Atletizm pistine 13 yaşındayken adım atan İzmirli Aycan Kurtcan, yüksek atlamada kırdığı rekorlar ile adını tarihe ‘Uçak Kız’ olarak yazdırdı. 1992 yılında hukuk fakültesini bitirdikten sonra avukatlık stajına başlayarak pistlere veda etti. İki çocuk annesi Kurtcan, daha sonra antrenörünün teşviki ile master atlet olarak yeniden pistlere ‘merhaba’ dedi. Master atletizm yarışmalarında yüksek atlama dalında çok sayıda rekor ve şampiyonluğa imza atan Kurtcan’a, geçen yıl Ocak ayında kolon kanseri teşhisi konuldu. Uzun zamandır hazırlandığı yarışlara katılabilmek için tedavisini erteleyerek pistlere koştu. Hastalığına rağmen spordan vazgeçmeyen Kurtcan, Uluslararası Masterlar Atletizm Şampiyonası ve Avrupa Masterler Salon Atletizm Şampiyonası’nda altın madalya kazandı.

BALKAN REKORUNU KIRDI
Yarışlardan döndükten sonra zorlu bir tedavi sürecine giren Kurtcan, Nisan ayında ameliyat oldu ardından 8 kür kemoterapi aldı. Yakınlarının desteği ve atletizme olan sevgisi ile 6 ay önce kanseri yenen Kurtcan, düzenli antrenmanlarının ardından hedeflediği başarıyı yeniden yakaladı. Kemoterapi bittikten 3,5 ay sonra Türkiye Masterler Salon Şampiyonası’nda yarıştı ve 4 altın madalya kazandı. 1 ay sonra yeniden çıktığı pistte bu kez Balkan şampiyonu oldu. 1 hafta önce Dünya Masterlar Salon Atletizm Şampiyonası’na katılmak için Polonya’ya giden Kurtcan, burada da yüksek atlama dalında 1.50 m derecesiyle dünya dördüncüsü oldu ve Balkan rekorunu kırdı.

YARIŞLAR TERAPİ GİBİYDİ
Kansere yakalandığı için asla ümidini yitirmediğini, antrenmanlarını düzenli olarak yapıp yarışlara girdiğini belirten Kurtcan, “Sporcu olmanın en büyük avantajı; büyük bir azim ve cesaretle güçlü olarak devam etmek ve sonuca odaklanmak. Patolojiden gelen sonuç kolon kanseri olduğum gerçeği ile beni buluşturdu. Büyük bir ameliyat beni beklese de doktorum ile yaptığımız ilk görüşmede yarışmalarım olduğunu söyledim. Ameliyat tarihini 2 Nisan 2018 olarak belirledik. Yarışmalarda olmak bir terapi gibiydi. Her şeyi unutuyordum. İyileşeceğime inancım tamdı. Kolay yarış olmayacaktı. Çok kilo vermiştim, vücudum çok güçsüz kalmıştı ve en yaş almış yarışmacı bendim. Bütün rakiplerim benden gençti. Dolayısıyla bir beklentim yoktu. Kendimi en güçsüz gördüğüm anda en büyük sonucuma en büyük hayalime kavuşmuştum. Atletizmin bana en güzel hediyesiydi: inanç, cesaret ve vazgeçmemek” dedi.
YENİDEN UÇABİLECEĞİMİ ANLADIM
Tedavisinin ardından çalışmalarını sıkı bir şekilde sürdürdüğünü dile getiren Kurtcan, “Kanseri yenerek olimpiyat şampiyonu olan sporcular var. Ancak kanser olduğunu öğrenerek yarışan, başarı kazanan bir sporcuya rastlamadım. Ben de bu konuda başkalarına ilham kaynağı olacağım için çok mutluyum. Çünkü başarı ve sağlıkla biten her hikaye iyileşme sürecinize olumlu destek oluyor. Elbette 2 Nisan sabahı hastanede ameliyat için buluştuğum doktorum da madalya ve sonucu duyunca şoktaydı. Ameliyat süresince madalyamı başucuma astırmıştı. Ameliyat ve iyileşme dönemi çabuktu ancak patoloji temiz olsa da bulunduğu yer nedeni ile üstüne bir de kemoterapi almam gerekiyordu. 20 Nisan’da başlayan kemoterapi sırasında sağlıkla nefes alacağım günlere ‘merhaba’ diyebilmek için büyük sabır ve çaba gösterdim. 2 Ekim 2018’de kemoterapi bittiğinde ilaçlar nedeni ile bedenimin çok fazla yıprandığını görüyordum. Ancak hiçbir şey için acelem yoktu. İkinci 50 yaş periyoduma bir bebek gibi emekleyerek başladım, sonra yürüyebildim ve koşmaya başladığım da uçabileceğimi de anladım” ifadelerini kullandı.
KENDİ MUCİZEMİ GERÇEKLEŞTİRDİM
‘İkinci periyot’ olarak tanımladığı bundan sonraki hayatında kendini daha güçlü hissettiğini belirten Kurtcan, şunları söyledi: “Geçen sene kemoterapi tedavisi başladığımda doktoruma, ‘2019 Mart ayında Dünya Şampiyonası’nda yarışacağım, ona göre’ demiştim. Elbette çok şaşırmıştı. Şimdi bu hedefimi gerçekleştirdim hatta muhteşem bir derece ile. Polonya’nın Torun şehrinde yapılan Dünya Masterler Salon Atletizm Şampiyonası’nda yüksek atlama 50 yaş gurubunda 1.50 m ile dünya dördüncüsü olurken yeni Türkiye rekoru ve tüm zamanlar Balkan rekorunu kırdım. Sağlığımla ilgili olarak yaşadığım bütün bu sürecin ardından ve kemoterapi tedavim biteli henüz 6 ay olmuşken 4 Türkiye Şampiyonluğu, 1 Balkan Şampiyonluğu, 3 Balkan ikinciliği, dünya dördüncülüğü ve 7 Türkiye rekoru, 2 Balkan rekoru kırarak ben kendi hayatımın kahramanı oldum ve kendi mucizemi gerçekleştirdim.”
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın