Kazım Yevimli: Benim yerim daima halkın yanı

Halkçı siyaset anlayışıyla İzmir’de adından sıkça bahsettiren genç siyasetçi Yevimli, “Aslolan halktır, bu sebeple benim yerim de daima halkın yanı oldu” ifadeleri ile siyasete bakış açısını anlattı


  • Oluşturulma Tarihi : 18.06.2022 08:09
  • Güncelleme Tarihi : 18.06.2022 08:09
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Kazım Yevimli: Benim  yerim daima halkın yanı

YUSUF ÇAĞIRTEKİN-RÖPORTAJ

İzmir’de son yıllarda genç bir siyasetçi, mensubu olduğu siyasi partinin halkçı geleneği anlayışıyla yola çıkıp geliştirdiği “istihdam sistemi” ile binlerce insanı iş sahibi yapmayı başararak on binlerce insanın sevgisini kazanmayı başardı. Bahsettiğimiz isim Kazım Yevimli. Yevimli bir taraftan istihdam çalışmalarını sürdürürken diğer taraftan halkla sürekli iç içe. Onu bazen bir pazar yerinde pazarcı esnafının sorunlarını dinlerken görüyoruz bazen ise bir derneğin, yardıma ihtiyaç duyan bir aileye ulaştırdığı kolileri taşırken… Haliyle bu çalışkanlığı halk tarafından saygıyla karşılanıyor. Kendisini daha yakından tanımak için söyleştiğimiz Yevimli, hayata bakış açısını, siyaset anlayışının nereden geldiğini ve onu bu noktalara taşıyan temel düsturun ne olduğunu şu sözlerle aktardı: “Bence aslolan halktır, bu sebeple benim yerim daima halkın yanı oldu.”

Sizi basın olarak bizler Buca’nın İŞKUR’u olarak tanıdık. Geliştirdiğiniz sistemle 7 binden fazla insana istihdam imkanı sağlayıp, binlerce ailenin ekmek yemesine vesile oldunuz. Öncelikle istihdam konusundaki çalışmalarınız devam ediyor mu, ne aşamada?

İstihdama yönelik çalışmalarımız tabi ki devam ediyor. Çünkü biz istihdam çalışmalarımızla ön plana geldik. Hatta şu ara çalışmalarımızı daha da arttırdık. Kentte farklı farklı firmalarla, şirketlerle kontak halindeyiz ve anlaşmak üzereyiz. Yakın bir zamanda görüştüğümüz şirketlere personel göndereceğiz ve daha fazla insanın iş sahibi olmasını sağlamış olacağız. Sistemimiz artık çok büyüdü, büyümeye de devam edecek. Önümüzdeki süreçte network dediğimiz ağımızı daha fazla geliştirip, on binlerce insana ulaşıp iş sahibi olmalarını sağlayacağız. Tamamen gönüllülük esasıyla hareket ediyoruz.

İstihdamına katkıda bulunduğunuz insanlar şu anda sizi çok seviyor. Sevgilerini gerek sosyal medyada gerekse sahada gösteriyor. Bu durum sizlere ne hissettiriyor? Duygularınızı alabilir miyiz?

Mütevazi görünmek için demiyorum; insanların beni sevmesi hoşuma gidiyor ama ben bu işi bu amaçla yapmıyorum. Zorlu imkanlarda büyüdüm ve hayalim insanlara yararlı işler yapabilmekti. Nitekim böyle bir şey yapmak nasip oldu. Beni sevdikleri için minnettarım, her insan sevilmeyi sever, her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum, iyi ki varlar ve inşallah ben de hep sevgilerine layık olurum ama ben bunu görev olarak görüyorum ve görevimi ifa ediyorum. Tek odak noktam da budur.

Sizi sadece seçim dönemlerinde değil hemen her gün sokakta, pazarda ya da STK’larla iç içe görüyoruz. Özellikle STK’lara özel önem veriyorsunuz? Nedenlerini bizlerle paylaşabilir misiniz?

Halkçı bir geleneği olan, adına “halk” kelimesini koymayı zaruri görmüş bir partiye gönül vermiş bir siyasetçiyim. O sebeple STK ziyaretleri, Pazar ziyaretleri, esnaf ziyaretleri yani halkın olduğu her yerde olmak benim için olmazsa olmaz. Ayrıca yıllarca STK’larda toplum yararına çalışmış biri olarak STK’ların sorunlarına da vakıfım. Ekonomik kriz, kira-elektrik faturası-su faturalarının bellerini bükmesi, aidat desteklerinden yoksun kalmak, işsizlik… Birçoğuna zaten yıllarca tanık oldum. Fakat STK’lar toplumda oldukça fazla önemli görevler yürütüyor. İnsanlara yardım noktasında birebir ulaşım sağlama imkanı yakalıyorlar. Bunun için STK’ların çalışmalarına devam etmesi hayati bir konu. Bizler de bu konularda kendilerine destek vermek, onların hayatta kalmasını sağlamak ki onlar hayatta kalırsa birçok insan hayatta kalacak, için destek olmaya çalışıyoruz. Ayrıca bu STK’lar sayesinde Anadolu’nun insan zenginliğini tanımış oluyorsunuz. Her yörenin insanı ile temas kurabiliyoruz, onların kültürlerini, örf ve adetlerini öğreniyoruz. Bu da bizim için oldukça anlamlı ve güzel bir şey. Her gittiğim STK’da ilginin yüksek olduğunu, yaptıklarımızın kulaklarına gittiğini işitiyoruz. Kapılarda karşılanıyoruz. Gittiğimiz her STK’dan istihdam sorunu olan gençleri ya da insanlara istihdam desteği sunmamız, ilginin büyümesine vesile oluyor.

