ABB Başkanı Mansur Yavaş, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, son günlerde belli çevreler tarafından kendisine yönelik bilinçli bir kampanya yürütüldüğünü belirterek, "Bu algı operasyonu kimi zaman karşımıza bir manşetle kimi zaman da sosyal medyada yazılıp çizilenlerle çıkıyor. Öncelikle şunu herkes bilsin, göreve geldiğimiz ilk günden bu yana milletin emanetine namusumuz gibi sahip çıkacağımızı söyledik. Aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Ankara halkının parasını kendi cebimizdeki para gibi koruduk. Çöp projelere değil, halkın gerçek ihtiyaçlarına yatırım yaptık. Rant düzenine son verdik. Belirli zümrelere sağlanan ayrıcalıkları kaldırdık. 'Kim daha çok oy verdiyse oradan başlarım' anlayışını değil, 'İhtiyaç neredeyse oradan başlarım' anlayışını benimsedik. İhaleleri canlı yayınlamaya, Sayıştay raporlarımızı kamuoyuyla paylaşmaya, meclis oturumlarımızı şeffaf biçimde yayınlamaya devam ediyoruz. Bütçemizi kalem kalem Ankaralı hemşehrilerimize anlatıyoruz. Şeffaflık, yolsuzlukla mücadele ve mali disiplin politikalarımız sayesinde uluslararası alanda ödüller aldık, finansal güvenilirlik notlarımızla Türkiye’de örnek gösterilen belediye olduk" dedi.
“HİÇBİR BASKI BİZİ DOĞRU BİLDİĞİMİZ YOLDAN ALIKOYAMAZ”
Şimdiyse yürüyen adli süreçler üzerinden bir algı operasyonu yapılmak istenildiğini ifade eden Yavaş, şunları kaydetti: "Nisan 2019’dan bu yana hakkımda 100’ün üzerinde şikayet yapılmıştır. Bu dosyaların büyük bölümünde ifadem dahi alınmamıştır. Danıştay’da ise iki dosyam bulunmaktadır. Bunlardan biri Dodurga bölgesinde imar rantına karşı duruşumuz nedeniyle, diğeri ise kamuoyunda 'konser soruşturması' olarak bilinen süreç kapsamında, denetim görevimi yerine getirmediğim iddiasıyla açılmıştır. Benim dönemimde en küçük bir iddia olduğunda iç teftişi başlatan da dosyayı savcılığa götüren de yine benim. Kendi dönemimde dahi yanlışa göz yummadım, yummam. Benim kendimden en ufak şüphem yok çünkü saklayacak hiçbir şeyim yok. Şunu açıkça söylüyorum, ben yetkiyi Türk milletinden aldım. Ankara halkı da memnuniyetini yüzde 60’ın üzerinde oy vererek gösterdi. Nedeni de hayata geçirdiğim, halka dokunan projelerim ve şeffaf oluşumdur. Hal böyle iken; kimse bizi siyasi operasyonların ve itibarsızlaştırma çabalarının bir figüranı yapamaz. Bizim dayanağımız ne makamdır ne güçtür. Bizim dayanağımız milletimizin vicdanıdır. Akşam çocuğuna yemek yapabilen annenin duasıdır. Evinin ihtiyaçlarını karşılayabilen babanın huzurudur. Tarlasında alın teriyle toprağa tohum eken çiftçinin umududur. Öğrencinin içtiği sıcak çorbadır. Garibanın kapatılan veresiye defteridir. Eczanede 'borcunuz kapandı' denildiğinde yüzü gülen hastanın sevincidir. Hiçbir baskı, hiçbir itham, hiçbir siyasi hesap bizi doğru bildiğimiz yoldan alıkoyamaz. Bugün algı yapanlar şunu unutmasın, adalet bir gün herkese lazım olur."