Sayfa Yükleniyor...
Binlerce kayıp yakını yıllardır çocuklarından gelecek iyi bir haber umuduyla yaşıyor. Yakınlarını Kaybetmiş Aileler Derneği Başkanı Zafer Özbilici, kayıp çocukların akıbetinin öğrenilmesi için DNA havuzu kurulması gerektiğini söylüyor
E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER
Türkiye’de her gün genç, çocuk, yaşlı çok sayıda insan çeşitli nedenlerden kayboluyor. Bazıları bulunurken, bazılarından aradan yıllar geçse de ne bir haber alınıyor ne bir ize rastlanıyor. Binlerce anne ve baba yıllardır çocuklarından gelecek iyi bir haber umuduyla yaşıyor. Kayıp çocuklar arasında kendilerinden 15-20 yıldır haber alınamayanlar da var. Kayıp ailelerinin en büyük umudu ise Yakınlarını Kaybetmiş Aileler Derneği (YAKAD). Zafer Özbilici, yakınlarını kaybetmiş çaresiz aileleri bir araya toplayan derneğin başkanlığını yapıyor. Özbilici, kayıpların gerekli özveriyle aranmadığını söylüyor. Kayıp çocukların akıbetinin öğrenilmesi için DNA havuzu kurulması gerektiğini söylüyor. Bu taleple TBMM’ye gittiklerini ve vekillerle görüştüklerini anlatan Özbilici, yıllardır DNA havuzu kurulmasını beklediklerini ancak yetkililerin girişimde bulunmadığını kaydediyor.
AKIBETLERİNİ BİLMEK İSTİYORUZ
Kayıpların kimsenin umurunda olmadığını belirten Özbilici, yıllardır DNA havuzu kurulmasını beklediklerini ancak yetkililerin girişimde bulunmadığını kaydediyor. Bu taleple TBMM’ye gittiklerini ve vekillerle görüştüklerini anlatan Özbilici, “Kayıp aileleriyle birlikte 2010’un şubat ayında Meclis’e gittik. 3 partinin katılımıyla toplantı yapıldı. Taleplerimiz dinlendi, sonrasında da bir araştırma komisyonu kuruldu. Bu bir ilkti. Ama bu komisyon gerekli çalışmayı yapmadı. DNA havuzu talebimiz de karşılanmadı. Bu havuz kurulsa, sokakta yaşayan bireyler, buluntu bebekler, sokakta bulunup yurtlara yerleştirilen çocuklar, hastanelerde yatan meçhul hastalar ve buluntu kemik ve cesetlerin DNA örnekleri kayıp aileleriyle karşılaştırılacaktı. Kaybolan yakınlarımıza ulaşmak için bu çok önemli bir adım olacaktı. Sokak sokak onları aramayalım. Ölü ise ölüsünü bulalım. DNA havuzu kurulursa bizde DNA’larımızı onlarla paylaşırız. Bir gün DNA havuzu kurmayı başaracağım. O zaman kayıp meselesi daha anlaşılır olacak; yıllar önce kaybolan bir çocuğun akıbeti, meseleyi çözmeye yönelik konuyu daha görünür hale getirir. Her anne akıbetini bilmek ister yitirdiğinin. Yeter ki bir hücre örneği olsun, bir havuz kurulsun. Yitirdiklerinden yıllarca haber alamayıp ölüsüne bile razı olan aileler var” ifadelerini kullandı.
Haber Merkezi