17 Temmuz 2026, Cuma 19:28
36°C İzmir

Kapitalizmin kıskacında aile

TYB İzmir Şubesi Kültür Etkinlikleri Programının bu haftaki konuğu Celal Bayar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Başkanı Prof.Dr. Bünyamin Duran oldu

Kapitalizmin kıskacında aile haberinin görseli
4 dk okuma süresi
SULTAN GÜMÜŞ
Türkiye Yazarlar Birliği İzmir Şubesi’nin ‘Cumartesi Sohbetleri’ kapsamında düzenlediği etkinliklerin bu haftaki konuğu Celal Bayar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Başkanı Prof.Dr. Bünyamin Duran oldu. ‘Kapitalizm Kıskacında Aile’ konulu sunumuyla dikkatleri üzerine çeken Duran, “Dayanışma, yardımlaşma, saygı, sosyal yapı yok edildi” dedi. “Anlaşılması zor bir konu. Onun için bu seçkin insanlarla sohbet etmek gerçekten çok güzel” diyerek sözlerine başlayan Duran, geniş bir giriş yaparak konuyu aileye getirdi. Hayat evresinin gelişmesinin, doğa bilimlerinin sağlıklı gelişmesine bağlı olduğunu kaydeden Duran, “Doğa unsurlarının en çok girdiği çevre etkilerinin en güçlü etkilediği yer ailedir. Aile bir mahrem alan.  Kendini en çok koruyan kurumdur. Bu bütün dünyada geçerlidir” diye konuştu.
“BATIDA AİLE YOK EDİLDİ”
Ekonomik olarak Türkiye’nin güçlendiğini aktaran Duran, “Silah sanayi gelişiyor. Yalnız bu gelişmeler sırasında aile ne olacak? Aile, sosyal, kültürel, manevi olarak nasıl etkilenecek? Batı ülkelerinde olduğu gibi aile yok olacak mı? Aile toplum nezdinde yer alacak mı? Batıda aile yok edildi. Sorular karşımıza çıkıyor. Komünist devletlerde işler tek elden idare ediliyordu. Toplum bunalıyordu çünkü meseleler ya çözülemiyor ya da geç kalınıyordu. Yapı hantaldı. Bu da işlerin yürümesini zorlaştırıyordu. Sosyalist sistemde bürokratik hegemonya, kapitalist kesimdeki para hegemonyası birçok değeri yok etti. Kültür endüstrisi, burjuva, aşırı dindarlar, eğitim politikası bunların hepsi kültür endüstrisi. Burada yetişen insanların hepsi işçi olarak kabul ediliyor. Burada dinin akılla savaşı sonunda din ortadan kaldırılmıştır. Bazı ilim adamları dinin itibarını bitirdi. Sonra da aklı öldürdüler. Kala kala batıda burjuva sanat akımı kaldı. Eğitim, bilim burjuvanın eline geçti. Aşırı derecede din karşıtı bir sistem getirildi. Burada vicdan, şeref, fazilet, erdem, duygular törpülendi. İnsan çocuksu insan yapıldı. İnsan bütün değerlerinden yoksun hale getirildi. Dayanışma, yardımlaşma, saygı, sosyal yapı yok edildi. Yapılan araştırmalarda insanların duygularına hitap edince iyilik yapma duyguları kısa zamanda gelişebiliyor” ifadelerini kullandı.
“DURUM KAOSA GİDİYOR”
Kapitalizmin konum sebebiyle insanları çok fazla etkilediğini belirten Duran, “Büyük bir kaostan geçtik. Filozofumuz yoktu. Tarih, kültür, din filozoflarımız olmadı. Filozoflarımız olsaydı bürokrasiye, din adamlarına, bilim adamlarına, siyasetçilere yol gösterecek yapıdaki kırılmayı engelleyecekti. Ayrılıkçılar aynı düşmana karşı olduğumuzu anlayacaktı. Konuları tartışmamız gerekiyor; eğitim, aile ne olacak? Saygı içerisinde bunların konuşulması gerekiyor. Biz bunları tartışamadık” dedi. Sosyal açıdan yapısal bunalımlara girildiğini söyleyen Duran, “Bu durumun tedavisi uzun sürecek gibi görünüyor. Gençlik kendi başına bırakılarak ailesiz büyümüş bir durum görüntüsünde. Hiçbir değer yargısı yok. Bu durum kaosa gidiyor. Bu kaostan kurtulabilmenin yolu annenin şefkatinden geçer. Çocuk kendi doğasını anneye açar” sözlerine dikkati çekti.
SOSYAL ENTEGRESYON ÖNEMLİ
“Bizim yapımızda sosyal entegrasyon var” diyen Duran, şöyle ekledi: “Batıda sistemik entegrasyon var. Sosyal entegrasyon iç düzenlemeyi yapıyor. Onun için aile ortamı ve anne diyoruz. Annenin çalışmaya başlamasıyla sosyal yapıda kırılmalar başlamış olabilir. Aile için önemli olan anne. Çocuk annenin korumasında yetişmeli. Belki çözümü mikro fazilet ortamı kurmakla kazanabiliriz. Bilinçli insanlar yetiştirilecek. Ahlaki ilkeler geçerli olacak. Herkes arkadaş olacak. Değerlerine saygı duyulacak. Yüksek ahlakın içten dirilmesi bir irade beyanı olacak; topluma yerleştirilecek. Adil insan yetiştireceğiz. Öz güven patlaması okullarda ders yapılır hale getirilecek. Bu her okulun yapabileceği bir müfredat değil. Onun için batıda da okullar seçilip o okullara çocuklar gönderiliyor. Bunun için anne şefkatinde erdemli çocuklar yetiştirilmesi lazım.”
Soru ve katkı bölümünde İzmir Milli Eğitim eski Müdürü Seyfettin Yılmaz, Yazar Fahriye İpekçioğlu, Avukat Hasan Devrim, Ressam ve Yazar Şaziment Duran söz aldılar. Sunum, karşılıklı konuşmaların ardından Şube Başkanı Levent Ertekin’in katılım belgesi takdimiyle sona erdi.

Kaynak: HABER MERKEZİ

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.