Sayfa Yükleniyor...
Yaşanan deprem sonrası İzmir’in konut ve kentsel dönüşümü gündem konusu olurken, inşaatçılar, kentsel dönüşümde mevzuatın yetersiz olduğuna vurgu yaptı, 90’lık binaların acilen dönüşmesi gerektiğinin altını çizdi
NURETTİN BAKİ-ÖZEL HABER
İzmir’in Seferihisar İlçesi’nde meydana gelen 6.6’lık deprem sonrası arama kurtarma çalışmaları sona erdi. 114 kişinin hayatını kaybettiği depremde, yüzlerce kişi evini terk etmek durumunda kaldı. Yaşanan bu deprem, İzmir’in yapı stokunu, konutlarını ve kentte yaşanan kentsel dönüşümü ise bir kez daha acı bir şekilde gündeme taşıdı. İzmir’in 2000 yılından sonra sağlam bir yapı stokuna sahip olduğunu belirten inşaatçılar, 1990’lı yıllarda yapılan konutların ise bir an evvel kentsel dönüşüme girmesi gerektiğinin altını çiziyor. Tanyer İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Münir Tanyer, kentsel dönüşümde mevzuatın yetersiz kaldığını vurgularken, kentsel dönüşümde inisiyatifin müteahhitlere bırakılmaması gerektiğini de sözlerine ekliyor.
CANIMIZ DAHA FAZLA YANABİLİRDİ!
İzmir’de yaşanan depremin çok güçlü bir deprem olduğunu anımsatan Tanyer İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Münir Tanyer, İzmir’in Türkiye’nin diğer kentlerine göre daha sağlam bir konut stokuna sahip olduğunu söyledi. Tanyer, “Yaşanan 6.9’luk depremde de gördük ki İzmir’in, diğer kentlere nazaran daha sağlam konutlara sahip olduğunu söyleyebiliriz. Elbette her bir canın kıymeti çok değerlidir, keşke hiçbir canımız yanmasaydı. Keşke tek bir binamız dahi yıkılmasaydı. Ancak bakıldığında İzmir gibi Türkiye’nin üçüncü kentinde yaşanan bu denli büyük bir depremde yapılar sağlam olmasaydı, yapı denetimi özellikle 2000 yılından sonra doğru yapılmasaydı bugün ki yıkım çok daha fazla olabilirdi. Çok daha fazla canımız kaybolabilirdi. Zira, 2000 yılından önce yapılan binaların yapı denetimini bilmiyorum ama 2000 yılından sonra İzmir’de yapılar sağlam malzemeyle, kaliteli ürünle yapıldı. Bunun üstüne yapı denetimi de kurallarına göre yapıldı” diye konuştu.
DÖNÜŞÜMDE MEVZUAT YETERSİZ!
İzmir’de özellikle 90’lı yıllarda yapılan yapıların risk taşıdığını belirten Tanyer, hiç vakit kaybetmeden bu eski yapıların ada bazında dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Kentsel dönüşümde mevzuatların yetersiz olduğunu da sözlerine ekleyen Tanyer, şunları söyledi: “İzmir’de konutların yapımı İnşaat Mühendisleri Odası ve belediyelerin kontrolünde olması son derece önemli. Teknoloji de geliştiği için artık bütün yapılarda denetim var. Kaliteli inşaat mühendislerimiz ve iyi üniversitelerimiz var. Bana göre İzmir’de konut anlamında çok büyük bir sıkıntı yok ama tabi kentsel dönüşüme girmesi gereken, zemin açısından sağlam olmayan, betonarme olarak yeterli olmayan konutlar var ve bu konutların bir an önce kentsel dönüşüme girmesi lazım. Ancak bu konudaki mevzuat yetersiz. Bu konuyu uzun süre konuştuk, tartıştık, bunların öncelikle tekrardan ele alınması lazım. Yani kentsel dönüşümü daha pratik, daha zorlayıcı esaslara bağlamak lazım, çünkü öbür türlü keyfi dönüşüm oluyor. Biraz daha müteahhitlerin inisiyatifine bırakılıyor. Bu şekilde olunca kentsel dönüşüm gecikiyor ve maalesef bu gecikmelerin sonu acıyla bitiyor. Bu konuda daha zorlayıcı tedbirler almak gerekiyor, daha pratik çözümler üretmek lazım. Eski yapıların bulunduğu alanlarda apartman bazında değil de ada bazında dönüşümlerin yapılması daha sağlıklı ve sağlam olacaktır. Bu çok zor bir şey değil, bu konuda yeterli alt yapımız ve kendini geliştirmiş mühendislerimiz, okullarımız var.”
ACİL DÖNÜŞMESİ LAZIM!
İzmir’de acil bir şekilde kentsel dönüşüme girmesi gereken yapıların olduğunu belirten Gözde İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Kalı ise, “İzmir yeni bir şehir değil çok eski bir şehir ve eski konutları çok fazla olan bir kent. Buradaki yapıların en kısa zamanda kentsel dönüşüme girerek yenilenmesi gerekir. Bu konuda kesinlikle geç kalınmaması lazım. Çünkü kentsel dönüşümün ne denli önemli olduğunu maalesef en acı şekliyle gördük. 1990’lı yıllarında yapılan binaların zeminleri güçlendirilmemiş. Dolayısıyla dediğim gibi kentsel dönüşüm acilen yapılmalıdır” diye konuştu.
Haber Merkezi