Sayfa Yükleniyor...
AB-Türkiye arasındaki kritik zirve sona erdi. Varılan anlaşmaya göre; AB, Türkiyeye 3 milyar Euro verecek aynı zamanda Türkiyenin ABye katılım süreci yeniden canlandırılacak
E. ÇAĞLA GENİŞ
AB Komisyonu ve üye ülkelerin katkılarıyla Türkiyedeki Suriyeli sığınmacılar için 3 milyar Euro mali destek sağlanacağı belirtildi. Yük paylaşılması olarak değerlendirilen desteğe dair gelişmeler ışında yeni değerlendirmeler yapılacağı ifade edildi. Ortak Eylem Planı çerçevesinde, korumaya ihtiyacı olmayan ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya gitmiş olan göçmenlerin geri kabul edilmesi ve ardından geldikleri ülkelere gönderilmesi kayda alındı. Peki alınan kararlar yıllardır süren mülteci sorununun çözümünde ne kadar etkili ve yeterli olacak?
DOĞU SINIRLARINI AÇ, BATIYI KAPAT
CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, yapılan görüşmelerin tam bir mülteci pazarlığı olduğunu savunarak, Bu tam bir mülteci pazarlığıdır. Burada AB, Türkiyeye diyor ki, sen benim için kalkan ol ve doğu sınırlarını sonuna kadar aç. Batı sınırlarını ise sımsıkı kapat, kimse bana gelmesin. ABnin Türkiyeye bakışı tam olarak bu ve hiç insani bir durum değil. Görüşmede demokrasi zaaflarına yönelik en azından bir iki gönderme bekliyordum onun da olmadığını görüyoruz. Mülteciler konusunda AB, kendi sınırlarında hiçbir sorumluluk almamak uğruna Türkiyedeki diğer konuları görmezden geldi dedi.
DEMOKRASİ ZAAFLARI GÖRMEZDEN GELİNDİ
ABnin kendisi için hiçbir rahatsızlık yaşanmaması uğruna Türkiyedeki olumsuzlukları görmezden geldiğini söyleyen Balbay, Avrupa Birliğinin mülteciler konusunda Türkiyeyi ikna etme ve Türkiyenin mülteciler için büyük bir toplama kampı haline getirilmesi karşılığında AB, Türkiyedeki olumsuzlukları görmezden geleceği beklediğim bir durumdu. Mülteciler konusu ile insan hakları ve demokrasi sorunları ayrıdır demelerini beklerdik. ABnin geçmişte de bu tür tutumları olduğunu biliyoruz. AB, kendi rahatı ve kendisi için hiçbir rahatsızlık yaşanmaması uğruna, Türkiyedeki olumsuzlukları görmezden gelmesi bence Türkiyedeki hak ve hukuk ihlalleri kadar önemli bir durumdur. Fakat Avrupaya sırtımızı çevirme ya da onları ağır ithamlarda bırakmak yerine sorumluluğa çağırmak gerekir. Ama biz demokrasi ve insan hakları sorunlarımızı kendimiz çözeceğiz. Kendi söküğümüzü kendimiz dikeceğiz. Dışarıdan gelen desteklere de ikinci bir kazanım olarak bakmak gerekecek ifadelerini kullandı.
Haber Merkezi