Kabul, Eşitlik, Dahil Olma, İstihdam-Otizm Derneği (KEDİ), Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 2026/70 sayılı Genelge’de yer alan “istisnasız” randevu uygulamasına ilişkin kamuoyu açıklaması yaptı. Dernek, özel eğitim ihtiyacı bulunan öğrencilerin velilerinin okula erişiminin katı randevu şartlarına bağlanmasının, öğrencilerin eğitim ve sağlık haklarını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.
Dernek tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“2026/70 sayılı '2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler' konulu Genelge, Türkiye'deki tüm veli görüşmelerinin yalnızca Okul Randevu Sistemi üzerinden yapılmasını ve bu uygulamanın tüm eğitim kurumlarında 'istisnasız' olarak uygulanmasını zorunlu kılmıştır. Ancak bu 'istisnasız' ibaresi, anayasal eğitim ve sağlık haklarını hiçe sayarak özel eğitim ihtiyacı bulunan öğrenci ve ailelerini zor bir durumla karşı karşıya bırakan bir karardır.
Hukuk devletinin en temel ilkelerinden biri olan normlar hiyerarşisine göre, genelgeler Anayasa, uluslararası sözleşmeler, kanunlar ve yönetmeliklerin üstüne çıkamaz; buralarda tanımlanmış hakları daraltamaz veya kısıtlayamaz. Yürürlükteki Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin 47. maddesi uyarınca özel gereksinimli öğrenci velisi, Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) Geliştirme Birimi'nin doğal ve yasal bir üyesidir. Ailelerin özel eğitim sürecinin her aşamasına aktif katılımlarının sağlanması Yönetmeliğin 5. Maddesinde açıkça yer almaktadır.
MEB'in idari bir genelgeyle velilerin okula girişini katı randevu şartlarına bağlaması, yönetmelikle aileye verilen yasal hak ve görevlerin fiilen gasp edilmesi anlamına gelmektedir. Özel gereksinimli, özellikle otizm spektrum bozukluğu, ağır düzeyde zihinsel yetersizlik veya bedensel engeli olan öğrenciler için velilerin okulda bulunması keyfi bir “veli ziyareti” değildir. Nöbet riski gibi acil tıbbi durumların takibi, ilaç kullanımı, tuvalet alışkanlığı gibi öz bakım becerilerinin desteklenmesi ve sınıfa fiziksel erişim sağlanması doğrudan çocuğun sağlık ve yaşam hakkı kapsamındadır. Bu hayati ihtiyaçları katı bir randevu saatine sıkıştırmaya çalışmak, çocukların eğitim hakkına ve sağlığına vurulmuş ağır bir darbedir.
Özel gereksinimli öğrencilerin anayasal hakkı olan eğitim ve sağlık güvencesi, hiçbir idari prosedür veya 'güvenlik' gerekçesiyle askıya alınamaz.
Millî Eğitim Bakanlığı, genelgedeki 'istisnasız' ifadesini acilen revize ederek özel eğitim öğrencileri ve velilerini muaf tutacak bir düzenleme yapmalı, okul idareleri velilere zorluk çıkarmak yerine rehberlik servisleriyle iş birliği içinde gerekli idari kolaylıkları sağlamalıdır.
Engelsiz bir eğitim ancak engelsiz bir okul iklimiyle mümkündür.”