- Gündem
- 07.01.2026 00:59
Milyarlık miras davasında isim kaosu: Ailesinde Süleyman ismi olan davaya geliyor
Antalya’nın en değerli bölgelerini kapsayan 67 yıllık dev miras davası, sahte mirasçılar nedeniyle içinden çıkılmaz bir hal aldı. 2,4 milyon metrekarelik araziyi etkileyen davada, annesinden önce doğduğu iddia edilen mirasçılar ve "Süleyman" isimli her akrabasını dosyaya ekletenler nedeniyle yargı süreci kilitlendi.
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : DHA
Antalya’da aralarında stadyum, adliye, hastane ve lüks otellerin bulunduğu milyarlarca dolar değerindeki arazilerin miras davası, "sahte mirasçı" akınına uğradı. Arap Süleyman ve Hacı Bekirzade Mehmet Ağa’nın gerçek mirasçılarının hak mücadelesi sürerken; usulsüz müdahillikler ve evrakta sahtecilik iddiaları 1958’den beri devam eden dosyayı çuvallar dolusu evrakla bir kördüğüme dönüştürdü. Davanın avukatlarından Necati Yılmaz, sürecin nasıl suistimal edildiğini çarpıcı örneklerle anlatarak, "Ailesinde Süleyman ismi bulan dosyaya geliyor, annesinden önce doğmuş çocukları mirasçı diye gösteriyorlar" dedi.
“NASIL MİRASÇI OLDUKLARI HAKKINDA FİKİRLERİ YOK”
Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ve Arap Süleyman'ın bazı mirasçıları adına 20 yılı aşkın süredir davayı takip eden Avukat Necati Yılmaz, bu dosyada taraf gibi gözüken yüzlerce insan olduğuna işaret etti. Yılmaz, “Bunlar 'Arap Süleyman'ın mirasçısıyız' diyorlar ama nasıl mirasçı oldukları hakkında en ufak fikirleri yok. Ailesinde 'Süleyman' ismi bulan her kimse geliyor bu dosyaya. Mahkemelerin de hatası var. Hiç incelemeden, buna ilişkin usul prosedürlerini yerine getirmeden, bu taleplerle ilgili asli müdahale taleplerinin kabulüne karar vermişler. Bir sürü insan asli olarak müdahil görünüyor dosyada ama gerçekte nasıl mirasçı olduklarını bile bilmiyorlar" diye konuştu.
“TARAF OLMAYAN KİŞİNİN TALEBİ”
Davada en son Hacı Bekirzade Mehmet Ağa mirasçısı olduğunu iddia eden kişinin talebinin reddine karar verildiğini belirten Necati Yılmaz, “Aslında davada henüz taraf değil. Yani onun müdahale talebiyle ilgili bir karar verilmeden, yani 'taraf' sıfatı kazanmadan talepte bulunması söz konusu değil. Mahkeme sehven böyle bir karar vermiş. Yani karar verilmesine yer olmamasına, herhangi bir karar vermesine gerek olmamasına rağmen reddine karar vermiş. Onlar da bunu kullanmışlar ve dosya tekrar Bölge Adliye Mahkemesi'nde. Halbuki Bölge Adliye Mahkemesi 3 ay önce zaten bir karar vermiş. Aynı kararı bir daha oraya göndermenin anlamı ne? Buradaki amaç dosyayı bir şekilde sürüncemede bırakmak. Çeşitli insanlar bundan yararlanmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.
“ANNESİNDEN ÖNCE DOĞMUŞ ÇOCUKLAR OLDUĞUNU İDDİA EDİYOLAR”
Arap Süleyman'ın kızı Hava'nın mirasçısı olduğu yönündeki iddialarla davaya müdahil olan ve evrakta sahtecilik suçu işlediği için ağır cezada yargılanan H.Y.'yi örnek gösteren Yılmaz, “H.Y. denilen kişi zamanında geldi, bu davaları geri çekme karşılığında taleplerde bulundu. Fakat tabii sadece H.Y.'nin talebini çekmesiyle ilgili bir şey söz konusu değil. Yüzlerce insan var. Bir grup insan var. Mesela Süleyman Ağa'nın torunu Zeynep'in mirasçısı olduklarını iddia edenler var. Zeynep'in doğum tarihi 1877. Zeynep'in kızı yani sülalelerinde oldukları kızı, oğlu olduğu iddia ettikleri kişilerin doğum tarihi 1872. Yani annesinden önce doğmuş çocuklar olduğunu iddia ediyorlar. Bu kadar komik durumlar. Fakat mahkemeler de yeterince inceleme yapmadan, müdahale taleplerini kabul ediyor" dedi.
“NE KADAR TARAF VAR, O KADAR ZORLU”
Dosyaya bu tür kişilerin müdahil olarak eklenmesinin davayı zorlaştırdığını dile getiren Necati Yılmaz, şöyle devam etti:
“Ne kadar taraf var, o kadar zorlu oluyor. Herkesin bir temyiz hakkı oluyor. İstinaf hakkı oluyor. İlgili, ilgisiz bir sürü insanın böyle hakları var. Usulsüz bu hakları vermiş oluyorsunuz. Dolayısıyla dosya bu nedenle sürüncemeye uğruyor. İki duruşma arasında bir sürü insan ölüyor. Onların davalara katılması gerekiyor. Gerçekten mirasçı olup olmadığını bilmediğimiz insanların veraset ilamlarını, onların çoluğuyla çocuğunu davaya dahil etmeye çalışıyor mahkeme. Bunlar bu davaları sürüncemede bırakan durumlar."
ÇUVALLAR DOLUSU EVRAK
'Süleyman' ismi nedeniyle Serik ilçesindeki benzer bir olayda adı geçen 'Süleyman Ağa' mirasçılarının da müdahil olarak, karmaşaya yol açtığı bu davada, 67 yılda çuvallar dolusu evrak oluştu. Davanın uzun süredir avukatlığını yapan isimlerden Avukat Necati Yılmaz, 1958 yılından bu yana devam eden bu dava ve konu kapsamında açılan davalarla alakalı çuvallar dolusu evrak oluştuğunu da dile getirdi.
Kaynak : DHA