Adınız sürekli milletvekilliği ile anılıyor. İzmir’de neredeyse tüm ilçelerde size sayın vekilim diye hitap ediliyor. Vekillik planınız var mı? Nedir bu işin aslı bir de sizden dinleyebilir miyiz?

Ben kendime hedef olarak “insanlara yararlı işler yapan bir birey” olmayı koymuştum. Bunu kısmen başardım. Daha da yararlı işler yapmaya devam edeceğim. Bir taraftan da gönül verdiğim siyasi partimle ilerlediğim için insanların bana sürekli vekil ol baskısı oluştu. Her gittiğim yerde sizin gibi genç, dinamik, insanlara yararlı işler yapan vekillere bu halkın ihtiyacı var dendi. Ben de bu talebe bir karşılık vermek istedim. Evet şu anda böyle bir hedefim oluştu. Bunu ilk kez siz değerli İLKSES Gazetesi aracılığıyla sesli bir şekilde duyurayım. Vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine 1 yıl sonra yapılacak seçimlerde milletvekili aday adayı olacağım. Partim ve partimin değerli büyükleri bizi bu göreve layık görürse aday olmak istiyorum.

Sürekli sahada olan bir siyasetçi olarak sizce Türkiye’nin şu an en büyük sorunu nedir? Gözlemlerinizi aktarabilir misiniz?

İnsanların en büyük sorunları; ekonomik kriz, bununla beraber enflasyondan ötürü özellikle temel gıdada fiyat artışları, işsizlik olduğunu görüyorum. Daha başka pek çok sorun var da şu an halledilmesi gereken en hayati konular bunlar. Yakın zamanda gözlemlediğim kadarıyla medyada yansıtıldığından daha zor ve kötü bir dönemde geçiyoruz. Halk bir an önce seçime gitmek istiyor. Bir an önce bu kötü gidişatın durdurulması gerektiği sık sık dile getiriliyor.

Biraz da magazinsel bir soru soralım. Memleket meseleleri ve iş yaşamınız arasında bir de iki çocuğu olan bir aile babasısınız? Aktif bir siyasetçi olarak bunca koşuşturmanın içerisinde ailenizin sorumluluklarını da yerine getirebiliyorsunuz. Enerjinizin sırrı nedir?

Yaptığım şeyi bir iş ya da bir yük olarak görmüyorum. İnsanlara dokunmak, sorunlarına çare olmak, istihdam sorunlarını çözmek bana yük değil de dinlenme aracı gibi. O yüzden bu işleri yaparken yorulmuyorum. Tabi aileme vakit yaratma konusunda sıkıntılar olabiliyor ama eşim de sağ olsun bu konuda bana çok destek oluyor. Ben de ona destek olmaya tüm yükü ona bırakmamaya, evde ona yardımcı olmaya, çocukların bakımında destek olmaya çalışıyorum. Birlikte birbirimize destek oluyoruz. Bir de iş hayatım var, geceleri çalışmaya gayret ediyorum ki gündüz insanlarla daha fazla bir araya gelme imkanım oluyor. Halkın içerisine girdiğim zaman ise dinleniyorum.

Siyasette kendinize örnek aldığınız isimler vardır illa ki. Kendinize kimleri örnek alıyorsunuz?

En büyük örnek aldığım isim Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu. Kendisi çok dürüst, çok başarılı ve çalışkan bir isim. Liyakate önem veriyor. O yüzden en büyük örnek aldığım isim kendisidir. Onun dışında İl Başkanımız Deniz Yücel’i başarılı bulduğumu söylemek isterim. Partimizin şu anda ilçem Buca başta olmak üzere Türkiye’nin tüm bölgelerinde iktidar olmamız için canla başla çalışan herkes çok başarılı ve hepsine selam gönderiyorum.

Siyasetteki hedefleriniz nedir?

Ben evvela gönül verdiğim siyasi partinin bir neferi olarak anılmak, İzmir ve güzel memleketime faydalı işler yapmak istiyorum. Partimin bana verdiği görev ne olursa olsun bunu en iyi şekilde yerine getirmek istiyorum. Gönlümden vekillik geçiyor çünkü daha fazla insana ulaşabilme imkanı yakalayabilirim. Bakalım ilerleyen süreç ne gösterecek. Umarım iyi şeyler olacak bizler de iyi işler yapacağız.

Haber Merkezi