KEDİ Otizm Derneği (Kabul Eşitlik Dahil Olma İstihdam), Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan trajik olayların ardından kaynaştırma öğrencilerini hedef alan sosyal medya paylaşımlarına tepki gösterdi. Dernek, söz konusu kampanyaların bilim dışı, ayrımcı ve tehlikeli olduğunu belirtti.
Dernek tarafından yapılan yazılı açıklamada, Kahramanmaraş’taki olayın failine ilişkin sosyal medyada yayılan görüntüler üzerinden ‘otizm’ gibi tanıların gelişi güzel şekilde dile getirildiği, bunun da tüm kaynaştırma öğrencilerine yönelik haksız bir linç kampanyasına dönüştüğü ifade edildi. Açıklamada, her olay sonrası belirli kavramların ‘günah keçisi’ ilan edilerek gerçek sorumluların göz ardı edilmesine karşı çıkıldı.
AÇIK BİR SALDIRI
KEDİ Otizm Derneği’nin yazılı açıklamasında yer alan ifadeler şöyle: “Kaynaştırma öğrencilerine yönelik çirkin kampanyaya itirazımızdır… 14 Nisan’da Şanlıurfa, 15 Nisan’da Kahramanmaraş'ta yaşanan trajik olayların ardından, sosyal medyada yayılan bir görüntüde Kahramanmaraş failininin bir video çekim sırasındaki hareketlerine dayanarak ‘otizm’e varan sözde teşhisler konulmuş, ardından tüm kaynaştırma öğrencilerine karşı çirkin, haksız ve mesnetsiz bir kampanya başlatılmıştır. Çok üzgün ve kaygılıyız. Yaşanan her olayda hemen bir kavramın (oyunlar, diziler, otizm, DEHB, akran zorbalığı vb.) günah keçisi ilan edilerek, gerçek sorumluların kenara çekilmesini reddediyoruz. İki ilimizde yaşanan saldırıların şokunu ve üzüntüsünü yaşarken kaynaştırma öğrencileri için sürdürülen bu linç kampanyası bizlerde ayrıca bir üzüntüye yol açmıştır. Bu bilim dışı ve tehlikeli yaklaşımlar, yalnızca özel gereksinimli bireyleri damgalamakla kalmayıp, kaynaştırma eğitimine de ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Sosyal medya üzerinden yayılan bu kabul edilemez görüşler ve yanlış bilgilendirmeler, kaynaştırma öğrencilerine yönelik yeni bir ayrımcılığın kapısını aralamaktadır. Özel gereksinimli bireyleri ‘potansiyel suçlu’ olarak tanımlamak, bütünleştirme/kaynaştırma modeline karşı açık bir saldırıdır.”
SAĞDUYUYA DAVET
“Unutulmamalıdır ki, kaynaştırma modeli doğru uygulandığında bireyleri topluma kazandırmanın ve farklılıkları zenginlik olarak değerlendirmenin en önemli yoludur” denilen açıklamada, “Bu başarılamıyorsa, sorumlusu Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasını sağlamayan Milli Eğitim Bakanlığı’dır. Acil Müdahale Protokolü dahi hazır olmadığı için hastane bahçelerinde otizmli çocukları bekleten Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere Otizm Eylem Planı’nda sorumlulukları belirlenmiş tüm bakanlıkları görevlerini yapmaya çağırıyoruz. Sizler görevlerinizi yerine getirmedikçe, bizim çocuklarımız haklarını alamamakla kalmıyor, Kahramanmaraş olayında olduğu gibi, her fırsatta günah keçisi haline getirilerek okullardan uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Bunun yerine, toplumu kuşatmış şiddet sarmalının ve cehaletin nasıl kırılacağını konuşmalıyız. Adaletsizlik ve umutsuzluk herkesi sarmışken, bu girdaptan bireysel olarak çıkmanın yolu yoktur. Herkesi, özellikle de Otizm Eylem Planı’ndan sorumlu bakanlık personelini bu linç kampanyasının bir parçası olmamaya ve sağduyuya davet ediyoruz” mesajı verildi.