Sayfa Yükleniyor...
Uzm.Dr. Onur Oral dünyada koronavirüsün tekrar artışa geçmesi ile birlikte kapalı alanlarda daha çok zaman geçiren bireylere obezite riskine karşı uyarıda bulundu
ONURHAN ALPAGUT/ÖZEL HABER
Tüm dünyada yaşanmakta olan koronavirüs salgını nedeni ile sosyal izolasyon ön planda olarak tüm dünyada değerlendirilmekte. Bu virüsün önüne geçmek için bireylerin sosyal izolasyon içerisinde tercihen evde kalmaları, karantina ortamında geçirmeleri tavsiye olunuyor. Ancak bu durum daha hareketsiz ve pasif olan bir yaşam tarzı bizlere sunuyor. Beraberinde bireylerde obezite riskini gündeme getiriyor. Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Uzm.Dr. Onur Oral, dünyada ise koronavirüs pandemisinin önüne geçmek için birçok ülke sokağa çıkma yasağını uyguluyor. Evde kalmak zorunda olan bireylerin ciddi bir obezite riski ile karşı karşıya kaldığını söyledi. Uzm.Dr. Onur Oral, “Bireylerin yaşam kaygıları, sosyal izolasyonun getirmiş olduğu stres ortamı kişinin hayatında olumsuz etkilere sebebiyet verebilir. Gerginlik ve stres durumu özellikle beslenme üzerinde etkisini gösterir. İştah arttırıcı bir etkisi vardır. Kişi aşırı beslenmeye yönelir. Beslenme tarzının olumsuz olarak değişmesi obezite riskini artırır” diye konuştu.
GÜNLÜK KALORİ DENGESİ
Obezitenin engellenmesi konusunda iki önemli faktör olduğunu kaydeden Uzm.Dr.Oral, “En önemlisi sağlıklı ve dengeli beslenmedir. Bir diğer faktör ise düzenli fiziksel aktivitedir. Sağlıklı beslenme ve fizik aktivite bir arada yapılırsa Obezite riski ortaya çıkmayacaktır. İdeal beslenmeden söz edecek olursak; bir gün içerisinde tüketilebilecek 2 bin kalorilik bir diyet uygun olacaktır. Diyet içerisinde rafine diyet şekerler, hayvansal yağdan elde edilen yüksek kalorili ürünlerin tüketimi diyet sağlığını bozar. Bu gıdalardan alınan kalorinin yakılması oldukça zordur. Tüketilemeyen kalori yağ deposu olarak vücutta birikecektir. Yapılan araştırmalar incelendiğinde obezitenin dünyada artış gösterdiği saptanmıştır. Kilo problemi olarak kabul edilen obezite günümüzde DSÖ tarafından sağlık problemi olarak kabul edilmektedir. Bazı gıdaların tüketiminin artması obeziteye karşı alınabilecek önlemler arasındadır. Bunlar; Sebze, meyve, kepekli tahıllar, baklagillerdir. Protein kaynağı olarak da tavuk, balık, süt ürünleri tüketilebilir. Bu gıdaların tüketimi dengeli beslenmeyi sağlayacağı gibi kalori konusunda da bize düşük kalori imkanı sunacaktır” diye konuştu. Sözlerini şu şekilde sürdüren Oral, “Fizik aktivite obezitenin oluşma riskini oldukça düşürmektedir. Fizik aktivite ile birlikte metabolizmada belirli bir hız artışı olacaktır. Bu hız artışı bireyin daha fazla kalori yakmasına neden olur. Kilo kontrolü sağlanırken, depo edilmiş yağlarda beraberinde yakılacaktır. Dış ortamda Koronavirüs sebebiyle bir risk olmasından dolayı ev içerisinde hayat söz konusudur. Ancak bu durum fizik aktivite için engel değildir. Ev ortamında haftada 4-5 kez egzersiz programları düzenlenebilir. Kişinin kilo kaybı ve kontrolü rahatlıkla sağlanabilir. Önemli olan husus fizik aktivite ile sağlıklı beslenmeyi aktif olarak gerçekleştirmektir.”
DAHA MUTLU HAYAT İÇİN SPOR
Fizik aktivitenin vücutta salgılanan önemli hormonlardan olan endorfin, dopamin, seratonin oranını olumlu yönde etkilediğini belirten Oral, “Bu hormonlar kişinin daha enerjik, mutlu hissetmesini sağlar. Korona pandemisinde ortaya çıkabilecek anksiyete oranını düşerken bireyin stresten aşırı beslenmesinin önüne geçer. Stres karbonhidrat ağırlıklı beslenmeyi tetikler. Fizik aktivite kalori yakımını sağladığı gibi aşırı kalori alımının da önüne geçeceği rahatlıkla söylenebilir. Sonuç olarak; korona pandemisi döneminde evde fizik aktiviteyi gerçekleştirmek bunu yaşam biçimi haline getirmek önemlidir” diye konuştu.
Haber Merkezi