu dile getiren Serhat Aytan, “Ülkemizde bir ekonomik kriz var bunu kabul ediyorum ama bizlere destek verecek olan güzel insanlar var. Bağışçılar küçük oluşumları göz ardı etmesinler. Küçük oluşumlar büyük etkiler yaratabiliyor. Ben hiçbir zaman çok büyük bir kanserle mücadele derneğinin kan veya trombosit ilanı paylaştığını görmedim. Bizler daha çok nokta atışı işler yapıyoruz. Çünkü sorunun asıl kaynağındayız” dedi.
Haber Merkezi