Kendi markalarımızı dünya raflarına taşımalıyız

Hafta başında açıklanan zeytin ve zeytinyağı rekolte tahminlerine göre Avrupa genelinde zeytin üretimi düşerken sadece Türkiye’de arttı. UZZK Başkanı Ümmühan Tibet ise bu fırsatı iyi değerlendirmeleri gerektiğini belirterek, “Zeytinyağında kendi markalarımızı dünya raflarına taşımalıyız” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 09.10.2016 08:21
  • Güncelleme Tarihi : 09.10.2016 08:21
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Kendi markalarımızı dünya raflarına taşımalıyız

ÖZKAN PEKÇALIŞKAN

Avrupa genelinde zeytin ve zeytinyağında tarihi bir rekolte düşüklüğü yaşanıyor. İtalya’da rekolte düşüklüğünün yüzde 40’ları bulduğu belirtilirken Türkiye’nin ise Avrupa genelinde zeytin üretimini artıran tek ülke olduğuna dikkat çekiliyor.

Rekolte düşüklüğünün Avrupa’da yüzde 40’lara ulaşmasıyla son bir hafta içinde ekstra virgin zeytinyağı fiyatlarının yüzde 14 arttığına vurgu yapıldı. Yunanistan’da zeytin rekoltesi yüzde 20 düşerek 240 milyon ton oldu. Zeytin üretiminde dünya lideri olan İspanya’da ise son 45 yılın en düşük rekoltesine sahip durumda bulunuyor. Geçen yıla göre rekoltesi 187 bin ton düşen İspanya’da toplam zeytin rekoltesinin 536 bin ton olduğu ve yüzde 20’nin üzerinde bir üretim kaybı yaşandığı belirtildi.

MARKALI VE AMBALJLI İHRACAT VURGUSU

Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Ümmühan Tibet, Yağların beslenmede önemli bir yeri olan zeytin ve zeytinyağının sofralarda çok daha yer almasını sağlamak için topyekun tanıtım çalışması yaptıklarına dikkat çekerek, “Türkiye’nin öncelikli hedefinin Türk zeytin ve zeytinyağının sürdürülebilir olmasını ve büyümesini sağlamak ve iç pazarı desteklemektir. Bu yıl rekolte olarak çok iyi durumdayız. Ağaç varlığı olarak zaten dünya 2’ncisiyiz. Avrupa’da yaşanan rekolte düşüklüğünde kendi markalarımızı Avrupa’da daha da tanıtabiliriz. Avrupa’ya dökme olarak ürünümüzü vermemeliyiz. Çünkü bu ciddi sorun yaratır. Avrupa’ya bu konuda doğrudan ya da dolaylı olarak destek olmamalıyız. Gerekiyorsa onlar da raftan düşsün. Biz zor zamanlarımızda nasıl raftan düştüysek onlar da düşebilir. Böyle yıllar fırsat yılları olmalı. Bu zamanlarda kendi kendine yeten bir ülke olarak markalı ve ambalajlı ihracat yapmalıyız. Avrupa’da ürün yok diye de fiyatları aşırı arttırmamalıyız. Bunu da sağlayarak, dünya raflarında yer almalıyız” şeklinde konuştu.

“YAPISAL SORUNLARI ÇÖZMEDEN ÜRETİMİ YÜKSELTEMEYİZ”

Türkiye’de yaklaşık olarak 210-220 bin ton rekolte beklediklerini söyleyen Tibet, “Bu miktarın 175 binini iç piyasada üst kalanı da ihracat olarak değerlendirmeliyiz. Zaten kendimize yetecek ürüne sahibiz. Bu alandaki yapısal sorunlarımızı çözmeden üretimi birden bire de yükseltemeyiz. Çünkü üretici fiyatları çok düşeceği için sıkıntı çıkar. Ancak yurtdışındaki ithalatçıları da gemilerle dökme olarak desteklememeliyiz. Bu çok yanlış olur. Çünkü katma değeri yurtdışına veremeyiz. Ülkemizde kalması gerekiyor. Firmalarımız bu yılı fırsat bilip markalı ve ambalajlı ihracata önem vermeli. Kendi ürünümüzü dünyaya tanıtıp, piyasada yer almamız için çok önemli bir fırsat. Devlet de firmalara fuar, market raflarında yer satın alma gibi destekler verebilir. Bu sayede dünya pazarına kendi ürünümüzle girme şansı yakalar ve raflarında kaliteli zeytinyağlarımızla yer alırız” dedi.

“KATMA DEĞERİ ÜLKEMİZDE KALAN İHRACAT YAPILMALI”

Tibet, Türkiye’de kişi başına düşen 800 gramlık zeytinyağı tüketimini mevcut durumda 2 kilograma kadar çıkardıklarının altını çizerek, “Şimdi ise bu rakamları 4-5 kilogramlara çıkarmak için çalışıyoruz. Sektör olarak Türk zeytinyağını Türk mutfağıyla birlikte yurtdışında tanıtmalıyız. İtalyanlar da bunu yapıyor. İtalyanlar yıllarca ithal ettikleri zeytinyağını dünyaya kendi yağları olarak sattı. Türkiye’de Avrupa’nın sorun yaşadığı şu dönemde Türk markalarını dünyaya açmalı. Markalarımızla katma değeri ülkemizde kalacak şekilde ihracat yapmalıyız. Bunun içinde ihracatçımız sürekli olarak o günün şartlarına uygun olarak desteklenmelidir. Zaten bugün Amerika’dan Tayvan’a kadar dünyanın her yerinde Türk markaları raflarda yer alıyor. Bunu daha da geliştirerek, ambalajlı ve markalı ihracat yapmalıyız” diye konuştu.

Haber Merkezi