Gerçek adı Fatih Karaca olan ünlü şarkıcı Mabel Matiz, ‘Ha Leylim’ adlı çalışmasının içeriği nedeniyle yürütülen adli süreç çerçevesinde Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’na giderek savcıya ifade sundu. Savcılık sorgusunun ardından yurt dışına çıkış yasağı uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen Fatih Karaca, hakimlikçe verilen adli kontrol kararının ardından adliye binasından ayrıldı. Soruşturmaya konu olan eserin üretim sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan şarkıcı Fatih Karaca, şunları söyledi: "Yayınlanan ‘Ha Leylim’ isimli şarkının sözleri ve müziği bana aittir. Başka birinin herhangi bir katkısı olmamıştır. Yaklaşık 2 sene önce bahse konu şarkıyı yazdım. Şarkıda aşkı ifade etmek istedim. Klibin konusunu oluşturan kurguyu yönetmen Sinan Tuncay ile beraber hazırlamıştık. Şarkı hareketli bir şarkı olduğu için Trakya düğünlerini canlandırmak istedik. Bahse konu 'mabelmatiz' rumuzlu YouTube hesabı tarafıma aittir ve ilgili videoyu ben hesabımdan yayınladım. Klip çekiminin oluşturulmasında ikimiz dışında herhangi bir kişinin katkısı yoktur. Aynı zamanda şarkının yapımcısı da benim. Şarkım bir sanat eseridir."
“YAPMIŞ OLDUĞUM ÇOĞU ESERDEN KİMLİĞİM ÜZERİNDEN SUÇ İÇERİKLİ ANLAMLAR ÇIKARILMASINI KABUL ETMİYORUM”
Video klipte yer alan sahnelerin suç unsuru taşımadığını vurgulayan ve yönetmen Sinan Tuncay ile hazırladıkları klibe yönelik suçlamaları reddeden şarkıcı Fatih Karaca, savunmasında şu ifadeleri kullandı: "Klipte müstehcenliğe ilişkin herhangi bir sahne, görüntü, gönderme bulunmamaktadır. Soruşturma kapsamında video klibinde yer alan iki erkeğin birbirine bakmasına ilişkin görüntü, aralarındaki ilişkinin niteliği ne şekilde olursa olsun müstehcenlik suçuna vücut vermemektedir. İki insanın birbirine bakması, karşılıklı dans etmeleri suç değildir. Birbirlerine aşk ile de bakıyor olabilirler, nefret ile de bakıyor olabilirler, kırgınlıkla da bakıyor olabilirler. Bütün bunlar sinemanın, sanatın, edebiyatın konusuna dahildir ve suçlanmamalıdır. Sistematik bir şekilde yapmış olduğum çoğu eserden kimliğim üzerinden suç içerikli anlamlar çıkarılmasını kabul etmiyorum. Eserlerimi sürekli açıklamak zorunda bırakılmamın haksızlık olduğunu düşünüyorum. Aynı eserlerin başka bir sanatçı tarafından yapıldığı takdirde herhangi bir soruşturma açılıp açılmayacağını, aynı yorumların yapılıp yapılmayacağını samimiyetle ve naçizane kendi içimde sorguluyorum. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum."