“MARVAK’ta yeni oluşum”

İzmir Mardinliler Eğitim, Kültür, Dayanışma ve Kalkınma Vakfı Kadın Kolları, yeni başkan Avukat Nursan Anar ve yönetimiyle güzel projelere hazırlanıyor


  • Oluşturulma Tarihi : 01.11.2016 08:57
  • Güncelleme Tarihi : 01.11.2016 08:57
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
“MARVAK’ta yeni oluşum”

EMİRCAN IŞILDAK –ÖZEL HABER

İzmir Mardinliler Eğitim, Kültür, Dayanışma ve Kalkınma Vakfı (MARVAK) Kadın Kolları yeni bir yönetim oluşturdu.

Eski başkan Nezihe Artık’ın görevi bırakmasıyla ikinci kez Kadın Kolları Başkanlığı için kolları sıvayan Avukat Nursan Anar ve yönetimi, yeni dönemde tüm kadınları bir araya getirecek anlamlı projeler yapmayı hedeflediklerini dile getirdi. Kadınları harekete geçirecek fikirlerle yola çıktıklarını ifade eden Anar, tüm kadınlara vakıf çatısı altında birleşme çağrısı yaptı.

MARVAK’LA İLK TANIŞMA 2008’DE

Anar söyleşiye kendisiyle ilgili bilgi vererek başladı. Aynı zamanda İzmir Barosu’na bağlı olarak 20 yıldır avukatlık mesleğini icra ettiğini söyleyen Anar, “1966 Mardin doğumluyum. Ailem bir buçuk yaşındayken İzmir’e göç ettiği için buraya yerleştik. İzmir’de yetiştim. İlkokulumu Duatepe’de, liseyi imam hatip lisesinde, üniversiteyi ise İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudum. Üniversite eğitimim bittikten sonra İzmir’e ailemin yanına döndüm. Sonra stajıma başladım. Bu süre zarfında evlilik yaptım. Hukuk büromu açtım. 20 yıldır da bilfiil İzmir Barosu’na bağlı olarak avukatlık mesleğini icra ediyorum. Mardinliler Vakfı ilk başta dernek çatısı altındaydı. İlk tanışmam da 2008 yılında oldu” diyerek MARVAK ile tanışma hikayesini de özetlemiş oldu.

“ETKİNLİKLERDE KADIN SAYISI ÇOK AZ”

İkinci kez göreve başlama hikayesini de anlatan Anar, “İlk etkinliğe katıldığım zaman organizasyonda çok fazla erkek olduğunu gördüm. Bu tabloyu görünce de açıkçası biraz isyan ettim. Başkanımıza, ‘Neden daha fazla kadın yok?’ sorusunu yönelttim. Başkanım da, ‘Gel, kadın kollarını oluşturalım. Sen başkanlığını yap. Böylelikle kadınları da harekete geçirelim’ dedi. Kısacası dernekken kadın kollarında bir süre çalıştık. O dönemde geziler düzenledik, piknikler yaptık. Güzel anılarımız oldu. Gerek Mardinli, gerek tüm şehirlerimizden kadınlarımızla organizasyonlar yaptık. Tanışma çayları düzenledik. Dolayısıyla güzel bir süreç ilerledi. Daha sonra işlerimin yoğunlaşmasıyla görevimi bıraktım. Çünküçok fazla vakit ayıramıyordum. Nezihe Artık Hanım görevi devraldı. Bu yıl da Nezihe Hanım rahatsızlığından dolayı göreve devam edemeyeceğini bildirdi. Ağustos ayı sonu itibariyle de tekrar başkanlığa soyundum” dedi.

YÖNETİM KURULU OLUŞUMU SÜRÜYOR

Yeni görev yönetimini ve yönetim kurulunu oluşturduklarını ifade eden Anar, “Göreve başlarken öncelikle yeni bir yönetim kurulu oluşturmak istedik. Hala bu yönde çalışmalarımız sürüyor. Zaman içerisinde oluşturacağımıza inanıyorum. Tanışmalar düzenliyoruz. Bizlere ve çalışmalarımıza nasıl faydalar olabilir, ne gibi görevler yapılabilir çerçevesi etrafında düşünüyoruz. Bu kapsamda ilk ziyaretlerimizden biri Beyazay Derneği İzmir Şubesi’ne oldu. Dernekte görme engelli vatandaşlarımıza beyaz baston dağıttık. Onlara destek olmak istedik. Narlıdere’de huzurevine ziyarette bulunduk. Yine önümüzdeki dönemde de geziler düzenlemek istiyoruz. Havalar daha iyi olduğu zaman piknikler yapmayı düşünüyoruz. MARVAK’a üye olan beylerin eşlerini kabul edeceğiz. Bir tanışma çayı düzenlemek istiyoruz. Tabi ki sadece Mardinlilere değil, insanlığın geneline ulaşmak arzusundayız. Sınıf, din, ırk ayrımı yapmadan yardımlarda bulunmayı istiyoruz” ifadelerini kullandı.

DAR GELİRLİ VATANDAŞLARA ULAŞIYORLAR

MARVAK olarak yaptıkları sosyal yardım işlerinden de söz eden Anar, “MARVAK olarak dar gelirli ailelere zaten yardımlarımı yapıyoruz. Evlere ziyaretler düzenliyoruz. Benzer şekilde Suriyeli ailelerin ekonomik anlamda zor durumda olduklarını görüyoruz. Yakın zamanda bir Suriyeli aileye de yardımda bulunduk. Yakın zamanda başkanımızla birlikte tekrar bir ziyaret gerçekleştireceğiz. Zaten bizim vakfımız her Ramazan Ayı’nda ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Geçim sıkıntısıçeken ailelere yardım ediyoruz. Kömür yardımı ve burs imkanı sağlıyoruz. Eğitime destek oluyoruz. Hatta geçtiğimiz günlerde MARVAK bursuyla okuyup mezun olan bir hukuk fakültesi öğrencimizle tanıştık. Kendisi de staj konusunda benimle görüştü ve yardım istedi” dedi.

MARDİN HOŞGÖRÜ ŞEHRİ

Anar, Mardin’in kültürel anlamda bir mozaik oluşturduğunu ve hoşgörü şehri konumunda bulunduğunun da altınıçizerek, “Vakfımız henüz dernek çerçevesindeyken düşündüğümüz bir plan vardı. O da Mardin gezisi düzenlemekti. Umuyorum ki onu geniş kapsamlı olarak MARVAK adı altında gerçekleştireceğiz. Mardin şehri hoşgörü anlamında tüm dünyaya örnek teşkil eden bir şehir. Ben çok küçük yaşta ayrıldım Mardin’den fakat anlatılanlar ve izlenimlerim her zaman bu yönde olmuştur. Mardin’deki insanlar hangi ırktan, hangi dilden, hangi milletten olursa olsun asla bir ayrımcılık yapmazlar. Tamamen hoşgörünün ve anlayışın hakim olduğu bir memlekettir. O yönüyle Mardin’i ve Mardinlileri çok seviyorum” yorumunda bulundu.

“EĞİTİMLER VERECEĞİZ”

Kadınlara her konuda eğitim vereceklerini de dile getiren Anar, “Mardinliler çok sıcakkanlı, misafirperver, yardımseverlerdir. Fakat bazı eksikliklerimiz de vardır. Örneğin, dedikodu çok vardır. Bu tarz eksiklerimizi de tamamlamamız gerekiyor. Kadın kolları olarak, kadınlarla iletişime geçtiğimiz zaman bu konuda gereken uyarıları, gereken tavsiye ve nasihatları da vererek, sohbetler düzenleyerek insanlarımızı eğitmeyi düşünüyoruz. Hepimiz biliyoruz ki maalesef Doğu’da kız çocuklarını okutma oranıçok düşük. Kızlar okumadığı için, eğitimsiz kaldıkları için kendilerini bazı konularda geliştiremiyorlar. Dolayısıyla haklarını bilmiyorlar, savunamıyorlar. Erkek egemenliği altında baskı ve şiddet görebiliyorlar. Genelinde ve tüm ailelerde böyle bir durum söz konusu değil. Fakat bizlerin göremediği veya ulaşamadığımız yerlerde bu olumsuzluklar yaşanabiliyor. İzmir’de bile böyle haller mevcut” dedi.

“HERKESE KUCAK AÇIYORUZ”

Anar, vakfa destek olabilecek herkese kucak açtıklarını da dile getirerek, “İlk adımımız kadınlarımızla tanışmak. Onları vakfa davet etmek. Kadınlarımızın ayaklarını vakfımıza alıştırmak istiyoruz. Vakfımızı kendi evleri, yuvaları gibi görmelerini sağlamak istiyoruz. İkinci adımımız ise dini, ahlaki ve hukuksal anlamda eğitim verebilmek. Artık bu konuda elimizden ne geliyorsa, sohbetler, seminerler ve eğitimler düzenlemeyi planlıyoruz. Ancak seminerlerde olduğu gibi masanın arkasında konuşmacılar hitap etmesiyle değil, daha çok iç içe sohbet ve muhabbet niteliğinde, daha sıcak bir ortam oluşturmayı istiyoruz. Niyetimiz çok güzel. İnşallah akıbetimiz de güzel olur. Güzel şeyler düşünüyoruz. Bize bu konularda fikir verebilecek, destek olabilecek herkesi de bekliyoruz, kucak açıyoruz” diye konuştu.

“KADINLAR YETERİNCE SOSYAL DEĞİL”

Kadınların daha fazla sokakta olmalarını, daha aktif bir sosyal yaşantı içerisinde bulunmalarını arzu ettiklerini belirten Anar, “En büyük sıkıntılarımızdan biri kadınlar yeteri kadar sokakta ve hayatın içinde olmayışlarıdır. Dernek olduğumuz zamanda da bunun sıkıntısınıçektik. Etkinlik düzenlediğimiz zaman genelde erkekler geliyor, kadın sayısıçok az kalıyordu. Yönetim Kurulu toplantısında bunu ciddiyetle dile getirdim. Çünkü kadınlar gelmek istiyor, fakat eşlerinden dolayıçekinceleri mevcut. Bunu bir nebze kırdım. Dünya Kadınlar Günü’nde tüm dernek üyelerinin eşlerine davetiye göndererek, çok renkli bir organizasyona imza attık. Kadınların daha çok aktif olmalarını bekliyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

“ÖRNEK TEŞKİL EDİYORUM”

Başkan Yardımcısı Mekkiye Uludağ ise Doğu illerinde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Uludağ, “1986 yılından beri İzmir’de yaşıyorum. Dernek ve vakıfla tanışmam da çok eskiye dayanıyor. Biliyorsunuz Doğu illerinde kızlar okumaz, çalışmaz, kapıönüne çıkmaz. Bu düşüncelerin kırılması gerekiyor. Bizler batıya geldiğimiz zaman yavaş yavaş bu fikirlerin kırılmaya başladığını gördük. Biz ailede 5 kız kardeşiz. Buraya geldiğimizde babamız etraftakiler gördükten sonra baskı uygulamadı. Çünkü etrafta baskıcı bir topluluk yoktu. O yüzden şanslıydık diyebilirim. Çünkü Doğu’da kızlar 18 yaşına basar basmaz büyük bir oranda evlilik defterine imza atar. Bu kızlara sorulmaz bile. Bu mantığın yer yer devam ettiğini de görüyoruz. Bu yüzden benim de ilk fikir ayrılıklarım kendi çevrem ve ailemle oldu. Bu doğrultuda hem bir işe girdim. Siyasete girdim, sivil toplum kuruluşları ve derneklerle tanışma imkanı buldum. Benim ufkumu açtı. Ben bu anlamda çevreme örnek teşkil ediyorum” şeklinde konuştu.

Haber Merkezi